
AYISIGI BLOG olarak sevgili okurlarimizin ve tüm Islam aleminin Ramazan Bayramini en icten dileklerim ile kutlar, saglik mutluluk ve esenlikler dilerim. Sevdiklerinizle birlikte nice bayramlara insaAllah.
Ramazan Bayraminiz mübarek olsun - Ramazan Bayramınız mübarek olsun - Ramazan Bayramınız mübarek olsun - Ramazan Bayraminiz mübarek olsun
Saygilarimla
Blog Editörü
8 Kasım 2011 Salı
KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
4 Kasım 2011 Cuma
İl il bayram namazı vakitleri
İl il bayram namazı vakitleri
04 Kasım 2011 Cuma
Kurban Bayramının olduğu 6 Kasım Pazar günü kılınacak bayram namazı saatleri şöyle...
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın verilerine göre Kurban Bayramı namazı 6 Kasım Pazar sabahı Ankara'da 7.04, İstanbul'da 7.23, İzmir'de 7.24 , Iğdır'da 6.20, Çanakkale'de 7.31'de kılınacak.
Kurban Bayramı namazı vakti, depremin etkili olduğu Van'da 6.19, KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da ise 6.51 başlayacak.
İllere göre namaz vakitleri şöyle:
Adana 6.48 Adıyaman 6.38 Afyonkarahisar 7.11 Ağrı 6.23 Aksaray 6.56 Amasya 6.54 Ankara 7.04 Antalya 7.06 Ardahan 6.28 Artvin 6.32 Aydın 7.20
Balıkesir 7.24 Bartın 7.11 Batman 6.27 Bayburt 6.36 Bilecik 7.16 Bingöl 6.31 Bitlis 6.24 Bolu 7.11 Burdur 7.09 Bursa 7.20
Çanakkale 7.31 Çankırı 7.03 Çorum 6.58
Denizli 7.14 Diyarbakır 6.30 Düzce 7.13
Edirne 7.34 Elazığ 6.36 Erzincan 6.37 Erzurum 6.31 Eskişehir 7.13
Gaziantep 6.40 Gümüşhane 6.39
Hakkari 6.15 Hatay 6.43
Iğdır 6.20 Isparta 7.08
İstanbul 7.23 İzmir 7.24
K.Maraş 6.43 Karabük 7.09 Karaman 6.56 Kars 6.25 Kastamonu 7.04 Kayseri 6.51 Kilis 6.40 Kırıkkale 7.02 Kırklareli 7.32 Kırşehir 6.57 Kocaeli 7.18 Konya 7.01 Kütahya 7.15
Malatya 6.39 Manisa 7.23 Mardin 6.27 Mersin 6.50 Muğla 7.16 Muş 6.27
Nevşehir 6.54 Niğde 6.52
Ordu 6.47 Osmaniye 6.44
Rize 6.37
Sakarya 7.16 Samsun 6.54 Siirt 6.23 Sinop 7.01
Ş.Urfa 6.34 Şırnak 6.20 Sivas 6.47
Tekirdağ 7.28 Tokat 6.51 Trabzon 6.40 Tunceli 6.36
Uşak 7.15
Van 6.19
Yalova 7.21 Yozgat 6.56
Zonguldak 7.13
Anahtar Kelimeler: kurban bayramı namaz saatleri - istanbul bayram namazı saati - ankara bayram namazı saati - il il bayram namazı saati - bayram namazı vakti
04 Kasım 2011 Cuma
Kurban Bayramının olduğu 6 Kasım Pazar günü kılınacak bayram namazı saatleri şöyle...
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın verilerine göre Kurban Bayramı namazı 6 Kasım Pazar sabahı Ankara'da 7.04, İstanbul'da 7.23, İzmir'de 7.24 , Iğdır'da 6.20, Çanakkale'de 7.31'de kılınacak.
Kurban Bayramı namazı vakti, depremin etkili olduğu Van'da 6.19, KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da ise 6.51 başlayacak.
İllere göre namaz vakitleri şöyle:
Adana 6.48 Adıyaman 6.38 Afyonkarahisar 7.11 Ağrı 6.23 Aksaray 6.56 Amasya 6.54 Ankara 7.04 Antalya 7.06 Ardahan 6.28 Artvin 6.32 Aydın 7.20
Balıkesir 7.24 Bartın 7.11 Batman 6.27 Bayburt 6.36 Bilecik 7.16 Bingöl 6.31 Bitlis 6.24 Bolu 7.11 Burdur 7.09 Bursa 7.20
Çanakkale 7.31 Çankırı 7.03 Çorum 6.58
Denizli 7.14 Diyarbakır 6.30 Düzce 7.13
Edirne 7.34 Elazığ 6.36 Erzincan 6.37 Erzurum 6.31 Eskişehir 7.13
Gaziantep 6.40 Gümüşhane 6.39
Hakkari 6.15 Hatay 6.43
Iğdır 6.20 Isparta 7.08
İstanbul 7.23 İzmir 7.24
K.Maraş 6.43 Karabük 7.09 Karaman 6.56 Kars 6.25 Kastamonu 7.04 Kayseri 6.51 Kilis 6.40 Kırıkkale 7.02 Kırklareli 7.32 Kırşehir 6.57 Kocaeli 7.18 Konya 7.01 Kütahya 7.15
Malatya 6.39 Manisa 7.23 Mardin 6.27 Mersin 6.50 Muğla 7.16 Muş 6.27
Nevşehir 6.54 Niğde 6.52
Ordu 6.47 Osmaniye 6.44
Rize 6.37
Sakarya 7.16 Samsun 6.54 Siirt 6.23 Sinop 7.01
Ş.Urfa 6.34 Şırnak 6.20 Sivas 6.47
Tekirdağ 7.28 Tokat 6.51 Trabzon 6.40 Tunceli 6.36
Uşak 7.15
Van 6.19
Yalova 7.21 Yozgat 6.56
Zonguldak 7.13
Anahtar Kelimeler: kurban bayramı namaz saatleri - istanbul bayram namazı saati - ankara bayram namazı saati - il il bayram namazı saati - bayram namazı vakti
Etiketler:
Bayram namazı,
Kurban bayrami
28 Ekim 2011 Cuma
Kurbanlık alirken dikkat!
Kurbanlık alırken dikkat!
28 Ekim 2011 Cuma
Kurbanlık hayvanlarda kesim öncesi ve sonrası kontrol, yaygın olarak görülen tüberküloz ve şarbon gibi insan sağlığını tehdit eden hastalıkların tespiti açısından son derece önemli...
Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Sinan Sağlam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yerel yönetimler başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlar ile alışveriş merkezlerinin, veteriner hekim kontrolünde yaptığı kurban satışlarının güvenli olduğunu, sorunun daha çok mahallinde yapılan kurban satışı ve kesimlerinde yaşandığını söyledi.
Sağlam, mahallinde yapılan kurban satışlarında en çok iki konunun suiistimal edildiğine dikkati çekerek, besili göründüğü için gebe hayvan ve yaşı küçük hayvanların satılmasına çok sık rastladıklarını, özellikle fiyatları nispeten düşük olması nedeniyle tercih edilen dişi hayvanlarda kötü bir sürpriz yaşamamak için gebelik muayenesinin uygun olacağını belirtti.
-''Taze balık seçmeye benziyor''-
Hastalıklı veya sağlıklı bir hayvanı diğerlerinden ayırt edebilmek için basit bazı işaretlere, bulgulara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Sağlam, şunları kaydetti:
''En basit ve pratik şekilde, hayvana baktığınız zaman gözünün, aşırı kırmızı, donuk veya akıntılı olması bir hastalık emaresidir. Gözün çok parlak ve bize bakan yönüyle çok canlı olması gerekiyor. Taze balık seçmeye benziyor. İkinci işaret burun akıntısı. Özellikle burundan bir akıntı geliyorsa da şüphelenecekler. Hatta ilimizde şu an duyduğumuz kadarıyla belli mihraklarda şap hastalığı yaygınlaştı. Bunda da burun akıntısı ve tırnak aralarında herhangi bir yara bere yoksa, hayvan sağlıklıdır. Üçüncü olarak deriye bakmak lazım, eğer hayvanın derisi parlak, narin gözüküyorsa bu hayvan sağlıklı bir hayvandır. Bir de hayvanı yürüttüğünüzde sağlıklı bir yürüyüş sergilemesi gerekiyor. Hayvan donuksa, yürümeye mecali kalmamışsa, bu da bir hastalık emaresidir. Yani parlak, canlı göz, akıntısız burun ve parlak bir deriye sahip olması ve normal bir yürüyüş sergilemesi basit anlamda hayvanın sağlıklı olduğunu gösteren en tipik işaretlerdir.''
-''Hayvan tüberkülozu çok yaygın''-
Fiziki kontrolün önemli, ancak her zaman yeterli olmayabileceğine işaret eden Sağlam, şöyle devam etti:
''Görsel olarak baktığımız zaman bir hastalık çıkmıyor, ama üzülerek ifade edeyim ki hayvan tüberkülozu çok yaygın. Biz çok karşılaşıyoruz. Özellikle kendi avlusunda, bahçesinde kesim yapan yurttaşlarımız bayram sırasında acilen bizlere ya da meslektaşlarımıza başvurup, kestikleri hayvanın iç organlarını beğenmediklerini söylüyor. Bu çok yaygın. O yüzden, unutmamak lazım ki en iyi kontrol kesim sonrası yapılandır. O nedenle veteriner kontrolünün yapıldığı yerlerden kurbanlık almak en garantili yoldur.''
-En tehlikelisi şarbon ve tüberküloz-
Mahallinde kesim yapan vatandaşları özellikle insan sağlığını tehdit eden şarbon ve tüberküloz konusunda uyaran Sağlam, bu hastalıkları taşıyan hayvanlara ilişkin şu bilgileri verdi:
''Vatandaşlarımızın özellikle şöyle bakması lazım; kaburgalarda beyaz, pembe, krem tarzında karnabahar gibi üremeler varsa ve akciğer kaburgalara yapışıksa ve yine bağırsaklarda irin odakları ve kırmızı kırmızı yaygın kanamalar görüyorsa o hayvanı hemen bir veteriner hekim çağırarak baktırması gerekiyor. Aksi takdirde tüberküloz taşıyan o et tüketime girdiği zaman ciddi insanlara bulaşma yapabiliyor.
Kesim sonrası bölgemizde görülen şarbon (antraks) çok tehlikelidir. Eğer hayvan kesildiği zaman kan pıhtılaşmıyorsa, yani 3-5 dakika geçmesine rağmen kan hiçbir surette pıhtılaşmıyorsa, hayvan kesildiğinde özellikle anüsünden kan geliyorsa, yine dalak çamur renkli ya da koyu renkte ise ve normalden çok büyük, iki misli büyüklüğe çıkmışsa burada mutlaka hemen kesim durdurulmalı. Çünkü bu bulaşı eldeki çizik, çatlaklardan da geçiyor. En tehlikelisi şarbondur. Şarbona karşı çok ciddi şekilde dikkatli olalım. Böyle bir durumda hemen bir veteriner hekime başvurulmalı ve teşhis konulmalıdır.''
Sağlam, ayrıca hayvanlarda bağırsaklardaki pis koku ile karakterize olan ''koyun-keçi vebası'', yalancı tüberküloz, çiçek, şap ve yanıkara gibi hastalıklara da rastlanıldığını belirtti. Sağlam, çok tehlikeli olan ''delidana'' hastalığının bugün itibarıyla Türkiye için tehdit oluşturmadığını bildirdi.
-Doğu ve Güneydoğu'dan getirilen hayvanlarda risk-
Sağlam, fiziki görüntü kontrol edilirken, kulak küpesinin de aranması gereken özellikler arasında bulunduğunu belirterek, bunun en azından hayvanı satın alacak kişiye bir güvence verdiğini belirtti.
Doğu ve Güneydoğu'dan getirilen hayvanlarda özellikle risk unsurunun bulunduğuna işaret eden Sağlam, ''O da şu; Kuzey Irak'ta ciddi bir hayvan ticareti var. O hayvan ticaretinde gayriresmi hayvan geçişleri oluyor. Onlar yerli hayvanmış gibi getirilip buralarda pazarlanabiliyor'' dedi.
Kaynak: AA
28 Ekim 2011 Cuma
Kurbanlık hayvanlarda kesim öncesi ve sonrası kontrol, yaygın olarak görülen tüberküloz ve şarbon gibi insan sağlığını tehdit eden hastalıkların tespiti açısından son derece önemli...
Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Sinan Sağlam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yerel yönetimler başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlar ile alışveriş merkezlerinin, veteriner hekim kontrolünde yaptığı kurban satışlarının güvenli olduğunu, sorunun daha çok mahallinde yapılan kurban satışı ve kesimlerinde yaşandığını söyledi.
Sağlam, mahallinde yapılan kurban satışlarında en çok iki konunun suiistimal edildiğine dikkati çekerek, besili göründüğü için gebe hayvan ve yaşı küçük hayvanların satılmasına çok sık rastladıklarını, özellikle fiyatları nispeten düşük olması nedeniyle tercih edilen dişi hayvanlarda kötü bir sürpriz yaşamamak için gebelik muayenesinin uygun olacağını belirtti.
-''Taze balık seçmeye benziyor''-
Hastalıklı veya sağlıklı bir hayvanı diğerlerinden ayırt edebilmek için basit bazı işaretlere, bulgulara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Sağlam, şunları kaydetti:
''En basit ve pratik şekilde, hayvana baktığınız zaman gözünün, aşırı kırmızı, donuk veya akıntılı olması bir hastalık emaresidir. Gözün çok parlak ve bize bakan yönüyle çok canlı olması gerekiyor. Taze balık seçmeye benziyor. İkinci işaret burun akıntısı. Özellikle burundan bir akıntı geliyorsa da şüphelenecekler. Hatta ilimizde şu an duyduğumuz kadarıyla belli mihraklarda şap hastalığı yaygınlaştı. Bunda da burun akıntısı ve tırnak aralarında herhangi bir yara bere yoksa, hayvan sağlıklıdır. Üçüncü olarak deriye bakmak lazım, eğer hayvanın derisi parlak, narin gözüküyorsa bu hayvan sağlıklı bir hayvandır. Bir de hayvanı yürüttüğünüzde sağlıklı bir yürüyüş sergilemesi gerekiyor. Hayvan donuksa, yürümeye mecali kalmamışsa, bu da bir hastalık emaresidir. Yani parlak, canlı göz, akıntısız burun ve parlak bir deriye sahip olması ve normal bir yürüyüş sergilemesi basit anlamda hayvanın sağlıklı olduğunu gösteren en tipik işaretlerdir.''
-''Hayvan tüberkülozu çok yaygın''-
Fiziki kontrolün önemli, ancak her zaman yeterli olmayabileceğine işaret eden Sağlam, şöyle devam etti:
''Görsel olarak baktığımız zaman bir hastalık çıkmıyor, ama üzülerek ifade edeyim ki hayvan tüberkülozu çok yaygın. Biz çok karşılaşıyoruz. Özellikle kendi avlusunda, bahçesinde kesim yapan yurttaşlarımız bayram sırasında acilen bizlere ya da meslektaşlarımıza başvurup, kestikleri hayvanın iç organlarını beğenmediklerini söylüyor. Bu çok yaygın. O yüzden, unutmamak lazım ki en iyi kontrol kesim sonrası yapılandır. O nedenle veteriner kontrolünün yapıldığı yerlerden kurbanlık almak en garantili yoldur.''
-En tehlikelisi şarbon ve tüberküloz-
Mahallinde kesim yapan vatandaşları özellikle insan sağlığını tehdit eden şarbon ve tüberküloz konusunda uyaran Sağlam, bu hastalıkları taşıyan hayvanlara ilişkin şu bilgileri verdi:
''Vatandaşlarımızın özellikle şöyle bakması lazım; kaburgalarda beyaz, pembe, krem tarzında karnabahar gibi üremeler varsa ve akciğer kaburgalara yapışıksa ve yine bağırsaklarda irin odakları ve kırmızı kırmızı yaygın kanamalar görüyorsa o hayvanı hemen bir veteriner hekim çağırarak baktırması gerekiyor. Aksi takdirde tüberküloz taşıyan o et tüketime girdiği zaman ciddi insanlara bulaşma yapabiliyor.
Kesim sonrası bölgemizde görülen şarbon (antraks) çok tehlikelidir. Eğer hayvan kesildiği zaman kan pıhtılaşmıyorsa, yani 3-5 dakika geçmesine rağmen kan hiçbir surette pıhtılaşmıyorsa, hayvan kesildiğinde özellikle anüsünden kan geliyorsa, yine dalak çamur renkli ya da koyu renkte ise ve normalden çok büyük, iki misli büyüklüğe çıkmışsa burada mutlaka hemen kesim durdurulmalı. Çünkü bu bulaşı eldeki çizik, çatlaklardan da geçiyor. En tehlikelisi şarbondur. Şarbona karşı çok ciddi şekilde dikkatli olalım. Böyle bir durumda hemen bir veteriner hekime başvurulmalı ve teşhis konulmalıdır.''
Sağlam, ayrıca hayvanlarda bağırsaklardaki pis koku ile karakterize olan ''koyun-keçi vebası'', yalancı tüberküloz, çiçek, şap ve yanıkara gibi hastalıklara da rastlanıldığını belirtti. Sağlam, çok tehlikeli olan ''delidana'' hastalığının bugün itibarıyla Türkiye için tehdit oluşturmadığını bildirdi.
-Doğu ve Güneydoğu'dan getirilen hayvanlarda risk-
Sağlam, fiziki görüntü kontrol edilirken, kulak küpesinin de aranması gereken özellikler arasında bulunduğunu belirterek, bunun en azından hayvanı satın alacak kişiye bir güvence verdiğini belirtti.
Doğu ve Güneydoğu'dan getirilen hayvanlarda özellikle risk unsurunun bulunduğuna işaret eden Sağlam, ''O da şu; Kuzey Irak'ta ciddi bir hayvan ticareti var. O hayvan ticaretinde gayriresmi hayvan geçişleri oluyor. Onlar yerli hayvanmış gibi getirilip buralarda pazarlanabiliyor'' dedi.
Kaynak: AA
Kurbanlik seçmenin püf noktalari!
Kurbanlık seçmenin püf noktaları!
28 Ekim 2011 Cuma
Mübarek Kurban Bayramı'na sayılı günler kala bayramda kurban kesmeyi düşünenlere uzmanlar, sağlıklı kurban seçmenin püf noktalarını açıkladı.
Eskişehir-Bilecik Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanı İrfan Günel, sağlıklı bir hayvanın dış görünüşü düzgün, tüyleri parlak ve gözlerinin canlı olması gerektiğini söyledi.
Günel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurbanlık alırken özelikle veteriner hekim denetimi, sağlık raporu ve küpesi olan hayvanların tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.
Hayvanın sağlıklı olup olmadığı şüphesine düşen vatandaşların veterinerlerden yardım istemesi gerektiğini anlatan Günel, şöyle konuştu:
''Kurbanlıklar, kurban komisyonları tarafından sağlıklı hayvanların satılması gereken yerlerin tespit edildiği pazarlardan alınmalıdır. Sağlıklı bir hayvanın dış görünüşü düzgün, tüyleri parlak, gözleri canlı olmalı, ağız-burun akıntısı ve fiziksel bir kusuru olmaması gerekir. Özelikle dişi hayvanların gebe olmaması gerekir. Herhangi bir şüphede mutlaka veteriner hekimden destek alınmalı. Hayvanlardan insanlara bulaşabilen 250 çeşit hastalık var. Bu hastalıkların bazıları ölüme sebebiyet verir. Bunların önlenmesi için mutlaka 'veteriner hekim kontrolü olmalıdır' diyoruz.''
-''Hayvanın karın bölgesine değil, but ve kalçaya bakılmalı''-
Küçükbaş hayvanların annesi büyüklüğüne ulaştığında, büyükbaşların ise ''çapa'' diye tabir edilen azı dişini çıkardıktan sonra kurban edilebileceğini ifade eden Günel, zayıf, hastalıklı, yeterli eti olmayan ve damızlık niteliğindeki hayvanların kesilmemesini önerdi.
Günel, kurban kesimlerinin modern kesimhanelerde denetimli olarak yapılması gerektiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:
''Büyükbaş hayvanların but ve kalça kısmına bakarak besili olduğu anlaşılabilir. Küçükbaş hayvanlarda da aynı şekildedir. Ancak küçükbaşlarda tüyü fazla ise elle yoklayarak besili olup olmadığını anlayabiliriz. Ayrıca hayvan pazara çıkarılmadan bir iki gün önceden tuzlu yiyeceklerle beslenip ardından su verilirse kantara çıktığı zaman 3-5 kilo fark eder. Görüntüde de özellikle karın kısmında farklılık göze çarpar. Ancak, üreticimizin buna tenezzül etmeyeceğini ümit ediyorum.''
İthal kurbanlık hayvanlara da değinen Günel, ''Son iki yıldır yurda çok fazla ithal hayvan geliyor. Sağlık kontrollerinin yapıldığı öngörüldüğünde hiçbir problem olmayacağını düşünüyorum'' dedi.
Kaynak: AA
28 Ekim 2011 Cuma
Mübarek Kurban Bayramı'na sayılı günler kala bayramda kurban kesmeyi düşünenlere uzmanlar, sağlıklı kurban seçmenin püf noktalarını açıkladı.
Eskişehir-Bilecik Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanı İrfan Günel, sağlıklı bir hayvanın dış görünüşü düzgün, tüyleri parlak ve gözlerinin canlı olması gerektiğini söyledi.
Günel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurbanlık alırken özelikle veteriner hekim denetimi, sağlık raporu ve küpesi olan hayvanların tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.
Hayvanın sağlıklı olup olmadığı şüphesine düşen vatandaşların veterinerlerden yardım istemesi gerektiğini anlatan Günel, şöyle konuştu:
''Kurbanlıklar, kurban komisyonları tarafından sağlıklı hayvanların satılması gereken yerlerin tespit edildiği pazarlardan alınmalıdır. Sağlıklı bir hayvanın dış görünüşü düzgün, tüyleri parlak, gözleri canlı olmalı, ağız-burun akıntısı ve fiziksel bir kusuru olmaması gerekir. Özelikle dişi hayvanların gebe olmaması gerekir. Herhangi bir şüphede mutlaka veteriner hekimden destek alınmalı. Hayvanlardan insanlara bulaşabilen 250 çeşit hastalık var. Bu hastalıkların bazıları ölüme sebebiyet verir. Bunların önlenmesi için mutlaka 'veteriner hekim kontrolü olmalıdır' diyoruz.''
-''Hayvanın karın bölgesine değil, but ve kalçaya bakılmalı''-
Küçükbaş hayvanların annesi büyüklüğüne ulaştığında, büyükbaşların ise ''çapa'' diye tabir edilen azı dişini çıkardıktan sonra kurban edilebileceğini ifade eden Günel, zayıf, hastalıklı, yeterli eti olmayan ve damızlık niteliğindeki hayvanların kesilmemesini önerdi.
Günel, kurban kesimlerinin modern kesimhanelerde denetimli olarak yapılması gerektiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:
''Büyükbaş hayvanların but ve kalça kısmına bakarak besili olduğu anlaşılabilir. Küçükbaş hayvanlarda da aynı şekildedir. Ancak küçükbaşlarda tüyü fazla ise elle yoklayarak besili olup olmadığını anlayabiliriz. Ayrıca hayvan pazara çıkarılmadan bir iki gün önceden tuzlu yiyeceklerle beslenip ardından su verilirse kantara çıktığı zaman 3-5 kilo fark eder. Görüntüde de özellikle karın kısmında farklılık göze çarpar. Ancak, üreticimizin buna tenezzül etmeyeceğini ümit ediyorum.''
İthal kurbanlık hayvanlara da değinen Günel, ''Son iki yıldır yurda çok fazla ithal hayvan geliyor. Sağlık kontrollerinin yapıldığı öngörüldüğünde hiçbir problem olmayacağını düşünüyorum'' dedi.
Kaynak: AA
Etiketler:
Kurban,
Kurban bayrami,
Yararlı Bilgiler
24 Ekim 2011 Pazartesi
Türkiye'de meydana gelen en büyük depremler
Türkiye'de meydana gelen en büyük depremler
24 Ekim 2011 Pazartesi
Van'da meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki deprem Cumhuriyet tarihi boyunca Anadolu'da meydana gelen en büyük depremlerden biri olarak kayıtlara geçti.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünün verilerine göre, Cumhuriyet tarihinin en büyük depremlerinden biri 7 Mayıs 1930'da Hakkari'de, İran sınırına yakın bir noktada meydana geldi. 7,2 büyüklüğündeki bu depremde kayıtlara göre 2 bin 514 kişi hayatını kaybetti.
