Katil Cin Devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Katil Cin Devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Cesetleri gömecek yer bulunamıyor

Cesetleri gömecek yer bulunamıyor

Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Tümtürk, Uygurluların sokağa çıkmasına izin verilmediğini ve bir tiyatro salonunda 200'den fazla ceset bulunduğunu anlattı.

Yaşananların bir haftalık katliamlarla izah edilemeyeceğini ve olayların perde arkası olduğunu belirten Seyit Tümtürk, şunları kaydetti:

"1949’da komünist Çin tarafından işgal edilen Doğu Türkistan, maalesef çok yoğun bir soykırım ve asimilasyon politikasına maruz kaldı. Doğu Türkistan’da, aile planlaması adı altında uygulanan nüfus kontrolü, nükleer denemeler, işsizlik, açlık, sefalet, yoksulluk, insan hakları ihlalleri ve zulüm bugünkü faciayı meydana getirdi. Son üç gün içinde ölü sayısı, bizim elimize geçen bilgilere göre en az 600 civarındadır. Tam teyit edemediğim rakamlara göre ise bu sayı 2 bin ile 3 bin arasında değişiyor.

Henüz bugün aldığım bir bilgiyi arz ediyorum: Doğu Türkistan’da iki tane cami imha edildi. Birisi yakılarak, birisi patlatılarak. Ayrıca bir Uygur tiyatrosunda 200 civarında Uygur gencinin cesedinin bulunduğu bilgisi elime ulaşmış durumda. Cesetleri saklayacak yer yok. Tiyatro boş olduğu için içine koymuşlar.

Dün gece artık bu katliama dayanamayan Uygur polisleri, Urumçi’de görev yapan çok az sayıdaki Türk kardeşimiz, Çin asker ve polislerinin de katıldığı katliamı hazmedemedi ve Uygurların yaşadığı mahallelerde koruma amaçlı barikat oluşturdu.

SOKAĞA ÇIKMAK SADECE UYGURLULARA YASAK

Bölgedeki sokağa çıkma yasağı da sadece Uygurlulara uygulanıyor. Bütün Çinliler sokakta. Sokağa dökülen Uygurlular da temizleniyor, toplu halde imha ediliyor. Uygurlular ancak beş-altı mahallede, 1000-2000 kişilik gruplar halinde kendilerini koruyabiliyorlar. Hiç birinin elinde tek bir silah ve tabanca yok.

Kaynak: NTV-MSNBC

Urumci de Tengri Camii yakildi

Urumçi'de Tengri Camii yakıldı


Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de bulunan Han Tengri Camiisi çinliler tarafından yakıldı.

Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de bulunan Han Tengri Camiisi çinliler tarafından yakıldı. Çinliler tarafından göstermelik olarak ibadete açık tutulan tarihi camii ateşe verildi.

Ayrıca Urumçi'de bulunan Nangizu camii'de ateşe verilmiş durumda.

DOĞU TÜRKİSTAN'DA OLAYLAR BÜYÜYOR

Müslüman Uygur Türkleri' nin evlerini basarak insanları kurşuna dizen Çinliler bugünde Doğu Türkistan' da ki camileri yakmaya başladılar. 600 kadar Uygur Konsul Sokak' ta ki camide nöbet tutmaya başladılar. Sincan Tıp Üniversitesi ve Sincan Tarım Üniversitesini basan çinliler polisin müdahelesi ile geri çekildi.
Anahtar Kelimeler: Katil Cin Devleti - Cinliler camii yakiyor - cinliler camileri yakti - Urumci - Urumqi - Nangizu cami yakildi - Han Tengri camii yakildi - cin zulmü camilere sicradi -
Kaynak: Timeturk

Tuketiciler cin mallarina boykot hazirliginda

Tüketiciler, Çin mallarına boykot hazırlığında

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olayların hesabını, Çin mallarına yönelik kapsamlı bir boykotla sormaya hazırlandıklarını söyledi.

