Ahmed bin hanbel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmed bin hanbel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2010 Cuma

TEVEKKÜL EDERLER

TEVEKKÜL EDERLER
12 MART 2010 CUMA

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor: "Hac mevsiminde bana ümmetler gösterildi. Ümmetimin dağları ve ovaları doldurduğunu gördüm. Onların bu durumu ve çokluğu çok hoşuma gitti. Bana, 'Razı mısın?' denildi. Ben de, 'Evet' dedim. Allah şöyle buyurdu:

'Onlarla birlikte, ümmetinden yetmiş bin tanesi hesapsız olarak cennete girecektir. Onlar, dağlama yapmazlar, uğur için kuş uçurmazlar (fal ile uğraşmazlar), üfürükçülük yapmazlar ve Rab'lerine tevekkül ederler (her halde O'na güvenip dayanırlar).

Ukkâşe (r.a) ayağa kalkarak,

'Yâ Resûlallah! Allah'a dua ediniz de beni onlardan yapsın' dedi. Resûlullah,

'Allahım, bunu onlardan yap' dedi. Bir başkası daha ayağa kalkarak, 'Allah'a dua ediniz, beni de onlardan yapsın' dedi. Resûlullah (s.a.v), 'Ukkâşe seni geçti' buyurdu."
(Ahmed bin Hanbel)

3 Şubat 2010 Çarşamba

BORÇ VERMENİN SEVABI

BORÇ VERMENİN SEVABI
03 SUBAT 2010 ÇARSAMBA


İnsanlarin manevi degerlerini kaybettigi günümüzde, birbirlerine borç verenler de azalmakta. İhtiyaci olanlar en yakinlarindan dahi borç alamaz olmuslar. Halbuki çok sevap olan bu is hakkinda Peygamber Efendimiz (s.a.v) söyle buyurur:

"Kim birine belli bir süreligine borç verirse, sürenin dolacagi vakte kadar her günü icin kendisine bir sadaka sevabi yazilir. Borcun ödeme vakti geldikten sonra tekrar süre tanirsa, bekledigi her gün icin de verdigi borç para kadar sadaka sevabi yazilir." (Ahmed bin Hanbel)

"Cennetin kapisinda, 'Sadaka icin on misli, borç icin on sekiz misli sevap verilir' yazildigini gördüm." Ben, 'Ey Cibril! Ödünç nicin sadakadan daha üstün oluyor?" diye sordum, söyle dedi: 'Cünkü dilenci (çogu kere) yaninda para oldugu halde sadaka ister; borç isteyen ise ancak ihtiyaci oldugu icin ister' diye cevap verdi." (İbn Mace) Anahtar Kelimeler: Borc verme - Borc vermek - Borc vermenin sevabi - Borc veren sevap kazanir - Ödünc verme - Ödünc vermek - Ödünc vermenin sevabi - Ödünc veren sevap kazanir

29 Ocak 2010 Cuma

TEDAVİ DİNİN EMRİDİR

TEDAVİ DİNİN EMRİDİR
29 OCAK 2010 CUMA

Tedavi olmak kulun tevekkülünü noksanlaştırmaz. Cünkü Resûlullah (s.a.v) tedaviyi emretmiş ve şöyle haber vermiştir: "Hicbir hastalık yoktur ki şifası olmasın. Onu bilen bilir, bilmeyen bilmez. Ancak ölüm icin bir ilac yoktur." (Ahmed bin Hanbel)

"Ey Allah'ın kulları, tedavi olunuz." (Ebû Davud)

Hz. Peygamber'e (s.a.v) ilac kullanmanın ve okuyarak tedavi etmenin kaderi engelleyip engellemeyecegi soruldugunda şöyle buyurdu: "Bunlar da Allah'ın kaderindendir." (Tirmizî)

Bir hadiste de şöyle rivayet edilmiştir:

"Mirac gecesinde karşılaştıgım her bir melek toplulugu bana, ümmetime kan aldırmayı emretmemi söyledi." (Tirmizî)

Resûlullah (s.a.v), akrep sokmasından ve başka şeylerden dolayı tedavi olmuştur. Yine rivayet edildigine göre, herhangi bir yerinde bir yara cıksa onun üzerine kına koyardı. Halbuki kendisi en yüksek seviyede tevekküle sahipti ve insanların en kuvvetlisi idi. Anahtar Kelimeler: Tedavi olmak dinin emridir - tedavi olmak - tedavi olmak dinimizin geregidir -

28 Ocak 2010 Perşembe

GEÇİM SIKINTISI

GEÇİM SIKINTISI
28 OCAK 2010 PERSEMBE


Evlenen kişi, ailenin işlerini düzenleyip yoluna koymak icin özen göstermeli, başlarina gelecek sikinti icinde de iyiliklerinin artmasini istemelidir. Bazan yaşadigi gecim sikintisinda bile iyi muameleyi elden birakmamali ve herşeyde bir hayir oldugunu unutmamalidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur:

"Bir kulun günahari arttigi zaman, günahlarini temizlemesi icin Allah Teâlâ ona üzüntü verir" (Ahmed bin Hanbel)

"Günahlar icinde öyleleri vardir ki ancak gecim icin cekilen sikintilar onu temizler" (Taberânî)

"Dünyanizdan bana şu üc şey sevdirildi: Güzel koku, kadin ve gözümün nuru kilinan namaz" (Nesâî)

"Allah Teâlâ, ailesi kalabalik oldugu halde iffetli olan fakiri sever" (İbn Mâce)

"Kişinin hanimina yaptigi her harcama kendisi icin sadakadir. Kişi, haniminin agzina koydugu bir lokma icin dahi sevap kazanir" (Buhârî)

"Allah Teâlâ nikâhtan hoşlanir, boşanmaya bugzeder. Evlenin, fakat boşanmayin" (Ebû Davud)

7 Ocak 2010 Perşembe

HARAMLARDAN UZAK DURMAK

HARAMLARDAN UZAK DURMAK
07 OCAK 2010 PERSEMBE


Haramlardan sakınmak nâfile ibadetlerle meşgul olmaktan daha önemlidir. Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki :

"Size neyi yasakladıysam onlardan uzak durunuz ve size neyi emrettiysem ondan gücünüz yettiği kadarini yapiniz."

Ahmed bin Hanbel şöyle der :
"Bu ifadeden, haramdan, uzak kalmanın, nâfile ibadetten daha önemli olduğu ortaya çıkar. Çünkü yasaklanan şeyin herhangi bir kısmının bile işlenmesine ruhsat verilmezken nâfile ibadetin yerine getirilmesi insanin gücü ile sınırlandırılmıştır."

Bir âlimde şöyle der :
"İyi amelleri hem iyiler hem de kötüler işler. Ancak günahlardan sadece sıddıklar uzak dururlar."
Resullulah (s.a.v.) şöyle buyurdu :
"Haramlardan sakınarak, insanların en âbidi ol."

Hasan-ı Basrî ise (rah.) şöyle demiştir :
"Âbidler, Allah Teâlâ'nın yasaklarını terketmekten daha faziletli bir ibadet yapmamışlardır."