Cumhuriyet tarihinin en büyük depremi 27 Aralık 1939'da Erzincan'da meydana geldi. 7,9 büyüklüğündeki bu depremde 32 bin 968 kişi öldü, yaklaşık 100 bin kişi yaralandı. Kışın en şiddetli günlerinde meydana gelen bu felaketin ardından yurt çapında yas ilan edildi. Yardım konvoyları, soğukla da mücadele eden depremzedelere ancak iki gün sonra ulaşabildi.
20 Aralık 1942'de Tokat'ın Niksar ve Erbaa ilçelerini etkileyen 7 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 3 bin kişi yaşamını yitirdi, 6 bin 300 kişi yaralandı.
26 Kasım 1943'te Samsun'un Ladik ilçesinde meydana gelen 4 bin kişinin hayatını kaybettiği depremin büyüklüğü de 7,2 olarak ölçüldü.
1 Şubat 1944'te Bolu'nun Gerede ilçesinde meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde 3 bin 959 kişi öldü, çok sayıda insan evsiz kaldı.
18 Mart 1953 yılında Çanakkale Yenice'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde 265 kişi yaşamını yitirdi.
25 Nisan 1957'de Fethiye açıklarında, aynı yıl Mayıs ayında ise Bolu Abant'ta 7,1 büyüklüğünde depremler oldu. Fethiye'de 67, Abant'ta ise 52 kişi öldü.
19 Ağustos 1966'da Muş Varto'da meydana gelen depremde 2 bin 396 kişi öldü, bin 489 kişi yaralandı. Varto'nun karşılaştığı bu en şiddetli depremin büyüklüğü 6,9 olarak ölçüldü. Bir yıl sonra 22 Temmuz 1967'de Adapazarı Mudurnu'da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde de 89 kişi yaşamını yitirdi.
28 Mart 1970'de Kütahya Gediz'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde bin 86 kişi öldü, bin 260 kişi yaralandı.
6 Eylül 1975 yılında Diyarbakır Lice'de 2 bin 385 kişinin öldüğü depremin büyüklüğü ise 6,6 olarak ölçüldü.
24 Kasım 1976 Van'ın Muradiye ilçesinde meydana gelen depremin büyüklüğü 7,5 olarak ölçüldü. Bu depremde 3 bin 840 kişi yaşamını yitirdi, birçok kişi yaralandı.
30 Kasım 1983 yılında ise Erzurum ve Kars'ı etkileyen 6,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremde bin 155 kişi öldü, bin 142 kişi yaralandı.
13 Mart 1992'deki Erzincan depremi bu ille birlikte Tunceli'yi de vurdu. 6,8 büyüklüğündeki bu depremde 653 kişi yaşamını yitirdi. Yaralı sayısıysa 3 bin 850 olarak belirlendi.
Dinar'da 1 Ekim 1995'te meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremde 90, 27 Haziran 1998'de Ceyhan'da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde ise 146 kişi yaşamını yitirdi.
17 Ağustos 1999'da Gölcük'te meydana gelen depremin büyüklüğü 7,8 olarak ölçüldü. Felakette resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi. Onbinlerce kişinin yaralandığı bu depremde 73 bin 342 ev hasar gördü.
12 Kasım 1999'da deprem bu kez Düzce'yi vurdu. 7,5 büyüklüğündeki bu depremde 763 kişi hayatını kaybetti.
3 Şubat 2002'de Afyon-Sultandağı'nda meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki depremde ise 44 kişi yaşamını yitirdi.
1 Mayıs 2003'te Bingöl'de meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki depremde de 176 kişi hayatını kaybetti.
24 Ekim 2011 Pazartesi
Van'da meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki deprem Cumhuriyet tarihi boyunca Anadolu'da meydana gelen en büyük depremlerden biri olarak kayıtlara geçti.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünün verilerine göre, Cumhuriyet tarihinin en büyük depremlerinden biri 7 Mayıs 1930'da Hakkari'de, İran sınırına yakın bir noktada meydana geldi. 7,2 büyüklüğündeki bu depremde kayıtlara göre 2 bin 514 kişi hayatını kaybetti.
Cumhuriyet tarihinin en büyük depremi 27 Aralık 1939'da Erzincan'da meydana geldi. 7,9 büyüklüğündeki bu depremde 32 bin 968 kişi öldü, yaklaşık 100 bin kişi yaralandı. Kışın en şiddetli günlerinde meydana gelen bu felaketin ardından yurt çapında yas ilan edildi. Yardım konvoyları, soğukla da mücadele eden depremzedelere ancak iki gün sonra ulaşabildi.
20 Aralık 1942'de Tokat'ın Niksar ve Erbaa ilçelerini etkileyen 7 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 3 bin kişi yaşamını yitirdi, 6 bin 300 kişi yaralandı.
26 Kasım 1943'te Samsun'un Ladik ilçesinde meydana gelen 4 bin kişinin hayatını kaybettiği depremin büyüklüğü de 7,2 olarak ölçüldü.
1 Şubat 1944'te Bolu'nun Gerede ilçesinde meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde 3 bin 959 kişi öldü, çok sayıda insan evsiz kaldı.
18 Mart 1953 yılında Çanakkale Yenice'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde 265 kişi yaşamını yitirdi.
25 Nisan 1957'de Fethiye açıklarında, aynı yıl Mayıs ayında ise Bolu Abant'ta 7,1 büyüklüğünde depremler oldu. Fethiye'de 67, Abant'ta ise 52 kişi öldü.
19 Ağustos 1966'da Muş Varto'da meydana gelen depremde 2 bin 396 kişi öldü, bin 489 kişi yaralandı. Varto'nun karşılaştığı bu en şiddetli depremin büyüklüğü 6,9 olarak ölçüldü. Bir yıl sonra 22 Temmuz 1967'de Adapazarı Mudurnu'da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde de 89 kişi yaşamını yitirdi.
28 Mart 1970'de Kütahya Gediz'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde bin 86 kişi öldü, bin 260 kişi yaralandı.
6 Eylül 1975 yılında Diyarbakır Lice'de 2 bin 385 kişinin öldüğü depremin büyüklüğü ise 6,6 olarak ölçüldü.
24 Kasım 1976 Van'ın Muradiye ilçesinde meydana gelen depremin büyüklüğü 7,5 olarak ölçüldü. Bu depremde 3 bin 840 kişi yaşamını yitirdi, birçok kişi yaralandı.
30 Kasım 1983 yılında ise Erzurum ve Kars'ı etkileyen 6,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremde bin 155 kişi öldü, bin 142 kişi yaralandı.
13 Mart 1992'deki Erzincan depremi bu ille birlikte Tunceli'yi de vurdu. 6,8 büyüklüğündeki bu depremde 653 kişi yaşamını yitirdi. Yaralı sayısıysa 3 bin 850 olarak belirlendi.
Dinar'da 1 Ekim 1995'te meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremde 90, 27 Haziran 1998'de Ceyhan'da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde ise 146 kişi yaşamını yitirdi.
17 Ağustos 1999'da Gölcük'te meydana gelen depremin büyüklüğü 7,8 olarak ölçüldü. Felakette resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi. Onbinlerce kişinin yaralandığı bu depremde 73 bin 342 ev hasar gördü.
12 Kasım 1999'da deprem bu kez Düzce'yi vurdu. 7,5 büyüklüğündeki bu depremde 763 kişi hayatını kaybetti.
3 Şubat 2002'de Afyon-Sultandağı'nda meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki depremde ise 44 kişi yaşamını yitirdi.
1 Mayıs 2003'te Bingöl'de meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki depremde de 176 kişi hayatını kaybetti.
Etiketler:
Deprem,
Yararlı Bilgiler
23 Ekim 2011 Pazar
VAN'DA Kİ DEPREMİN BÜYÜKLÜGÜ 7.2 OLARAK DÜZELTİLDİ
VAN'DA Kİ DEPREMİN BÜYÜKLÜGÜ 7.2 OLARAK DÜZELTİLDİ23 Ekim 2011 Pazar
Van'da Tabanlı köyü merkezli 7,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Kızılay, Erciş’te 25 bina ve 1 öğrenci yurdunun yıkıldığını açıklarken, Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik, depremde 700 ila 1000 kişi arasında vatandaşın hayatını kaybetmiş olabileceğini tahmin ettiklerini söyledi. Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz ise ilk acı haberi verdi. Adilcevaz ilçesine bağlı Aydınlar Beldesinde 8 yaşında bir kız çocuğunun enkaz altında kalarak hayatını kaybettiğini açıkladı.
İLK BELİRLEMELERE GÖRE 28 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ 60 KİŞİ YARALANDI
İlk belirlemelere göre Erciş’te 28 kişinin hayatını kaybettiğini 60 kişinin yaralandığını duyurdu. Bitlis'te ise enkazdan 8 yaşındaki bir kız çocuğunun cesedi çıkarıldı.
Van'da 7.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından yapılan açıklamada, ''Deprem, Van ve ilçelerinde çok kuvvetli hissedilmiş olup, ilk belirlemelere göre hasar ve can kaybı meydana getirmiştir'' denildi.
Merkez üssü Tabanlı ilçesi olan deprem 13:41'de meydana geldi. Kentte bazı evler yıkıldı, bir çok ev hasar gördü. Telefonlar sustu, elektrikler kesildi.
Artçı sarsıntılar nedeniyle çevre illerdeki vatandaşlar da evlerini terk ederek sokaklara çıktı. Depremde kent merkezinde çok sayıda binanın çöktüğü belirtildi. Kazım Karabekir Caddesi'nde bulunan 7 katlı binanın çökmesi sonucu bazı vatandaşlar enkaz altında kaldı. İtfaiye ekipleri enkaz altındaki vatandaşları kurtarmaya çalışıyor.
BEŞİR ATALAY'IN İLK AÇIKLAMALARI ŞÖYLE
''Van merkezde 10 bina, Erciş'te 25-30 bina ve 1 yurt yıkıldı. Köylerle ilgili henüz tam bir tespit yapılmış değil. İlk andan itibaren hem acil afet yönetiminin hem de Kızılay ve sağlık ekibinin tüm imkanları seferbar edildi. Hava soğuk olduğu için ısınma ve gıda malzemelerine öncelik tanındı.
SAĞLIK BAKANI VAN'DA, SAĞLIK KONUSUNDA SIKINTI YOK
Biraz önce Ulaştırma Bakanı'yla görüştük. Acil durumlar için 112 ve 155 numaralı telefonlar kullanılsın.
Kızılay’dan yapılan açıklamada, bölgede iş makinasına büyük ihtiyaç duyulduğu belirtilerek özellikle bölgedeki iş adamları ve müteahitlere çağrı yapıldı.
Afet bölgesine içme suyu sıkıntısı çekildiği belirtilirken, battaniye, yiyecek ve çadır yardımının 24 veya 48 saat içerisinde tamamlanacağı bildirildi.
KANDİLLİ: 1000 CAN KAYBI TAHMİN EDİYORUZKandilli Rasathanesi, 6.6 olarak açıklanan depremin büyüklüğünü 7.2 olarak açıkladı.
Kandilli'den yapılan diğer açıklamalar şöyle:
- Depremin sığ bir deprem olduğunu, hasarın Van ve Erciş arasında yoğunlaştığını tahmin ediyoruz.
- Şimdiye kadar görülen en büyük artçı 5.5 büyüklüğünde.
- Depremin şiddeti 8 ile 9 arasında. depremin 9 şiddetinde hissedildiği bölgelerde hasar büyük.
- Bin dolayında evin hasar gördüğünü tahmin ediyoruz. Yaklaşık bin can kaybı tahmin ediyoruz. ama bu rakam daha fazla da çıkabilir.
- 20'nin üzerinde artçı sarsıntı oldu.
YARALANAN 50 KİŞİ HASTANEYE GETİRİLDİ
Bazı ev ve iş yeri enkazından çıkarılan yaralılar, hastanelere ulaştırılmaya başlandı.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde, artçı sarsıntıların devam etmesi nedeniyle hastalar bahçeye taşındı. Depremdeki enkazdan yaralı kurtarılan yaklaşık 50 kişiye ilk müdahaleleri hastane bahçesinde yapılıyor. Yaralılar arasında emniyet ve jandarma görevlileri de bulunuyor.
Enkazdan çıkarılan ve henüz sayıları tespit edilemeyen diğer yaralılar ise askeri ve sivil ambulanslarla çevre illere sevk ediliyor.
İl merkezinde jandarma ile çevik kuvvet ekipleri, yıkılan binalara vatandaşların girmesini engellemek için güvenlik önlemi aldı.
Deprem Diyarbakır, Batman, Şırnak, Muş, Erzurum, Bingöl, Bitlis, Siirt, Mardin ile Irak'ın kuzeyindeki Duhok ve çevre yerleşim birimlerinde de hissedildi.