Dinç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'de patlak veren olaylarda, Çin güvenlik güçlerinin ''yüzlerce Uygur'u öldürmesinin'' kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Türk ve İslam ülkelerine de yoğun şekilde mal satan Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Türk ve Müslümanlara karşı takındığı olumsuz tavrın kabul edilemeyeceğini bildiren Dinç, ''Çin, giderek artan ekonomik güce güvenerek dünyanın gözü önünde katliamlar yapıyor. Ancak 70 milyonluk Türkiye olarak bizden bu insanlık dışı olaylara sessiz kalmamızı kimse beklemesin'' dedi.

Tüketici bilincinin Türkiye'de hızla arttığını ve son benzin fiyatı örneğinde olduğu gibi, sermaye şirketleri ne kadar büyük olursa olsun Türkiye'deki bilinçli ve tepkili tüketici karşısında geri adım atmak zorunda kaldığını ifade eden Mustafa Dinç, şunları kaydetti:

''Daha önce defalarca karşılaşılan olumsuz durumları protesto etmek için Fransız, İsrail ve Danimarka mallarına karşı boykot kampanyası başlatmıştık. Bu protestolarımızın hepsinde başarılı sonuçlar elde ettik. Ancak listeye aldığımız bazı firmalar bir başka ülkenin şirketi olduklarını belirterek itiraz etmişti. Şimdi Çin'i protesto etmeye hazırlanıyoruz. Çin'den gelen her ürünün üzerinden ''Made in China'' ya da ''Made in P.R.C.'' yazıyor. Zaten Türkiye'deki tüketicilerimiz, ucuz, kalitesiz, kullanışsız ve daha da önemlisi çoğu petrol ürünlerinden yapılan sağlıksız malları nedeniyle Çin ürünlerine karşı tepkili. Çin'in Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşattığı katliamların hesabını, Çin mallarına yönelik kapsamlı bir boykotla soracağız. Çünkü bugün dünyada savaş ekonomik alanda yaşanıyor. Türkiye'de ürün satışları bir azalsın, Çin o zaman ne yapacak göreceğiz.''

-BOYKOTA ÇAĞRI

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Dinç, bu hafta içinde başlatacakları ''Çin Mallarını Boykot'' kampanyası için, tüm Türk cumhuriyetlerini ve Çin mallarının en önemli pazarı durumunda olan Müslüman ülkelerin halklarına da çağrıda bulunacaklarını bildirdi.

Bu protestoya katılan ve ''Çin malına hayır'' diyen tüketicinin aynı zamanda yerli ekonomilerine de büyük katkı sağlamış olacağını belirten Dinç, ''Bu eylemle hem Çin'i dize getireceğiz hem de ülkemizde Çin mallarının istilasına uğramış sektörlere güç kazandıracağız. Ayrıca kaliteli ve güvenli yerli malı kullanma alışkanlığını geliştirmiş olacağız'' dedi.

Dinç, Çin mallarını boykot kampanyasının bugüne kadar Türkiye'de örneği görülmemiş etkiler yapacağını ve kampanyanın bugüne kadarki en geniş katılımcı tüketici tepkisi olacağına yürekten inandıklarını söyledi.

Kaynak: AA

Dogu Turkistan'da sanli direnis

Türkistan'da şanlı direniş

Urumçi’de dün katliamın ikinci günüydü. Ellerinde palalar ve sopalarla binlerce Çinli, Uygur avına çıktı. Bir avuç Uygur kadın ise kentin ortasında dim dik durdu...

