ALLAH'A KULLUK
25 NİSAN 2010 PAZAR
Allah'a kulluğu sâdâtlar şöyle anlatır:
"Allah'tan başka şeylerin esaretinden kurtulup Allah'a kul olmalıdır."
Hz. Peygamber'in (s.a.v) getirdiklerine uymayı, her şeyi ile kabul etmelidir. Allah Teâlâ'ya itaat ve ibadet de böylece gerçekleşmiş ve kamil iman elde edilmiş olur. Kişi ancak Allah'a kulluk etmekle hür olabilir. İnsanın bütün fıtratı buna göre yaratılmıştır.
İnsan bir cihaz satın aldığı zaman yanında o cihazın ne için imal edildiğini, nasıl kullanılacağını açıklayan el kitabi verilir. Orada yazılı olan şartlara riayet edilirse cihaz bozulmaz ve ondan verim alınır.
Aksi halde arıza yapar ve bir işe yaramaz. İnsanin kitabı ise hiç şüphesiz Kur'ân-ı Hakîm'dir. Bütün varlığı yaratan yüce Allah insanı kendisine kulluk için yarattığını açıkça beyan etmiştir. (Zâriyât 51/56)
Kaynak: Semerkand Takvimi
Zâriyât Suresi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zâriyât Suresi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Nisan 2010 Pazar
ALLAH'A KULLUK
Etiketler:
Allah (c.c),
Dini Bilgiler,
Hz. Muhammed (sav),
İbadet,
İman 2,
İnsan,
Kur'an-ı Kerim,
Zâriyât Suresi
13 Mart 2010 Cumartesi
HAYATIN TÜMÜ BİR İBADETTİR
HAYATIN TÜMÜ BİR İBADETTİR
13 MART 2010 CUMARTESİ
Huzur-ı ilâhîde toplanacak olan insanların, dünyadayken teslimiyet içinde Allah'a yönelmelerine, O'na tazimde bulunmalarına ibadet denir. İnsanın en önemli vazifesi de budur. Yüce Allah şöyle buyurur:
"Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zâriyât 51/56).
İbadet, yüce Mevlâ'nın emirlerini yerine getirip yasakladıklarından kaçınarak kulluk sorumluluğuyla hareket etmektir.
İbadet deyince genellikle anlaşılan namaz, oruç, hac, zekât gibi zamanı ve şekli belli ibadetlerdir. Şüphesiz bunlar en temel ibadetlerdir, ancak ibadeti yalnızca bunlardan ibaret görmek, ibadetin anlamını daraltıp eksiltmektir. İslâm'ın şartlarından olan bu ibadetler, genel ibadeti, yani hayatın her anını kapsayan, kulluğu ayakta tutan temeldir. İşte bu temelle birlikte bütün hayatı kuşatan ibadet halini de dikkate aldığımızda, mücella dinimizin bütün ihtişamıyla belirginleştiğini görürüz.
13 MART 2010 CUMARTESİ
Huzur-ı ilâhîde toplanacak olan insanların, dünyadayken teslimiyet içinde Allah'a yönelmelerine, O'na tazimde bulunmalarına ibadet denir. İnsanın en önemli vazifesi de budur. Yüce Allah şöyle buyurur:
"Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zâriyât 51/56).
İbadet, yüce Mevlâ'nın emirlerini yerine getirip yasakladıklarından kaçınarak kulluk sorumluluğuyla hareket etmektir.
İbadet deyince genellikle anlaşılan namaz, oruç, hac, zekât gibi zamanı ve şekli belli ibadetlerdir. Şüphesiz bunlar en temel ibadetlerdir, ancak ibadeti yalnızca bunlardan ibaret görmek, ibadetin anlamını daraltıp eksiltmektir. İslâm'ın şartlarından olan bu ibadetler, genel ibadeti, yani hayatın her anını kapsayan, kulluğu ayakta tutan temeldir. İşte bu temelle birlikte bütün hayatı kuşatan ibadet halini de dikkate aldığımızda, mücella dinimizin bütün ihtişamıyla belirginleştiğini görürüz.
Etiketler:
Allah (c.c),
Hac,
İbadet,
Namaz,
Oruç,
Zâriyât Suresi,
Zekat
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)