IĞDIR
Iğdır Valisi Amir Çiçek, Van'daki depremin Iğdır'da da hissedildiğini belirterek, köylerde ve şehir merkezinde araştırmaların devam ettiğini söyledi. Çiçek, ''İlk belirlemelerimize göre can ve mal kaybı olmadı. Biz yine de her konuyu araştırıyoruz'' dedi.
KARS
Kars Valisi Ahmet Kara da Van'daki depremin Kars'ın Sarıkamış ilçesinde hissedildiğini ifade ederek, ''Zarar ziyanımız yok. Deprem Sarıkamış ilçemizde hissedildi. Ben de şu an ilçede Sarıkamış Kaymakamımız ile gerekli incelemeyi yapıyoruz'' diye konuştu.
ARDAHAN
Ardahan Valisi Mustafa Tekmen de, şu ana kadar kendisine ulaşan olumsuz bir durumun olmadığını belirterek, ''İnşallah depremin merkezi olan Van bölgesinde de önemli bir sorun olmamıştır'' dedi.
ERZURUM
Van'daki deprem, Erzurum merkez ve ilçelerinde de hissedildi. Horasan Kaymakamı Emre Çınar, sarsıntı nedeniyle vatandaşların evden sokaklara çıktığını anlatarak, ilk belirlemelere göre herhangi bir can ve mal kaybının yaşanmadığını bildirdi.
Hınıs Kaymakamı Hakan Özarslan ise merkezi Van olan depremin Hınıs ve Karayazı'da da hissedildiğini belirtti. Özarslan, ''Depremi 10-15 saniye hissettik. Şuanda bize ulaşan bir olumsuzluk yok.
Arkadaşlarımız sahada araştırma yapıyor. Karayazı'da herhangi bir sıkıntı yok. Köylerde araştırmaları başlattık. Hastanelere de intikal eden bir durum yok. İlçe merkezinde de olumsuz bir durum yok'' diye konuştu.
Bu arada Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Erzurum'dan 30 kişilik arama kurtarma ekibi ile sağlık ekiplerinin Van'a doğru yola çıkarıldığını söyledi. Vali Öztürk, ayrıca ikinci ekibin hazırlandığını, havalimanında ise hazırlıkların sürdüğünü kaydetti.
BİTLİS
Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz, ''Can kaybımız yok ancak panikleyen vatandaşların balkondan atlaması nedeniyle yaralanmalar var. Adilcevaz ilçemize bağlı Aydınlar beldesinde de iki köyde evler çöktü. Oraya Vali Yardımcımızı gönderdik. Henüz bu konuda bize bir bilgi ulaşmadı. Bitlis'ten 4, Muş'tan iki ambulans ve iş makinelerini Van'ın Erçiş ilçesine gönderdik'' dedi.
Sarsıntılar nedeniyle Bitlis'te vatandaşlar büyük bir panik içerisinde evlerini terk ederek sokağa çıktı. Binalarda mahsur kalan bazı vatandaşlar da itfaiye ekiplerinin yardımıyla balkondan çıkarıldı. Sarsıntıda Bitlis kalesinin arka duvarı ve bazı camilerin minareleri yıkılırken, çok sayıda binada da çatlak meydana geldi.
Bitlis Devlet Hastanesi'ndeki hastalar ise binanın zarar görmesinden dolayı dışarı çıkarıldı.
Bu arada ilçede birçok mahallede elektrik kesintisinin olduğu öğrenildi.
DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ
Bu arada, depremin büyüklüğü, Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi'nde 7.0 olarak ölçüldü. Merkez üssü ise Van ile Muradiye arasında Erçek Gölü'nün kuzeyinde Akçift köyü olarak tespit edildi.
ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi'ne göre ise depremin büyüklüğü 7,3.
PANİKTEN YOLLAR KAPANDI
Van Belediye Başkanı Kaya, kentte büyük bir panik havası olduğunu ve yolların kapandığını söyledi. Şu ana kadar ciddi bir kayıp bilgisi oluşmadığını söyleyen Kaya, kent merkezinde 2 binada çökme meydana geldiğini de ekledi. Kaya, köylerden henüz bilgi alamadığını belirtti.
YARDIM ÇAĞRISINDA BULUNDU
Erciş Belediye Başkanı Zülfikar Arapoğlu yardım çağrısında bulundu. Kurtarma ve sağlık ekibi ile çadır gönderilmesini isteyen Arapoğlu, ilçelerinde çok sayıda binanın yıkıldığını, ölü ve yaralıların olduğunu söyledi.
İNSANLAR MOLOZLAR ARASINDAN BAĞIRIYOR
Çelebibağ Belde Belediye Başkanı Veysel Keser ise şunları söyledi: ''Erciş'te büyük hasar var. Çok ciddi bir kurtarma çalışması yapılmadı. İnsanlar molozlar içinde can çekişiyor. İnsanların seslerini duymaktayız. Hastaneler tıklım tıklım dolu. Hastanenin bir kısmı da yıkık durumda. Çok ciddi bir hasarla karşı karşıyayız. bir an önce buraya yardım gerekiyor. İnsanlar kendi imkanlarıyla kurtarmaya çalışıyor.''
ARTÇI DEPREMLER
Kandilli Rasathanesi, Van Tabanlı köyündeki 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından Ilıkaynak ve Gedikbulak köyleri merkezli iki deprem daha ölçüldüğünü bildirdi.
Kandilli Rasathanesi'nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Merkeze bağlı Ilıkkaynak köyünde saat 13.48'de 5.4, merkeze bağlı Gedikbulak köyünde ise saat 13.56 itibariyle 5.5 büyüklüğünde iki deprem daha ölçüldü.
Halkalı ve Kurubaş köyleri merkezli de iki deprem daha ölçüldüğü bildirildi. Kandilli Rasathanesi'nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Halkalı köyünde saat 14.32'de 5.5, Kurubaş köyünde ise saat 14.10 itibariyle 4.7 büyüklüğünde iki deprem daha ölçüldü.
BAŞBAKAN VAN'A GİDİYOR
Depremin ardından Başbakan Erdoğan Van'a gitmek üzere yola çıktı.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Van'da meydana gelen deprem nedeniyle il merkezinde 10 bina, Erciş'te 25-30 bina ve bir öğrenci yurdunun yıkıldığını bildirdi.
Atalay, ''Van merkezde 10 civarında bina yıkılmış, Erciş'te 25-30 arası bina, biri de yurt, yıkılmış durumda. Merkeze bağlı bazı köylerde Alaköy, Mollakasım köyü gibi birkaç köyümüzde belki biraz daha fazla hasar olabilir. Köylerle ilgili henüz tam bir tespit yapılmış değil ama şu anda Valimiz helikopterle köylerle ilgili çalışmalarını sürdürüyorlar'' diye konuştu.
İlk andan itibaren yakın bölge illeri başta olmak üzere hem AFAD'ın hem sağlık teşkilatının hem de Kızılay'ın bütün imkanlarının seferber edildiğini bildiren Atalay, Türk Kızılayı'nın Muş, Elazığ ve Erzurum'daki büyük depolarından malzeme taşıyan tırların bölgeye hareket ettiğini bildirdi.
Atalay, sözlerine şöyle devam etti: ''Hava soğuk olduğu için öncelikle gerek şehirde gerek köylerde çadır, katalitik soba gibi ve gıda gibi destekler öncelikle götürülüyor. Sağlık Bakanımız şu anda orada. İki tane uçağımız ve dört ambulans helikopterimiz de orada. Sağlıkla ilgili hiçbir sorun yok. İnşallah hasar çok fazla olmaz. O konuda şu anda vereceğimiz bilgiler yanıltıcı olabilir yani iyi bilgi almadan o konuda çok ileri şeyler söylemiyorum ama Valimizin ve Kaymakamımızın, özellikle hasarın en fazla olduğu Van ve Erciş ile ilgili bilgileri aktarmış oldum.''
ACİL DURUMLAR İÇİN NUMARALAR
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Van Ferit Melen havaalanının uçuş trafiğine açık olduğunu, kendilerinin de Van'a gideceklerini bildirdi.
Bakan Yıldırım, depremden dolayı yardıma ihtiyacı olan vatandaşların, 112 ve 155 çağrı merkezlerine mesaj atabileceklerini, bunun tüm operatörler için geçerli olduğunu söyledi.
Van'da 6.6 şiddetinde deprem
Van'da 6.6 şiddetinde deprem23 Ekim 2011 Pazar
Van'da 6.6 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Depremde bazı evler yıkıldı ve artci sarsintilar devam ediyor...
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü depremin merkez üssünün Van Tabanlı olduğunu ve Richter ölçeğine göre 6.6 büyüklüğünde olduğunu açıkladı.
Depremin yaklaşık 30 saniye sürdüğü ve çevre illerde de hissedildiği belirtildi...
Depremin 13:41'de meydana geldiği ve deprem sonrası halkın sokaklara döküldüğü öğrenildi...
Yetkililer ölü ve yaralı sayısı hakkında bilgiye ulaşılamadığını ama özellikle kırsal kesimlerde yıkımların daha fazla olabileceğini ifade ettiler..
Depremin 200 km'lik bir alanda hissedildiği bildirildi, deprem sonrası telefonlar sustu, elektrikler kesildi. Şiddetli deprem Erzurum, Diyarbakır, Ağrı, Bitlis Hakkar ve Siirt'te de hissedildi.
Uzmanlar depremin bu kadar geniş bir alanda hissedilmesinin nedeninin sığ bir deprem olmasından kaynaklandığını belirtti...
Kentte ilk belirlemelere göre bir çok evde büyük çapta hasar meydana geldiği ve yıkılan evler olduğu ifade edildi... Artçı sarsıntılar devam ediyor...
4.7 VE 5.5 ŞİDDETİ ARASINDA DÖRT ARTCI DEPREM MEYDANA GELDİ
Saat 13.48'de Merkez Üssü Van Ilikaynak'ta 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi,
Saat 13.56'da Merkez Üssü Van Gedikbulak'ta 5.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi,
Saat 14.10'da Merkez Üssü Van Kurubas'ta 4.7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi,
Saat 14.32'de Merkez Üssü Van Halkali'da 5.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi,
ABD'YE GÖRE DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ 7.6
ABD Jeolojik Araştırmalar Maerkezi, depremin büyüklüğünün 7.6 büyüklüğünde olduğunu açıkladı
VAN BELEDİYE BAŞKANI BEKİR KAYA'DAN İLK AÇIKLAMA
Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, yaptığı açıklamada kent merkezinde ilk belirlemelere göre 2 binanın ve cde bazı cami minarelerinin yıkıldığını açıkladı. Kaya yaşanan iletişim sorunu nedeniyle insanların birbirine ulaşma konusunda zorluk yaşadığını ve bu durumun da paniğe neden olduğunu ifade etti...
RASATHANE'DEN İLK AÇIKLAMA
Rasathane yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre depremin yoğun yaşandığı yerlerin Özalp, Muradiye ve Erciş ilçeleri olduğu ve muhtemel hasarın bu bölgede daha yoğun yaşanacağı açıklandı.
ÇEVRE KENTLERDE DE HİSSEDİLDİ
Van'da meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem Diyarbakır, Şırnak, Siirt, Batman, Mardin ile Irak'ın kuzeyindeki Duhok ve çevre yerleşim birimlerinde de hissedildi.
Van'da, merkez ilçeye bağlı Tabanlı köyü merkezli 6,6 büyüklüğünde deprem Diyarbakır, Batman, Şırnak, Muş, Erzurum, Bingöl, Bitlis, Siirt, Mardin ile Irak'ın kuzeyindeki Duhok ve çevre yerleşim birimlerinde de hissedildi.
Depremi fark eden Erzurumlular koşarak kapalı alanları terk etti. Şiddetli bir şekilde sarsıntı yaşadıklarını belirten vatandaşlar, "Çok büyük bir şekilde sarsıntı oldu. Korktuk. Kendimizi dışarı attık" dediler.
YAKLAŞIK 50 KİŞİ HASTANEDE
Van'daki deprem nedeniyle yaralanan yaklaşık 50 kişi, hastaneye getirildi. Depremde yıkılan bazı ev ve iş yeri enkazından çıkarılan yaralılar, hastanelere ulaştırılmaya başlandı.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde, artçı sarsıntıların devam etmesi nedeniyle hastalar bahçeye taşındı. Depremdeki enkazdan yaralı kurtarılan yaklaşık 50 kişiye ilk müdahaleleri hastane bahçesinde yapılıyor. Yaralılar arasında emniyet ve jandarma görevlileri de bulunuyor.
