Amel Defteri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amel Defteri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2010 Salı

DEFTER, HESAB, MÜKAFAT VE CEZA

DEFTER, HESÂB, MÜKÂFAT VE CEZA
27 NİSAN 2010 SALI

Mahşerde bütün yaratılmışlar toplanacak ve hep me­lekler saf saf durup adalet dîvânı kurulacak ve herkese ömrünü nereye ve malını nereden kazanıp nerelere harcamış olduğu sorulacaktır.

Önce Cebrail aleyhisselâm davet olunur. İlâhî dîvâ­nın heybetinden titreyerek geldiğinde Cenâb-ı Hak: "Be­nim sana emânet eylediğim emirleri ne yaptın?" deyince: "Peygamberlere tebliğ ettim," diyecek ve peygam­berlerden sual olunduğunda, onlar da: "Yâ Rab, o bize tebliğ etti, biz de ümmetlerimize tebliğ ettik." diyecekler.

Kirâmen kâtibinin dünyâda yazdıkları defterler dağı­tılıp sahiplerine verilecek, herkes amel defterini okuyup dünyâda iken ne işlemiş ise tamamen yazılmış olduğunu görecek ve bir bir hesâbları görülecektir. Cenâb-ı Hakk o gün her mazlumun hakkını zâlimden alıverecektir. Şöyle ki zâlimin hayrından mazlumun hakkı miktarını alıp mazluma verecek ve eğer zâlimin hayırlı ameli yok ise maz­lumun hakkı kadar günâhını zâlimin üzerine yükletecektir. Hayvanların hakları da verilecektir. Şöyle ki biri diğe­rini dürtmüş ise o da onu dürtmekle hakkını alacaktır.

O gün herkes " Nefsî, nefsî " diyerek kendi başının çâ­resini arar ve her kimde az çok hakkı var ise ister. Kişi kardeşinden, anasından ve babasından kaçar.

Şehîdlere gelince, onlar cân verip Cennet almışlar ve Hak Teâlâ ile hesaplarını kesmişler iken onlar da kul hakkıyla hesaba çekilirler.

Mahşerde mizan kurulacak ve herkesin amelleri tartıla­caktır. Sevabı ağır gelenlere Cenâb-ı Hakk Cennet ve Ce­mâli ile lütuf ve ihsan eyleyecek, günâhı ağır gelenler Cehennem'e gireceklerdir. Ancak Cenâb-ı Hakk'ın sırf lü­tuf ve keremi ile affeylediği yâhûd bir taraftan şefaat edi­lenler Cehennem'e girmekten kurtulur, Cennet'e girerler.

O gün peygamberler, şehîdler ve âlimler mü'minlere şefaat eyleyeceklerdir. Cenâb-ı Hakk, hayırlı ameli ile günahları denk olan mü'minlere de merhamet eyler. Onlar bir müddet 'Araf'ta bekledikten sonra onlar da Cennet'e giderler.

Kaynak: Fazilet Takvimi

17 Mart 2010 Çarşamba

AMEL DEFTERİ

AMEL DEFTERİ
17 MART 2010 CARSAMBA

Amel defteri; insan ömrünün hulâsasıdır. Dünyada yaptığı ve her gece ve gündüz meleklerin kaydettikleri sayfalardan bir defter-i kebîr veya onun bilançosu gibi bir sayfaya yazılmış hulâsası vesîkadır.

İnsanın bir işini sağ eliyle yapması, sağlam, dürüst, kendi lehinde ve iyi yapması; sol eliyle yapması da ar­kaya atması ve ihmal etmesi, başkasından umması ma­nalarını ifâde eder. Onun için sevapları yazan melekler sağda, günahları yazan melekler solda denildiği gibi, melek sağdan gelir şeytan soldan gelir denilir.

İnsanın mesuliyeti kendi iradesi ile işlediklerine bağlı­dır. Bu cihetle insan hayır veya şer, sevab veya günah iş­lerken, kendi isteği ile yaptığı için sağındaki ve solundaki meleklere -kâtibine emreder gibi- emredip defterine yazdırdığından kendisi yazmış ve kaydetmiş demek olur.

Eğer o yazdırdığı şeyler, ileride Hakk'ın huzurunda yüzünü kara çıkarmayacak, kârlı, sâlih, doğru dürüst ameller ise o defter kendi lehinde sağlam, mu'teber, hesabına güzel yazı ile yazılmış bir defter olur, onu sağ eliyle alır.

Böyle olmak için her gün Allah'a karşı kendi vicda­nında kendi hesabını görmeli ve ona göre de yarın için hazırlık yapmalıdır.

Vicdanında her gün kendini Hakk'a karşı muhasebe etmeyen kimse, Allah'ın emri çerçevesinde doğru yap­mayan, eğriyi doğru, doğruyu eğri yapmaya kalkışarak defterini kötü amellerle doldurtan kimse defterini ters tutmuş, solak yazmış ve yazdırmış demektir. Bu kimse defterini sol eliyle alır.

Halbuki meleklerin tuttuğu zabıt onun aleyhinde ola­rak, muameleyi olduğu gibi göstermiş ve ona imza etti­rilmiş olduğundan; sağlam, doğru ve mu'teber bulun­duğundan, o kimse de kendinin düşmanı gibi aleyhinde olmak üzere tescîl ve imza etmiş, ters yola gitmiş oldu­ğunu o gün anlamış olur. Anahtar Kelimeler: Itikad - Amel - Amel Defteri - Amel defteri nedir ? Amel defteri neye denir ?

12 Aralık 2009 Cumartesi

ÂHİRETE AİT BÂZI HÂLLER

ÂHİRETE AİT BÂZI HÂLLER


Amel Defteri: Her insanın, dünyâda iyi ve kötü, küçük ve büyük bütün işledikleri melekler tarafından yazılmış olan defterdir. Âhirette sahibine verilecek, "Al kitabını, okul" de­nilecektir.

Mîzân: Mahşerde herkesin iyi ve kötü amellerini tartma­ğa mahsus, manevî bir terazidir.

Sırat: Cehennemin üzerine kurulmuş, üzerinden geçilmesi pek zor bulunan bir köprüdür. Allâhü Teâlâ'nın muhte­rem kulları pek kolaylıkla, hattâ bir kısmı şimşek gibi geçip cennete gireceklerdir. Kâfirler ile şefaate kavuşamayan veya şefaati inkâr eden bir kısım mü'minler de geçemeyip cehenneme düşerler.

Cennet: Hatır ve hayâle gelmeyen sayısız nimetler âle­midir. Mü'minler cennette pek büyük nimetlere ereceklerdir. Husûsiyle Allâhü Teâlâ'yı mekândan, zamandan münez­zeh ve şân-ı ulûhiyetine lâyık olarak vakit vakit görmek şerefine nail olacaklardır ki, buna "Ru'yetullah" denir. İmân sahipleri bu ni'mete nail olduklarında cennetin şâir bütün nimetlerini, zevklerini unutacaklar, en büyük, en ulvî, en rûhânî bir zevke dalacaklardır.

Cehennem: Bütün kâfirler ve bâzı günahkâr mü'minler için yaratılmış, yedi derekeye, aşağı tabakaya bölünmüş bir azâb âlemidir. Burada kâfirler ebedî surette azâbda kala­caklar, günahkâr mü'minler ise bir müddet azâb gördükten sonra affolunarak cennete konulacaklardır.

Kevser Havuzu: Mahşer günü Allâhü Teâlâ'nın Peygamberimiz'e (s.a.v.) ihsan buyurduğu gayet büyük bir ha­vuzdur. Bunun pek tatlı, berrak suyundan mü'minler içecek, mahşerin dehşetinden ileri gelen hararetlerini giderecekler­dir ve bir daha susamayacaklardır.

Şefaat: Âhiret günü bir kısım günahkâr mü'minlerin affe­dilmeleri ve itaatli mü'minlerin de yüksek mertebelere er­meleri için Peygamberimizin (s.a.v.) ve şâir büyük zâtların Allâhü Teâlâ'dan niyaz ve istirhamda bulunmaları, isteme­leridir. Allah'ın izin verdiklerine şefaat ederler.

Âhirette bütün insanlara âit muhakeme ve muhasebenin bir an evvel yapılması için en büyük şefaat, bizim peygambe­rimiz Muhammed Mustafâ (s.a.v.) Hazretleri'nindir. Onun bu şefâatına, şefâat-ı uzmâ denir. Ve onun hâiz olduğu yüksek makama, Makâm-ı Mahmûd denir. Anahtar Kelimeler: Amel Defteri - Mizan - Sirat - Cennet - Cehennem - Kevser Havuzu - Sefaat - Mahser günü - Ahiret günü - Makam-i Mahmud - sefaat-i uzma