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki korkunç katliam 2. gününe girdi. Resmi rakamlara göre şu ana kadar 156 kişi öldü 1080 de yaralı var. Sokaklarda dolaşan yüzlerce sopalı ve silahlı Çinli kentte Uygur avına çıktı. Çinli saldırganlarla polis arasında da yer yer çatışmaların yaşandığı bildiriliyor. Dünkü olaylarda da ölü ve yaralıların olduğu bildirilirken sayıları hakkında ise bilgi verilmedi.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLDİ

1434 kişinin tutuklandığı bildiren Urumçi’de dün gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Resmi Çin haber ajansı Şinhua, kararın bölge hükümeti tarafından alındığını duyurdu. Urumçi’de yaşayan ve BBC’ye ulaşan ‘Linuxleio’ takma ismini kullanan bir Çinli, olayları ‘korkunç’ olarak niteledi. Linuxleio, daha önce de Urumçi’de benzer şiddet olaylarına tanık olduğunu kaydederek, dün yaşananların ‘en korkunç ve en kanlı şiddet olayları’ olduğunu belirtti.

DİĞER KENTLERE DE SIÇRADI

Dünyayla iletişimin tamamıyla kesildiği bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak Çin Resmi Haber Ajansı Şinhua, ‘onyıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmalar’ değerlendirmesinde bulundu. Haberde, bölgenin ikinci büyük kenti Kaşgar’da da 200 kişilik bir grubun protesto gösterisi yaptığı belirtilirken, camide toplandıkları ifade edilen bu grubun dağıtıldığı kaydedildi. Haberde, protestocu grupların Kaşgar’ın farklı yerleri ile yine gergin atmosferin bulunduğu Yili ve Aksu kentlerinde de biraraya gelmeye çalıştıkları ifade edildi. Urumçi’de, ellerinde sopalarla Uygurları saldırmak isteyen Çinliler’e karşı polis göz yaşartıcı bomba kullandı. Resmi Şinhua haber ajansı, bazı apartman sakinlerinin taş ve sopalarla olası bir saldırıya karşı hazırlık yaptıklarını duyurdu.

ÖLENLERLE İLGİLİ AYRINTI YOK

Çin kaynakları, olayların 25 Haziran’da bir fabrikada çıkan kavgada 2 Uygur’un öldürülmesi üzerine çıktığını belirtirken, değişik kaynaklar söz konusu olaylarda ölümlerin çok daha fazla olduğunu bildiriyor. Şinhua’nın haberinde, olaylarda ölen ve tutuklananların etnik kimlikleriyle ilgili ayrıntılara yer verilmedi. Reuters Ajansı’ da, polisin Uygurlar’ın yaşadığı yerlerde ayrım gözetmeden şiddet uyguladığı nı Uygurlar’ın evlerine de girdiğini ve özellikle gençlerin tutuklandığını belirtti.

DIŞ GÜÇLERİ SORUMLU TUTTULAR

Sincan Uygur Özerk Bölgesi Başkanı Nuri Bekri olaylardan dış güçleri ve ABD’de bulunan Rabia Kader’i sorumlu tuttu. Çin Komünist Partisi Urumçi Komitesi ve Belediyesi Sekreteri Li Zhi, olayın sorumlusu olan suçluların yasalara göre cezalandırılacağını ifade etti.

SORUMLULAR BULUNMALI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden yaşanan olayların başlangıcından itibaren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından bilgilendirildiği, diplomatik olarak olayların durdurulması için çözüm yolları arandığı bildirildi. Erdoğan’ın talimatıyla Dışişleri Bakanlığı’nın dün gece de yoğun mesai sarf ettiği öğrenildi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, Urumçi’de meydana gelen olayları derin bir üzüntü ve kaygıyla izlediklerini söyledi. Davutoğlu, ayrıca olaya sebep olan kişilerin bir an önce tespit edilmesi için gerekli girişimlerin yapılması çağrısında bulundu. Davutoğlu, barışın ve huzurun yeniden sağlanmasını konusunda Çin hükümetine çağrıda bulundu. Türkiye olarak olayları yakından takip ettiklerinin altını çizen Davutoğlu, ‘Ümit ederiz ki bu gerilim durur. Bölge için gerçekleşecek huzur için hükümet olarak hazırız’ dedi.