Enkazdan çıkarılan ve henüz sayıları tespit edilemeyen diğer yaralılar ise askeri ve sivil ambulanslarla çevre illere sevk ediliyor.
İl merkezinde jandarma ile çevik kuvvet ekipleri, yıkılan binalara vatandaşların girmesini engellemek için güvenlik önlemi aldı.
BAŞBAKAN ERDOĞAN VAN'A GİDİYOR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan depremim yaşandığı bölgeye gidiyor... Erdoğan İstanbul'da sürdürdüğü bütün programlarını iptal ederek Van'a hareket etti. Bakan Beşir Atalay'da tüm kurumların alarma geçirildiğini ve Van'da toplanacağını açıkladı.
Anahtar Kelimeler: Van -Batman - Hakkari - Sirnak - Mardin - Diyarbakir - deprem - earthquake - erdbeben - 6.6 siddetinde - siddetli deprem - artci sarsinti - artci sarsintilar - ilikaynak - gedikbulak - edremit - halkali - son dakika - haber
22 Ekim 2011 Cumartesi
Hakkari'de 32 terörist ölü ele geçirildi
Hakkari'de 32 terörist ölü ele geçirildi
22 Ekim 2011 Cumartesi
Hakkari'de güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK'ya yönelik yaptığı operasyonlarda 32 terörist ele geçirildi. Çatışmalar devam ederken çok sayıda kobra bölgeye uçtu.
Güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK'ya yönelik yaptığı operasyonlarda 32 teröristin ele geçirildiği bildirildi.
Hakkari'nin Kazan Vadisi'nde çıkan çatışmada 32 terörist öldürüldü. Operasyonların devam ettiği ve sayının da artabileceği belirtiliyor.
SICAK TEMAS SAĞLANDI
Çukurca'da 24 askerin şehit edilmesinin ardından büyük bir operasyon başlatan güvenlik güçleri zaman zaman PKK terör örgütü mensupları ile sıcak temas sağladığı belirtiliyor.
Sabah saatlerinde 24 şehidin verildiği Kekliktepe'ye 5 kilometre uzaklıkta bulunan Işıklı köyü bölgesinde bulunan Hantepe'de PKK terör örgütü ile sıcak temas sağlandığı belirtildi. Sıcak temasın ardından Hakkari Dağ ve Komando Komutanlığı'nda çok sayıda kobra helikopterleri bölgeye gönderildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başlattığı hava destekli operasyonları devam ederken, Haftalı bölgesine de helikopterlerle bordo bereliler olarak tabir edilen özel eğitimli birliklerin indirildiği ifade edildi. İlçe merkezi ile Üzümlü köyünde bulunan birliklerden ise gece boyunca belli aralıklarla Kanimas bölgesine obüs top ateşleri yapıldı.
Etiketler: hakkari - çukurca ilçesi - ışıklı köyü bölgesi - hantepe - terör örgütü - çatışma
Kaynak : İHA
22 Ekim 2011 Cumartesi
Hakkari'de güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK'ya yönelik yaptığı operasyonlarda 32 terörist ele geçirildi. Çatışmalar devam ederken çok sayıda kobra bölgeye uçtu.
Güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK'ya yönelik yaptığı operasyonlarda 32 teröristin ele geçirildiği bildirildi.
Hakkari'nin Kazan Vadisi'nde çıkan çatışmada 32 terörist öldürüldü. Operasyonların devam ettiği ve sayının da artabileceği belirtiliyor.
SICAK TEMAS SAĞLANDI
Çukurca'da 24 askerin şehit edilmesinin ardından büyük bir operasyon başlatan güvenlik güçleri zaman zaman PKK terör örgütü mensupları ile sıcak temas sağladığı belirtiliyor.
Sabah saatlerinde 24 şehidin verildiği Kekliktepe'ye 5 kilometre uzaklıkta bulunan Işıklı köyü bölgesinde bulunan Hantepe'de PKK terör örgütü ile sıcak temas sağlandığı belirtildi. Sıcak temasın ardından Hakkari Dağ ve Komando Komutanlığı'nda çok sayıda kobra helikopterleri bölgeye gönderildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başlattığı hava destekli operasyonları devam ederken, Haftalı bölgesine de helikopterlerle bordo bereliler olarak tabir edilen özel eğitimli birliklerin indirildiği ifade edildi. İlçe merkezi ile Üzümlü köyünde bulunan birliklerden ise gece boyunca belli aralıklarla Kanimas bölgesine obüs top ateşleri yapıldı.
Etiketler: hakkari - çukurca ilçesi - ışıklı köyü bölgesi - hantepe - terör örgütü - çatışma
Kaynak : İHA
19 Ekim 2011 Çarşamba
24 şehit askerin kimlikleri belli oldu
24 şehit askerin kimlikleri belli oldu
19 Ekim 2011 Çarşamba
Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki hain terör saldırısında hayatını kaybeden 24 şehidin kimlikleri belli oldu.
Jandarma Üsteğmen Murat Bek (Yozgat),
Jandarma Kıdemli Başçavuş İbrahim Geçer (Konya),
Piyade Astsubay Bilal Özcan (İstanbul),
Piyade Uzman Çavuş Halil Özdoğru (Sinop),
Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan (Çorum),
Piyade Uzman Onbaşı Reşit Eracan (Elazığ),
Piyade Çavuş Koray Özel (Adana),
Piyade Çavuş Yunus Yılmaz (Ankara),
Piyade Çavuş Birol Elmas (Sakarya),
Piyade Onbaşı Mesut Cengiz (Hatay),
Piyade Onbaşı Mesut Kazanç (Erzurum),
Piyade Onbaşı Yavuz Çoban (Aksaray),
Piyade Onbaşı Fikret Özer (Samsun),
Piyade Onbaşı Hüseyin Güldal (Kocaeli),
Piyade Onbaşı Soner Ateşsaçan (Artvin),
Jandarma Er Eyüp Çolakoğlu (İstanbul),
Piyade Er İdris Çam (Kahramanmaraş),
Piyade Er Fevzi Kazak (Gaziantep),
Piyade Er Mehmet Çetin (Aydın),
Piyade Er Süleyman Kalkan (Isparta),
Piyade Er Ahmet Tunçer (Bitlis),
Piyade Er Mehmet Ağgedik (Elazığ),
Piyade Er Ramazan Akın (Ağrı),
Piyade Er Ufuk Bozkurt (Kırklareli)
19 Ekim 2011 Çarşamba
Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki hain terör saldırısında hayatını kaybeden 24 şehidin kimlikleri belli oldu.
Jandarma Üsteğmen Murat Bek (Yozgat),
Jandarma Kıdemli Başçavuş İbrahim Geçer (Konya),
Piyade Astsubay Bilal Özcan (İstanbul),
Piyade Uzman Çavuş Halil Özdoğru (Sinop),
Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan (Çorum),
Piyade Uzman Onbaşı Reşit Eracan (Elazığ),
Piyade Çavuş Koray Özel (Adana),
Piyade Çavuş Yunus Yılmaz (Ankara),
Piyade Çavuş Birol Elmas (Sakarya),
Piyade Onbaşı Mesut Cengiz (Hatay),
Piyade Onbaşı Mesut Kazanç (Erzurum),
Piyade Onbaşı Yavuz Çoban (Aksaray),
Piyade Onbaşı Fikret Özer (Samsun),
Piyade Onbaşı Hüseyin Güldal (Kocaeli),
Piyade Onbaşı Soner Ateşsaçan (Artvin),
Jandarma Er Eyüp Çolakoğlu (İstanbul),
Piyade Er İdris Çam (Kahramanmaraş),
Piyade Er Fevzi Kazak (Gaziantep),
Piyade Er Mehmet Çetin (Aydın),
Piyade Er Süleyman Kalkan (Isparta),
Piyade Er Ahmet Tunçer (Bitlis),
Piyade Er Mehmet Ağgedik (Elazığ),
Piyade Er Ramazan Akın (Ağrı),
Piyade Er Ufuk Bozkurt (Kırklareli)
Etiketler:
Asker,
Haberler,
Şehit Haberleri
Yüksekova ve Çukurca'da terör saldırısı: 24 şehit
Yüksekova ve Çukurca'da terör saldırısı: 24 şehit19 Ekim 2011 Çarşamba
Hakkari'nin Çukurca ve Yüksekova ilçesindeki askeri birliğe saldırı düzenlendi.
Hakkari'den acı haber geldi. Çukurca İlçesi'nde konuşlu askeri birliklere 8 ayrı PKK grubu tarafından saldırı düzenlendi. Yüksekova ve Çukurca'daki saldırılarda 24 asker şehit oldu, 18 asker de yaralandı.
Saldırıyı 200 kişilik PKK’lı grubu gece yarısı başlattı. İlçe merkezindeki polis ve jandarma binalarıyla güvenlik noktalarına ağır silahlarla saldıran teröristler, dikkatleri buraya çekti. Hemen ardından ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta Işık Bölgesi’nde, Çukurca 21’inci Sınır Jandarma Tugay Komutanlığı’na bağlı sınırın sıfır noktasındaki Kekliktepe Karakolu’na teröristler ağır silahlarla saldırdı.
ÇATIŞMA SABAHA KADAR SÜRDÜ
Güvenlik güçleri teröristlerin saldırısına anında karşılık verirken çatışmalar sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü. Çukurca ilçe merkeziyle sınırın sıfır noktasındaki çatışma bölgesine takviye polis ve asker sevk edildi. Sınırda karakola saldıran teröristlerle çatışan askerlere destek için bölgeye kobra helikopterler sevk edildi.
İlk alınan bilgilere göre çatışmalarda, Kekliktepe’de 21, ilçe merkezinde de 3 asker şehit düştü.
Çatışmalarda yaralanan büyük çoğunluğu asker 22 güvenlik görevlisi de helikopterle başta Hakkari Asker Hastanesi olmak üzere bölgedeki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı.
Saldırı yapılan bölgeler şöyle:
Çukurca İlçe Jandarma Komutanlığı
Çukurca Asayiş Bölük Komutanlığı
Çukurca Asayiş Tepe Üs Bölgesi
Çukurca Sivri Tepe Üs Bölgesi
TOKİ Polis Lojmanları
Gezitepe Jandarma Sınır Komutanlığı
Çukurca-Keklikkaya sınır noktası
Bankardi sınır noktası
Diyarbakır-Lice'deki 2'nci Motorize Piyade Tugayı'ndan bölgeye lojistik amaçlı giden birlik
"200 PKK'lı saldırdı"
Çukurca ve çevresinde süren operasyonlarda şu ana kadar 21 PKK'lı öldürüldü.Saldırıyı 200 kişilik PKK’lı grubu gece yarısı başlattı. İlçe merkezindeki polis ve jandarma binalarıyla güvenlik noktalarına ağır silahlarla saldıran teröristler, dikkatleri buraya çekti. Hemen ardından ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta Işık Bölgesi’nde, Çukurca 21’inci Sınır Jandarma Tugay Komutanlığı’na bağlı sınırın sıfır noktasındaki Kekliktepe Karakolu’na teröristler ağır silahlarla saldırdı.
ÇUKURCA’YA GİRİŞ-ÇIKIŞLAR KONTROL ALTINDA
Gece başlayan ve sabahın ilk ışıklarına kadar süren çatışmaların ardandan Çukurca ilçe merkezine giriş ve çıkışlar da kontrol altına alındı.
BÜYÜK OPERASYON
Bu arada en çok kayıpların olduğu Işıklı bölgesinde bulunan Kekliktepe ile yine sınırın sıfır noktasında bulunan Kazan vadisi ve Sabır Dağı bölgelerinde de yoğun operasyon başlatıldı. Kobra helikopterlerin havadan destek sağladığı operasyon özel birlikler tarafından yürütüyor.
21 PKK’LI ÖLDÜRÜLDÜ
Operasyon ve sıcak takip devam ederken, sağlanan sıcak temaslarda ise 21 kadar PKK’lının öldürüldüğü bilgisi geldi.
Çukurca’nın 15 kilometre uzağında bulunan Işıklı bölgesi, Kekliktepe ile yine sınırın sıfır noktasında bulunan Kazan Vadisi ve Sabır Dağı bölgelerinde operasyonlar yoğunlaştırıldı. Kobra helikopterlerin havadan destek sağladığı operasyonlar, özel birlikler tarafından yürütüyor.
