27 Haziran 2010 Pazar

SÜNNETİN DİNİMİZDEKİ YERİ

SÜNNETİN DİNİMİZDEKİ YERİ
27 HAZIRAN 2010 PAZAR

"Kişinin koltuğuna kurulup benden hadîs nakletmesi ve 'Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı var. Onda helâl olarak bulduğumuzu helâl sayar, haram olarak bulduğumuzu da haram sayarız.' demesi yakındır. Dikkat edin! Resûlullah'ın (hadîs-i şerîflerinde) haram kıldığı da Allah'ın (Kur'ân'da) haram kıldığı gibidir."

İmrân bin Husayn (r.a.) şefaate dâir hadîs-i şerîfi zikretti. Orada bulunanlardan bir kişi:

- Ya İmrân! Siz bizlere hadîs rivayet ediyorsunuz. Fakat biz bunların Kur'ân-ı Kerîm'de aslını bulamıyoruz, dedi. İmrân (r.a.) bu söz üzerine o adama şöyle dedi:

- Sen Kur'ân-ı Kerîm okudun mu?

- Evet.

- Kur'ân-ı Kerîm'de yatsı namazının dört, akşamın üç, sabahın iki, öğleyle ikindinin de dört rekat olduğunu bulabildin mi?

- Hayır.

- Peki bunları kimden öğrendin? Bizden öğrenmedin mi? Biz de Resûlullah'tan (s.a.v.) öğrenmedik mi? Siz Kur'ân'da kırk koyunda bir koyun, şu kadar deveye şu kadar, şu kadar paraya şu kadar dirhem(gümüş para) zekât düştüğünü bulabildiniz mi?

- Hayır.

- Öyleyse bunları kimden öğrendiniz? Bizden öğrenmediniz mi? Biz de Resûlullah'tan (s.a.v.) öğrenmedik mi? Yine Kur'ân'da "...Ve o beyt-i atîki (Kabe'yi) tavaf etsinler." (Hac- 29) âyetini görmediniz mi? Orada 'Kâbe'yi yedi defa tavaf edin, makamın arkasında iki rek'at namaz kılın' diye bir şeye rastladınız mı?

- Hayır.

İmrân (r.a.), Siz Allâhü Teâlâ'nın Kur'ân'ında şöyle buyurduğunu duymadınız mı? (meâlen) "...Bir de peygamber size her ne (emir) verirse tutun, nehyettiginden (yasakladığından)de sakının..." (Haşr Sûresi, âyet 7)

İmrân (r.a.) daha sonra şöyle dedi: Biz Resûlullah'tan (s.a.v.) sizin bilmediğiniz şeyler öğrendik.

Kaynak: Fazilet Takvimi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder