Akşemseddin hazretleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Akşemseddin hazretleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2010 Perşembe

HAZRETİ EBU EYYUB el-ENSARİ (R.A.)

HAZRETİ EBÛ EYYÛB el-ENSÂRÎ (R.A.)
13 MAYIS 2010 PERSEMBE

Asıl ismi Hâlid bin Zeyd olan Hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.) Peygamber Efendimizin bütün gazvelerin­de ve seriyyelerinde bulunmuştur. Hulefâ-yı Râşidîn zamanındaki gazalarda bulunur ve İslâm askerlerinin kah­ramanlıklarını artırmak için himmet buyururlar idi.

Hz. Ali'nin (k.v.) zamanında hilâfet merkezi Irak'da bulunduğu esnada Hz. Hâlid bin Zeyd (r.a.) Medine-i Münevvere'ye kaymakam ta'yin edilmiş idi. Hâriciler üzerine sefer olacağını haber alınca Medine emirliğin­den istifa edip gazaya katıldılar. Hz. Muâviye (r.a.)'ın hi­lâfeti esnasında Medine-i Münevvere'de ikâmet ediyor, günlerini ibâdet ve tâatla geçiriyordu. Ne zaman gazaya çıkılsa hemen hazırlanır, gaza ordusuna katılırdı.

Hz. Ebû Eyyûb-i Ensârî, Kostantiniyye'yi (İstanbul) fetih için Hz. Muâviye (r.a.)'ın oğlu Yezid kumandasın­daki orduya katıldı. Hicretin ellinci senesinde Kostantiniyye civarına vardılar ve Kağıthane vadisinde ko­naklayarak Kostantiniyye'yi muhasaraya başladılar.

Ebû Eyyûb-i Ensârî (r.a.) Hazretlerinin hastalığı se­ferin ilk senesinde şiddetini göstermiş, ikinci sene­sinde daha artınca irtihallerine yakın Yezid ile bazı dostlarını yanına çağırarak âhirete irtihâlinden sonra na'ş-ı şeriflerinin Kostantiniyye (İstanbul) surlarına pek yakın bir yere defnedilmesini vasiyyet ettikten sonra bütün askerleri hüzün içinde bırakarak bu dün­yâdan âhirete irtihal ettiler.

Ebû Eyyûb-i Ensârî (r.a.) Hazretleri'nin mübarek na'şını düşman kalesine en yakın mahalde defnedildi.

Fâtih Sultan Mehmed Hân, Hz. Ebû Eyyûb-i Ensârî'nin mübarek kabrini araştırıp bulmak istiyordu. Hoca­sı Şeyh Akşemseddin Hazretleri Kostantıniyye'nin (İs­tanbul'un) fethinde (h. 857, m. 1453) Hz. Ebû Eyyûb-i Ensârî'nin mübarek kabrini keşfetmiştir,

Fâtih Sultan Mehmet Han kabir üzerine bir türbe ve kıble tarafına da iki minareli bir câmî yaptırdılar.

Kaynak: Fazilet Takvimi

23 Şubat 2010 Salı

BİR NASİHAT

BİR NASİHAT
23 SUBAT 2010 SALI

"Her işe besmele ile başla.
Temiz ol, daim iyiliği âdet edin.
Tembel olma, namaza önem ver.
Nimete şükür, belaya sabret.
Dünyanın mutluluğuna mağrur olma.
Kimseye kızma, eziyet ve cefa etme.
Ömrün uzun olsun istersen, kimsenin nimetine haset etme.
Kimseyi kötüleyip, atıp tutma."

(Akşemseddin)

16 Ocak 2010 Cumartesi

HZ. FÂTİH'İN HOCASI AKŞEMSEDDÎN (K.S.)

HZ. FÂTİH'İN HOCASI AKŞEMSEDDÎN (K.S.)
16 OCAK 2010 CUMARTESI


Akşemseddîn hazretleri'nin ismi Muhammed bin Hamza'dır. İslâmın ilk halifesi Hz. Ebû Bekr'is-Sıddîk (r.a.) Haz­retlerinin neslinden olup, 1389 (H. 792)'da Şam'da dün­yâya geldi. Yedi yaşında iken Kur'ân-ı Kerîm'i hatmetti. Tahsilini Osmancık ve Amasya'da tamamladı. Aynı yer­deki medreseye müderris oldu. Bir müddet sonra Hacı Bayrâm-ı Velî hazretlerine intisâb etti ve ondan hilâfet alarak Göynük'e vardı, bir değirmen kurdu ve bu yolla maîşetini temin ederken, diğer taraftan halkı irşada başladı.

Tıb ilminde de mahir olan Akşemseddîn hazretleri hastalıklara hangi bitkilerin ilaç olduğunu bilirdi. Bu hu­sustaki ilmi pek meşhur idi. Hastalıkların gözle görülme­yecek kadar ufak canlı tohumlar (mikroplar) ile yayıldı­ğından ilk olarak bahseden odur. Akşemseddîn hazret­leri, kanseri de araştırmıştır. Tıptaki şöhreti o dereceye vardı ki birkaç defa Edirne sarayına çağrıldı. Fâtih'in hocalığını yaptı, İstanbul'un fethinde bulundu ve Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin (r.a.) kabrini keşfetti. İstanbul'un fet­hinden sonra tekrar memleketi Göynük'e döndü ve ora­da vefat eyledi. (Kuddise sirruhû)

Buyurdular ki: "Velî, insanlardan gelen sıkıntılara kat­lanıp, tahammül eden kimsedir. Sıkıntıları göğüsler, belâlar yüzünden şikâyetçi olmaz ve kin beslemez, düş­manlık göstermez. O, toprak gibidir. Toprağa her türlü kötü şey atılır. Fakat topraktan hep güzel şeyler biter."