LOJİSTİK DESTEK İÇİN GİTMİŞLERDİ
Çukurca ilçe merkezindeki asker ve polis birimlerine eş zamanlı saldıran 200 kadar PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışma daha çok İlçe Jandarma Komutanlığı, Polis Lojmanları, Sivritepe ve Asayiştepe kesimlerinde yoğunlaştı. İlçe merkezine 15 kilometre uzaklıktaki Kekliktepe’deki karakola ağır silahlarla saldıran kalabalık PKK’lı grubu ile çatışma sabaha kadar sürdü.
Çatışmalarda, Diyarbakır’ın Lice İlçesi’ndeki 2’nci Motorize Piyade Tugayı’ndan bölgeye lojistik amaçlı giden birlikten 17 askerle, üs bölgeleri Sivritepe’de 5 ve Asayiştepe’de 4 asker şehit düştü. PKK’lı teröristlerin saldırısı sırasında Çukurca İlçesi’nde sadece güvenlik birimlerine ait binalar değil, vatandaşlara ait bir çok ev de hasara uğradı.
DIŞ GEZİLER İPTAL EDİLDİ
Saldırı sonrasında Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Kazakistan gezisi iptal edildi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da dış gezilerini iptal etti.
VALİ TÜRKER "EŞ ZAMANLI SALDIRI DÜZENLENDİ"
Hakkari Valisi Muammer Türker, saldırının eş zamanlı gerçekleştirildiğini söyledi. Saldırının polis ve askeri noktalara aynı anda yapıldığını belirten Vali Türker, güvenlik güçlerinin de anda karşılık verdiğini, kendisine ulaşan son bilgilere göre de şehit ve yaralı olmadığını, ancak çatışmanın sürdüğünü bildirdi.
TERÖR ZİRVESİ TOPLANDI
Hakkari'nin Çukurca İlçesi Kekliktepe bölgesinde bulunan askeri birliğe yapılan ve 26 askerin şehit olduğu saldırının ardından, Başbakanlıkta terör zirvesi toplandı.Kazakistan ziyaretini iptal eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu saldırıyı değerlendirmek üzere bir araya geldi.
HAKKARİ'DE HAVA HAREKETLİLİĞİ
Hakkari ile İran ve Irak'a sınırı olan Şemdinli İlçesi'nde de yoğun hava hareketliliği yaşandı. Hakkari ve Şemdinli'nin Derecik Beldesi'den geçen uçaklar, Irak sınırına doğru gitti.Askeri hareketiliğin yoğun sürdüğü bölgede dün akşam saatlerinde yaşanan hava hareketliliği bugün de akşam saatlerinde devam etti. Dün saat 20.30'da Hakkari ile Şemdinli ilçesi'nin Derecik Beldesi semalarında peş peşe geçen uçakların, Irak sınırına doğru gittikleri görüldü.
PKK'LILARIN HABURDAN GİRİŞ YILDÖNÜMÜ
İmralı'da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılan bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine 19 Ekim 2009'da Kuzey Irak’taki Kandil Dağı ile Musul yakınlarındaki Mahmur Kampı'ndan Türkiye’ye ‘barış grubu’ adı altında 34 kişilik grup giriş yapmıştı. PKK'lıların gelişi sırasında sınırda düzenlenen karşılama, toplumun hafızalarında derin iz bırakmıştı.
Etiketler:
Asker,
Haberler,
Şehit Haberleri
18 Ekim 2011 Salı
Bitlis'te şehit olan 5 polisin kimliği
Bitlis'te şehit olan 5 polisin kimliği
18 Ekim 2011 Salı
Bitlis'in Güroymak ilçesindeki patlamada şehit olan polislerin isimleri ve memleketleri açıklandı.
Güroymak İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde çalışan ekibe, atış poligonundan dönerken düzenlenen hain saldırıda şehit olan polislerin
Yalçın Demir (Ağrı),
Kamuran Ercan (Van),
Volkan Sabaz (Ağrı),
Bülent Emen (Balıkesir) ve
Şaban Kılıçaslan (Adana) olduğu bildirildi.
Öte yandan, patlamadan dolayı trafiğe kapanan karayolu ise tekrar ulaşıma açıldı.
Anahtar Kelimeler: bitlis - patlama - güroymak - şehit - polisler - şehit - polis
18 Ekim 2011 Salı
Bitlis'in Güroymak ilçesindeki patlamada şehit olan polislerin isimleri ve memleketleri açıklandı.
Güroymak İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde çalışan ekibe, atış poligonundan dönerken düzenlenen hain saldırıda şehit olan polislerin
Yalçın Demir (Ağrı),
Kamuran Ercan (Van),
Volkan Sabaz (Ağrı),
Bülent Emen (Balıkesir) ve
Şaban Kılıçaslan (Adana) olduğu bildirildi.
Öte yandan, patlamadan dolayı trafiğe kapanan karayolu ise tekrar ulaşıma açıldı.
Anahtar Kelimeler: bitlis - patlama - güroymak - şehit - polisler - şehit - polis
Etiketler:
Haberler,
Polis,
Şehit Haberleri
Bitlis'te patlama 5 polis şehit oldu
Bitlis'te patlama 5 polis şehit oldu
18 Ekim 2011 Salı
Bitlis'in Güroymak ilçesindeki patlamada 5 polis şehit oldu. Olayda biri 2 yaşında bir bebekle 2 vatandaş da hayatını kaybederken de 20 kişi de yaralandı..
Bitlis'in Güroymak ilçesinde yola döşenen mayının, atış eğitiminden dönen polisleri taşıyan aracın geçişi sırasında patlatılması sonucu 5 polis şehit olurken, biri bebek 3 sivil de hayatını kaybetti. 3'ü ağır 5 kişi yaralanırken, olay yerinde ise çok sayıda araç hasar gördü.
Güroymak İlçe Emniyet Amirliği'nde görev yapan polis memurlarının aylık eğitim atışları yapmak için ilçenin yakınında bulunan poligondan döndükten sonra tuzağa düşürüldüler. Polisleri taşıyan zırhlı araçta bulunan polis memurlarından 5'i şehit olurken, biri 2 yaşındaki çocuk olmak üzere 3 sivil de hayatını kaybetti. Patlamada yaralananlar ise bölgeye sevk edilen ambulanslarla Bitlis Devlet Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı.
Patlama sonrası zırhlı polis aracı parçalanırken, karayolunda seyir halinde bulunan çok sayıda araç da hasar gördü. Bitlis-Güroymak karayolu tamamen trafiğe kapatılırken, patlama alanında ise yaklaşık 2 metre derinliğinde bir çukur oluştu.
Patlama ile birlikte bölgede hava destekli operasyon başlatıldı.
Anahtar Kelimeler: bitlis - patlama - güroymak - şehit - polisler - şehit - polis
Kaynak : İHA
18 Ekim 2011 Salı
Bitlis'in Güroymak ilçesindeki patlamada 5 polis şehit oldu. Olayda biri 2 yaşında bir bebekle 2 vatandaş da hayatını kaybederken de 20 kişi de yaralandı..
Bitlis'in Güroymak ilçesinde yola döşenen mayının, atış eğitiminden dönen polisleri taşıyan aracın geçişi sırasında patlatılması sonucu 5 polis şehit olurken, biri bebek 3 sivil de hayatını kaybetti. 3'ü ağır 5 kişi yaralanırken, olay yerinde ise çok sayıda araç hasar gördü.
Güroymak İlçe Emniyet Amirliği'nde görev yapan polis memurlarının aylık eğitim atışları yapmak için ilçenin yakınında bulunan poligondan döndükten sonra tuzağa düşürüldüler. Polisleri taşıyan zırhlı araçta bulunan polis memurlarından 5'i şehit olurken, biri 2 yaşındaki çocuk olmak üzere 3 sivil de hayatını kaybetti. Patlamada yaralananlar ise bölgeye sevk edilen ambulanslarla Bitlis Devlet Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı.
Patlama sonrası zırhlı polis aracı parçalanırken, karayolunda seyir halinde bulunan çok sayıda araç da hasar gördü. Bitlis-Güroymak karayolu tamamen trafiğe kapatılırken, patlama alanında ise yaklaşık 2 metre derinliğinde bir çukur oluştu.
Patlama ile birlikte bölgede hava destekli operasyon başlatıldı.
Anahtar Kelimeler: bitlis - patlama - güroymak - şehit - polisler - şehit - polis
Kaynak : İHA
Etiketler:
Haberler,
Polis,
Şehit Haberleri
30 Ağustos 2011 Salı
Ramazan Bayraminiz mübarek olsun
Ramazan Bayraminiz mübarek olsun
AYISIGI BLOG olarak sevgili okurlarimizin ve tüm Islam aleminin Ramazan Bayramini en icten dileklerim ile kutlar, saglik, mutluluk ve esenlikler dilerim. Sevdiklerinizle birlikte nice bayramlara insaAllah.
2011 Ramazan Bayraminiz mübarek olsun - Ramazan Bayramınız mübarek olsun - Ramazan Bayraminiz mübarek olsun
Saygilarimla
Blog Editörü
Etiketler:
Kutlama,
Ramazan bayramı
26 Ağustos 2011 Cuma
"KADİR GECESİ" BİN AYDAN DAHA HAYIRLI GECE
"KADİR GECESİ" BİN AYDAN DAHA HAYIRLI GECE
26 AGUSTOS 2011 CUMA
Bu gece, dua ve tövbelerin kabul edildiği gece olan Kadir Gecesi'dir. Peygamber Efendimiz (sas), Kadir Gecesi için "Faziletine inanarak karşılığını Allah'tan bekleyerek değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır." der.
Bu gecede Cebrail (as) ve melekler fevc fevc yeryüzüne iner. Kadir Gecesi, kudret gecesidir. O, bin aydan daha hayırlı bir gecedir. Allah Teâlâ, "kutlu bir gece" olduğunu haber verdiği Kadir Gecesi'nin önemini özel bir sûre ile, Kadir Sûresi ile belirtmiş ve bu geceyi, ayların hayrı ile mukayese etmiştir (Kadr, 1-5). Zira, Allah'ın insanlığa son İlahi mesajı olan Kur'an-ı Kerim bu gecede indirilmeye başlanmıştır. Özellikle Kur'an'ın bu gecede indirilmesinin geceyi şereflendirdiğini ve kadrini yücelttiğini ifade etmek üzere ona bu isim verilmiştir.
Bu sûre inmeden önce gecenin böyle bir ismi yoktu. Duhân Sûresi'nde "Biz onu mübarek bir gecede indirdik." (44/3) buyurularak bu gecenin bereketli, hayırlı, uğurlu, önemli ve kutsal bir gece olduğu açıkça ifade edilmiştir. Bakara Sûresi'nde ise (2/185) Ramazan ayında indirildiği belirtilmiştir. Buna göre Kadir Gecesi'nin Ramazan ayında olduğu açıktır.
Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın hangi gecesine denk geldiği konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Ancak İslâm alimlerinin büyük bir çoğunluğu, Peygamberimiz'in bu konudaki hadislerinde geçen bilgileri dikkate alarak Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın yirmi yedinci gecesi olduğu kanaatine varmışlardır. Kadir Gecesi'nin kesin olarak bildirilmemesi, insanların ona güvenip diğer zamanlarda kulluk görevlerini ihmal etmemelerinin hedeflenmesi gibi bazı hikmetlerle açıklanmıştır.
Bu gecenin önemine dair Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Faziletine inanarak karşılığını Allah'tan bekleyerek değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır" (Buharî, "İman", 28). Dua ve tövbelerin kabul edildiği bir gece olan Kadir Gecesi'nde sabaha kadar melekler ve Cebrâil yeryüzüne iner. Ayrıca bu gecenin esenlik ve mutluluk gecesi olduğu belirtilmiştir. Zira melekler gecenin başından itibaren tan yeri ağarıncaya kadar gruplar halinde inerek müminlere selam verirler. Bu durum gecenin karanlığı çekilinceye kadar devam eder. Allah Teâlâ'nın Rahman ismiyle tecelli ettiği bu gecede ibadet ve duayla geçirip dileklerimizi ve isteklerimizi O'na arz etmek için değerli bir fırsattır. Hz. Peygamber, Ramazan'ın son on gününe girildiğinde dünyevî işlerden uzaklaşarak mescide itikâfa çekilir, vaktini daha çok ibadet ve tefekkürle geçirirdi (Buhârî, İtikâf, 1).
Kadir Gecesi'nde ne yapılabilir?
Hz. Âişe radıyallahu anhâ bu gecenin nasıl ihya edileceğini Hz. Peygamber'e sormuş, O da "Allah'ım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affet! de." şeklinde cevap vermiştir (Tirmizî, Da'avât", 84). Şu halde bu gece Rabb'imizle dost olup gecenin feyzinden istifade etmeliyiz. Mü'minler namaz kılıp dua ve istiğfar ederek, tefekkür ve zikirde bulunarak, Kur'an okuyarak bu geceyi ihya edebilir.