Kaynak: Ajanslar

Katil Çin 500 Uygur Türk'ünü Öldürdü

Katil Çin 500 Uygur Türk'ünü Öldürdü


Dünya Uygur Kongresi Lideri Rabia Kader, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Çatışmalarda 500 Uygur'un Polis Tarafından Öldürüldüğünü Söyledi.

Dünya Uygur Kongresi lideri Rabia Kader, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki çatışmalarda 500 Uygurun polis tarafından öldürüldüğünü söyledi. Wall Street Journal Asia'ya makale yazan Kader, pazar gecesi Urumçi'de polis ateşi ya da dayağı yüzünden 500 Uygurun öldüğünü savundu.

Doğu Türkistan'daki Uygur kaynaklarına dayandırdığı makalesinde Kader, olayların başta Kaşgar olmak üzere Sincan'ın başka bölgelerine doğru yayıldığını kaydetti. Kader, Çinli yetkililerin Uygurları hedef alan güvenlik önlemlerini de kınadı.

Çinli yetkililer, olaylarda 156 kişinin öldüğünü, 1080 kişinin yaralandığını 1400'den fazla kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Kaynak: AA

Dogu Turkistan da Cinliler Turklerin evlerini basiyor

Çinliler, Türklerin evlerini basıyor

Dogu Türkistan'da Çinliler Türklerin Evlerine Baskınlar Yaparak Katliamlara Devam Ediyor.

Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde başlayan ve Çin resmi rakamlarına göre 150 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların ardından bölgede sokağa çıkma yasağı uygulandığı bildirildi. Sadece Uygur Türklerine yönelik uygulanan bu yasağı fırsat bilen Çinlilerin Türklerin evlerine baskınlar yaparak katliamlara devam ettiği belirtildi.

Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit Avşar, bölgeden gelen son haberlerin çok kötü olduğunu söyledi. Bölgede yaşayan halkın yurt dışındaki insanlara bir şekilde ulaşarak 'Türklere yönelik Çin'in başlattığı katliamlar şiddetini artırdı' bilgilerinin kendilerine ulaştığını belirtti. Abdulmecit Avşar, dün gece sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen Çinlilerin, Uygur Türklerinin evlerini basarak katliam gerçekleştirdiği bilgilerinin bizzat olayları yaşayan insanlar tarafından duyurulmaya çalışılarak yardım talepleri olduğunu ifade etti. Birlik Başkanı Avşar, uydu telefonundan kendilerini arayan Uygurların, olayların tırmandığını, sokağa çıkma yasağının sadece Uygur Türklerine yönelik uygulandığını söylediklerini belirtti. Avşar, "Dün gece Uygur Türklerinin evlerini basan binlerce Çinli, çoluk çocuk, kadın erkek demeden insanları darp etmiş ve onlarca insanın ölümüne sebebiyet vermiştir. Önceki gün akşam saatlerinde Urumçi'de de Tumoris Otel basılarak orada da Uygurlar linç edilmiş" diye konuştu.

Bölgedeki halkla yaptıkları konuşmalarda ilginç bilgilere ulaştıklarını anlatan Avşar, Çinli yetkililerin, televizyonlarda sürekli Uygurların kendilerini savunmak için yaptıkları gösterileri, Uygur Türklerinin adeta Çinlilere saldırıyor şeklinde vermeye çalıştığını ve Çin halkını galeyana getirdiklerini söylediğini aktardı. Avşar, "Yaşanan hadiselerden ve katliamdan, televizyonlarda yanlı yayınlar yapan, halkı kışkırtan Çinli yetkililer sorumludur. Anlaşılan o ki, sokağa çıkma yasağı sadece göstermelik, daha doğrusu Uygurlara yönelik. Amacın Çinli yetkililer tarafından etnik çatışma bahanesiyle, Doğu Türkistan'da soykırım yapmak olduğu o kadar açık ki" şeklinde sözlerini tamamladı.

Kaynak: CHA