Muhtaçlara yardım etmek, sıla-i rahimde bulunup yakın akrabaları arayıp sormak, ziyaret etmek, gönüllerini almak gibi ameller en güzel değerlendirme yollarıdır. Resulullah bunların hepsini yaptığına göre bu geceyi değerlendirmek isteyenler de aynı yolu izlemelidirler. Bu gecenin feyzinden yoksun kalmak istemeyen mü'min, hiç değilse yatsı (teravih) ve sabah namazlarını cemaatle kılmaya gayret etmeli, din kardeşleri ile birlikte yapılan dualara katılmalıdır.
26 AGUSTOS 2011 CUMA
Bu gece, dua ve tövbelerin kabul edildiği gece olan Kadir Gecesi'dir. Peygamber Efendimiz (sas), Kadir Gecesi için "Faziletine inanarak karşılığını Allah'tan bekleyerek değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır." der.
Bu gecede Cebrail (as) ve melekler fevc fevc yeryüzüne iner. Kadir Gecesi, kudret gecesidir. O, bin aydan daha hayırlı bir gecedir. Allah Teâlâ, "kutlu bir gece" olduğunu haber verdiği Kadir Gecesi'nin önemini özel bir sûre ile, Kadir Sûresi ile belirtmiş ve bu geceyi, ayların hayrı ile mukayese etmiştir (Kadr, 1-5). Zira, Allah'ın insanlığa son İlahi mesajı olan Kur'an-ı Kerim bu gecede indirilmeye başlanmıştır. Özellikle Kur'an'ın bu gecede indirilmesinin geceyi şereflendirdiğini ve kadrini yücelttiğini ifade etmek üzere ona bu isim verilmiştir.
Bu sûre inmeden önce gecenin böyle bir ismi yoktu. Duhân Sûresi'nde "Biz onu mübarek bir gecede indirdik." (44/3) buyurularak bu gecenin bereketli, hayırlı, uğurlu, önemli ve kutsal bir gece olduğu açıkça ifade edilmiştir. Bakara Sûresi'nde ise (2/185) Ramazan ayında indirildiği belirtilmiştir. Buna göre Kadir Gecesi'nin Ramazan ayında olduğu açıktır.
Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın hangi gecesine denk geldiği konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Ancak İslâm alimlerinin büyük bir çoğunluğu, Peygamberimiz'in bu konudaki hadislerinde geçen bilgileri dikkate alarak Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın yirmi yedinci gecesi olduğu kanaatine varmışlardır. Kadir Gecesi'nin kesin olarak bildirilmemesi, insanların ona güvenip diğer zamanlarda kulluk görevlerini ihmal etmemelerinin hedeflenmesi gibi bazı hikmetlerle açıklanmıştır.
Bu gecenin önemine dair Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Faziletine inanarak karşılığını Allah'tan bekleyerek değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır" (Buharî, "İman", 28). Dua ve tövbelerin kabul edildiği bir gece olan Kadir Gecesi'nde sabaha kadar melekler ve Cebrâil yeryüzüne iner. Ayrıca bu gecenin esenlik ve mutluluk gecesi olduğu belirtilmiştir. Zira melekler gecenin başından itibaren tan yeri ağarıncaya kadar gruplar halinde inerek müminlere selam verirler. Bu durum gecenin karanlığı çekilinceye kadar devam eder. Allah Teâlâ'nın Rahman ismiyle tecelli ettiği bu gecede ibadet ve duayla geçirip dileklerimizi ve isteklerimizi O'na arz etmek için değerli bir fırsattır. Hz. Peygamber, Ramazan'ın son on gününe girildiğinde dünyevî işlerden uzaklaşarak mescide itikâfa çekilir, vaktini daha çok ibadet ve tefekkürle geçirirdi (Buhârî, İtikâf, 1).
Kadir Gecesi'nde ne yapılabilir?
Hz. Âişe radıyallahu anhâ bu gecenin nasıl ihya edileceğini Hz. Peygamber'e sormuş, O da "Allah'ım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affet! de." şeklinde cevap vermiştir (Tirmizî, Da'avât", 84). Şu halde bu gece Rabb'imizle dost olup gecenin feyzinden istifade etmeliyiz. Mü'minler namaz kılıp dua ve istiğfar ederek, tefekkür ve zikirde bulunarak, Kur'an okuyarak bu geceyi ihya edebilir.
Muhtaçlara yardım etmek, sıla-i rahimde bulunup yakın akrabaları arayıp sormak, ziyaret etmek, gönüllerini almak gibi ameller en güzel değerlendirme yollarıdır. Resulullah bunların hepsini yaptığına göre bu geceyi değerlendirmek isteyenler de aynı yolu izlemelidirler. Bu gecenin feyzinden yoksun kalmak istemeyen mü'min, hiç değilse yatsı (teravih) ve sabah namazlarını cemaatle kılmaya gayret etmeli, din kardeşleri ile birlikte yapılan dualara katılmalıdır.
Etiketler:
Dini Bilgiler,
İslam 2,
Kadir Gecesi
12 Ağustos 2011 Cuma
Diyanet: Teravih namazi vardir
Diyanet: Teravih namazı vardır
12 Ağustos 2011 Cuma / 12 RAMAZÂN 1432
İlahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk’ün “Teravih namazı yoktur” açıklamasına Diyanet’ten yanıt geldi.
Diyanet’ten yapılan açıklamada “İslam’da teravih namazı vardır. Bu namazı Hz. Peygamber bizzat kendisi kılmıştır. Namazı yasakladığı iddiası ise akla ziyandır” denildi.
İlahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk’ün “İslam'da teravih diye bir namaz yok. Peygamberimizin bizzat yasakladığı bir şeydir, peygamberimizden sonra bu namazı koydular” açıklamaları tartışılmaya devam ediyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı da tartışmalara yaptığı yazılı açıklamayla katıldı.
Açıklamada, halkın tartışmalara olan tepkisini Diyanet İşleri Başkanlığı’na iletmesi üzerine bir açıklama yapılmasına gerek görüldüğü belirtildi.
Açıklamada, şöyle denildi:
''Her şeyden önce ramazanın manevi ikliminin herkesi kuşattığı, ibadet ve hayır duygularının coştuğu, milyonların kadın, erkek, çocuk, yaşlı, genç demeden cami ve mescitlere koştuğu, bütün ülke vatandaşlarının açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalan milyonlarca Afrikalı kardeşlerinin imdadına yetişmek için seferber olduğu bir zaman diliminde, bu manevi atmosferle hiç bağdaşmayan inanmış gönülleri kuşku ve tereddüde sevk eden tartışmaların milletimizin ilim, irfan ve hikmet dünyasına hiçbir şey katmadığı, her türlü izahtan varestedir'' denilen açıklamada, ''Ramazan gecelerini ihya sadedinde vatan sathının bir mabede dönüşmesine vesile olan Teravih namazını İslam'ın ciddiyetine ve vakarına yakışmayacak polemiklere malzeme haline getirmenin herhangi bir dini hassasiyetle, herhangi bir ilmi ve fikri mülahaza ile yahut herhangi bir toplumsal maslahat ile izahı mümkün değildir.”
Herhangi bir hususun İslam'da olup olmadığını sadece metinlere indirgeyerek belirlemeye çalışmanın tarih boyunca varlığını arızi bir durum olarak sürdüren bir usul problemi olduğu, İslamın on beş asırlık bir inanç, tarih, kültür ve medeniyete sahip olduğu, nelerin İslam'da olup olmadığına karar verirken bu tarih, kültür ve medeniyetin de mutlaka hesaba katılmak zorunda olduğu belirtilen açıklamada, İslam'ın temel bilgi kaynakları, Müslümanların tarihi tecrübesi ve yine Müslümanların geliştirdikleri bilgi metodolojisinin her zaman kılavuz olması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
''Resul-i Ekrem (sav)'den bugüne kadar birtakım zorlama yorum ve uygulamalar dışında, İslam tarihinin tüm zamanlarında, bütün müminler tarafından büyük bir coşkuyla tüm coğrafyalarda müekked bir sünnet olarak eda edilen Teravih namazının varlığını tartışırken, Kur'an'ın nüzul sürecine katılan Hz. Peygamber'le birlikte vahyi pratik bir hayata dönüştüren sahabe neslinin icma ve ittifakını yok sayarak, tarihi rivayetlerin satır aralarında boşluklar aramak ve bunu mübarek ramazan ikliminde bir polemik konusu haline getirmek ilmi ciddiyetle kabil-i telif değildir.
''Aynı şekilde fıkıh, kelam, hadis, tefsir gibi İslami ilimlerin metodolojilerini kurarak din-i mübin-i İslam'a ilim zemininde süreklilik kazandıran İslam bilginlerinin Hanefisiyle, Şafiisiyle, Malikisiyle, Hanbelisiyle bütün mezheplerin ittifakını yok sayarak, onların her biri pek çok ayet ve hadise dayanan sahih örf, maruf sünnet, istihsan, mesalih-i mürsele, amel-i ehl-i Medine gibi prensiplere hiçbir değer atfetmeyerek indi mülahazalarla ibadet alanında değerlendirmelerde bulunmak ciddi bir usul yahut usulsüzlük sorunudur.''
TERAVİH RAMAZANDA KILINIR
''Hz. Peygamber (sav)'in bu namazı yasakladığı iddiası ise akla ziyandır. Sadece üç dört gün ashabıyla birlikte mescitte kıldıktan sonra kendisi evinde kılmayı tercih etmiştir. Ve ilk Müslümanlar Hz. Peygamber (sav)'in vefatının ardından Hz. Ebubekir devrinde ve Hz. Ömer devrinin ilk iki senesinde Ramazanlarda bu namazı ya evlerinde yahut Medine mescidinde tek başlarına veya kıraatını beğendikleri bir kimsenin arkasında ayrı ayrı cemaatler halinde kılmaya devam etmişlerdir. Bu devamlılık da göstermektedir ki teravih namazının yasaklanması diye bir şey asla söz konusu değildir.''
FATIMİ SULTANLARI KARŞI ÇIKTI
Teravih namazının Hz. Peygamber (sav) zamanında ''teravih'' ismiyle anılmamasının, hadislerde ''kıyamu'l-leyl'' olarak geçen bu namaza daha sonraları her dört rekatta bir oturulup istirahat edildiğinden ''terviha/teravih'' denilmesi, ''teravih'' isminin sonradan verilmiş olmasının ''böyle bir namazın olmadığı anlamına gelmediği'' kaydedilen açıklamada, Teravih namazının İslam tarihi boyunca bütün İslam diyarlarında hep kılına geldiği belirtilerek, ''Bunun bir tek istisnası vardır. O da bugün bu namaza itiraz edenlerin tarihteki tek benzerleri olan ve konuya mezhepsel, ideolojik bir taassupla yaklaşan Fatımi Sultanlarıdır. Bazı Fatımi Sultanları teravih namazına şiddetle itiraz etmiş, bununla kalmamış ve özellikle Mısır'da camilerde bu namazın kılınmasını onlarca yıl yasaklamışlardır. Hatta tarihçilerin kaydettiklerine göre yasaklamakla da kalmamışlar, teravih namazını kılmakta ısrar edenleri şiddetle cezalandırmışlardır'' denildi.
Açıklamada son olarak şunlar kaydedildi:
''Sonuç olarak Hz. Peygamber (sav)'in ibadet hayatındaki eşsiz rehberliğini, nebevi uygulamaları yaşayarak aktaran sahabenin ittifakını, fıkıh mezheplerini ve on beş asırlık İslam alimlerinin icmaını ve daha da önemlisi asırlardır ramazanı hayat veren bir medeniyete dönüştürmeyi başarmış Müslümanların ve aziz milletimizin on beş asırlık uygulama ve birikimini, kültür ve geleneğini dikkate almadan yapılan bu yersiz açıklama ve iddialar, asla maşeri vicdanlarda yer bulmayacaktır. Başkanlığımız milletimizin dini hassasiyetini rencide edecek her türlü teşebbüsü yakından izlemekte, dini konularda en yüksek karar organı olan Din İşleri Yüksek Kurulumuz da halkımızı aydınlatmaya devam etmektedir. Milletimiz teravih namazının İslam'ın ibadet tarihinin ayrılmaz unsurlarından olduğu konusunda en küçük bir şüpheye düşmemelidir.''
Kaynak: AA
Etiketler:
DINI KONULAR - ISLAMI SORULAR,
İslam 2,
Teravih Namazı
28 Haziran 2011 Salı
Mirac kandiliniz mübarek olsun
Mirac kandiliniz mübarek olsun
Tüm Islam aleminin Mirac kandili mübarek olsun. ALLAH edeceginiz dualari kabul etsin insAllah.
Saygilarimla
Blog Editörü
12 Haziran 2011 Pazar
12 Haziran 2011 Genel Secimleri Anket sonuclari
12 Haziran 2011 Genel Secimleri Anket sonuclari
12 Haziran 2011 Pazar
Blogumuzda yaptigimiz Anket sonucu ortaya cikan tablo:
AKP 31 (50%)
CHP 10 (16%)
MHP 7 (11%)
BDP 3 (4%)
SP 2 (3%)
DP 0 (0%)
BBP 3 (4%)
DSP 0 (0%)
HSP 0 (0%)
HEPAR 1 (1%)
ANAP 0 (0%)
BTP 0 (0%)
İP 0 (0%)
TKP 0 (0%)
DİĞER 1 (1%)
HİÇBİRİNE 3 (4%)
verilen oylar: 61
Anket sona ermistir...
12 Haziran 2011 Pazar
Blogumuzda yaptigimiz Anket sonucu ortaya cikan tablo:
AKP 31 (50%)
CHP 10 (16%)
MHP 7 (11%)
BDP 3 (4%)
SP 2 (3%)
DP 0 (0%)
BBP 3 (4%)
DSP 0 (0%)
HSP 0 (0%)
HEPAR 1 (1%)
ANAP 0 (0%)
BTP 0 (0%)
İP 0 (0%)
TKP 0 (0%)
DİĞER 1 (1%)
HİÇBİRİNE 3 (4%)
verilen oylar: 61
Anket sona ermistir...
25 Nisan 2011 Pazartesi
HZ. CEBRÂİL'İN DÜŞMANI ALLAH'IN DA DÜŞMANIDIR
HZ. CEBRÂİL'İN DÜŞMANI ALLAH'IN DA DÜŞMANIDIR
25 NİSAN 2011 PAZARTESİ - 22 CEMÂZİL-EVVEL 1432
Bir gün Yahûdiler "Yâ Ömer! Muhammed'in Ashâbı içinde senin gibi sevdiğimiz yok, diğerleri gelir geçer, canımızı sıkar, sen öyle yapmazsın bunun için sana çok ümid besliyoruz." dediler.
Hz. Ömer sordu, "Sizce en büyük yemin nedir?" "Tûr-i Sînâ'da Mûsâ'ya..Tevrat'ı indiren Rahmân adına yemindir" dediler Hz. Ömer kendilerine böyle yemin vererek "Muhammed'i kitabınızda buluyor musunuz?" diye sordu, cevap vermediler. "Ne oluyorsunuz söyleyin. Vallâhi ben size dinimde şekkim (tereddüdüm) bulunduğu için sual sormuyorum" dedi. Birbirlerinin yüzüne baktılar. İçlerinden biri kalktı "Söyleyin yoksa söyleyeceğim" dedi. Onun üzerine dediler ki "Evet biz onu kitabda buluyoruz. Lâkin ona vahiy getiren melek Cebrail'dir. Cebrâil ise bizim düşmanımızdır. O hep azâb öldürme zelzele gibi şiddetlerin sâhibidir. Eğer ona geien Mikâil olsa idi her halde îman ederdik. Çünkü Mikâil bütün rahmete, merhamete, ucuzluğa, selâmete vazifeli bir melektir."
Hz. Ömer sordu "Tûr-i Sînâda Mûsâ'ya Tevrat'ı indiren Rahman hakkı için söyleyin, Allah katında Cebrail'in (a.s.) makamı nedir?" Dediler ki, "Cebrail sağında, Mîkâil solundadır" Hz. Ömer, öyle ise şâhid olun ki Allah'ın sağındakine düşman olanlar, solundakine de düşmandırlar ve bunlara düşman olan Allah'a da düşmandır" dedi ve olanları Resûlullah'a (s.a.v.) haber vermek için döndü. Resûlullah'ın (s.a.v.) huzûruna varınca gördü ki Cebrâil (a.s.) ondan evvel vahiy getirmiş Resûlullah (s.a.v.) kendisine şu âyetleri okuyuvermiştir (meâli): "Söyle, her kim Cebrâil'e düşman ise bilsin ki o, o Kur'anı senin kalbin üzerine Allah'ın izniyle indirdi, önündekileri tasdikleyici ve mü'minlere bir hidâyet ve müjde olmak için. Her kim Allah'a ve Allah'ın meleklerine ve peygamberlerine ve Cebrail'e ve Mîkâil'e düşman olur ise bilsin ki Allah kâfirlerin düşmanıdır." (Bakara Sûresi âyet 97, 98)
Kaynak: Fazilet Takvimi / 12 MART 2011 PERSEMBE - 7 REBÎ'UL-ÂHIR 1432
25 NİSAN 2011 PAZARTESİ - 22 CEMÂZİL-EVVEL 1432
Bir gün Yahûdiler "Yâ Ömer! Muhammed'in Ashâbı içinde senin gibi sevdiğimiz yok, diğerleri gelir geçer, canımızı sıkar, sen öyle yapmazsın bunun için sana çok ümid besliyoruz." dediler.
Hz. Ömer sordu, "Sizce en büyük yemin nedir?" "Tûr-i Sînâ'da Mûsâ'ya..Tevrat'ı indiren Rahmân adına yemindir" dediler Hz. Ömer kendilerine böyle yemin vererek "Muhammed'i kitabınızda buluyor musunuz?" diye sordu, cevap vermediler. "Ne oluyorsunuz söyleyin. Vallâhi ben size dinimde şekkim (tereddüdüm) bulunduğu için sual sormuyorum" dedi. Birbirlerinin yüzüne baktılar. İçlerinden biri kalktı "Söyleyin yoksa söyleyeceğim" dedi. Onun üzerine dediler ki "Evet biz onu kitabda buluyoruz. Lâkin ona vahiy getiren melek Cebrail'dir. Cebrâil ise bizim düşmanımızdır. O hep azâb öldürme zelzele gibi şiddetlerin sâhibidir. Eğer ona geien Mikâil olsa idi her halde îman ederdik. Çünkü Mikâil bütün rahmete, merhamete, ucuzluğa, selâmete vazifeli bir melektir."
Hz. Ömer sordu "Tûr-i Sînâda Mûsâ'ya Tevrat'ı indiren Rahman hakkı için söyleyin, Allah katında Cebrail'in (a.s.) makamı nedir?" Dediler ki, "Cebrail sağında, Mîkâil solundadır" Hz. Ömer, öyle ise şâhid olun ki Allah'ın sağındakine düşman olanlar, solundakine de düşmandırlar ve bunlara düşman olan Allah'a da düşmandır" dedi ve olanları Resûlullah'a (s.a.v.) haber vermek için döndü. Resûlullah'ın (s.a.v.) huzûruna varınca gördü ki Cebrâil (a.s.) ondan evvel vahiy getirmiş Resûlullah (s.a.v.) kendisine şu âyetleri okuyuvermiştir (meâli): "Söyle, her kim Cebrâil'e düşman ise bilsin ki o, o Kur'anı senin kalbin üzerine Allah'ın izniyle indirdi, önündekileri tasdikleyici ve mü'minlere bir hidâyet ve müjde olmak için. Her kim Allah'a ve Allah'ın meleklerine ve peygamberlerine ve Cebrail'e ve Mîkâil'e düşman olur ise bilsin ki Allah kâfirlerin düşmanıdır." (Bakara Sûresi âyet 97, 98)
Kaynak: Fazilet Takvimi / 12 MART 2011 PERSEMBE - 7 REBÎ'UL-ÂHIR 1432
30 Mart 2011 Çarşamba
CEHENNEMİN ÜZERİNDEKİ SEKİZ KÖPRÜ
CEHENNEMİN ÜZERİNDEKİ SEKİZ KÖPRÜ
30 MART 2011 CARSAMBA -
Cehennem üzerine kurulmuş sekiz köprü vardır. Bu köprülerin birincisinde kul Allah'a îmandan suâl olunur. Mümin ise kurtulur değilse cehenneme yuvarlanır.
Sonra ikincisine geçer. Orada abdest ve namazdan sual olunur. Eğer bunları noksan yapmışsa yine cehenneme yuvarlanır. Rükûlarını ve secdelerini tam yapmışsa cehenneme düşmekten kurtulur.
Sonra üçüncüsüne geçer orada zekâttan sual olunur. Zekâtını tam olarak vermişse kurtulur.
Sonra dördüncüsüne geçer oruçtan sual olunur. Orucunu tam olarak tutmuşsa kurtulur.
Beşincisine geçer orada hacdan sual olunur. (Mükellef olup da) bunu eda etmişse kurtulur.
Sonra altıncısına geçer ve emanetten sual olunur. Emânete hıyânet etmemişse kurtulur.
Sonra yedincisine geçer ve gıybet nemîme; koğuculuk ve iftirâ yapıp yapmadığından sual olunur. Eğer yapmamışsa kurtulur.
Sonra sekizincisine geçer ve haram yeyip yemediğinden sual olunur. Yememişse kurtulur. Aksi takdirde cehenneme yuvarlanır.
Kaynak: Fazilet Takvimi / 11 Mart 2011 Persembe
30 MART 2011 CARSAMBA -
Cehennem üzerine kurulmuş sekiz köprü vardır. Bu köprülerin birincisinde kul Allah'a îmandan suâl olunur. Mümin ise kurtulur değilse cehenneme yuvarlanır.
Sonra ikincisine geçer. Orada abdest ve namazdan sual olunur. Eğer bunları noksan yapmışsa yine cehenneme yuvarlanır. Rükûlarını ve secdelerini tam yapmışsa cehenneme düşmekten kurtulur.
Sonra üçüncüsüne geçer orada zekâttan sual olunur. Zekâtını tam olarak vermişse kurtulur.
Sonra dördüncüsüne geçer oruçtan sual olunur. Orucunu tam olarak tutmuşsa kurtulur.
Beşincisine geçer orada hacdan sual olunur. (Mükellef olup da) bunu eda etmişse kurtulur.
Sonra altıncısına geçer ve emanetten sual olunur. Emânete hıyânet etmemişse kurtulur.
Sonra yedincisine geçer ve gıybet nemîme; koğuculuk ve iftirâ yapıp yapmadığından sual olunur. Eğer yapmamışsa kurtulur.
Sonra sekizincisine geçer ve haram yeyip yemediğinden sual olunur. Yememişse kurtulur. Aksi takdirde cehenneme yuvarlanır.
Kaynak: Fazilet Takvimi / 11 Mart 2011 Persembe
Etiketler:
Cehennem,
Dini Bilgiler,
Fazilet Takvimi
20 Mart 2011 Pazar
MÜCVER (6 kişilik)
MÜCVER (6 kişilik)
20 MART 2011 CARSAMBA
Malzemeler: 1 su bardağı un 1'er adet rendelenmiş kabak havuç ve patates 2 adet ince kıyılmış yeşil soğan 4-5 dal ince kıyılmış dereotu ve maydanoz 100 gr ufalanmış beyaz peynir 2 yumurta 1 çorba kaşığı süt tuz karabiber kekik
Yapılışı: Sebzeler bir kapta karıştırılır. Süt yumurta un ilave edilir. İyice karıştırılan malzemenin unu kâfi gelmezse biraz daha eklenebilir. Isıtılmış ve hafif yağlanmış yapışmaz tavaya birer yemek kaşığı bu malzemeden dökülür. Her iki tarafı kızarıncaya kadar pişirilir. Yoğurtla birlikte servis edilebilir. Afiyet olsun...
20 MART 2011 CARSAMBA
Malzemeler: 1 su bardağı un 1'er adet rendelenmiş kabak havuç ve patates 2 adet ince kıyılmış yeşil soğan 4-5 dal ince kıyılmış dereotu ve maydanoz 100 gr ufalanmış beyaz peynir 2 yumurta 1 çorba kaşığı süt tuz karabiber kekik
Yapılışı: Sebzeler bir kapta karıştırılır. Süt yumurta un ilave edilir. İyice karıştırılan malzemenin unu kâfi gelmezse biraz daha eklenebilir. Isıtılmış ve hafif yağlanmış yapışmaz tavaya birer yemek kaşığı bu malzemeden dökülür. Her iki tarafı kızarıncaya kadar pişirilir. Yoğurtla birlikte servis edilebilir. Afiyet olsun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


