14 Temmuz 2009 Salı

Gurbetcinin araci sarampole yuvurlandi

Gurbetçinin aracı şarampole yuvurlandı

Kayseri'de izne gelen gurbetçileri taşıyan otomobil 3 metre yüksekten şarampole uçarak takla attı. Kazada 9 kişi yaralandı.

Kayseri-Sivas yolunun 40. kilometresinde Sultanhanı (Tuzhisar) köyü yakınlarında meydana gelen trafik kazasında, Paşa Mehmet Sinanoğlu isimli gurbetçinin kullandığı Hollanda plakalı otomobil direksiyon hakimiyetinin kaybolması sonucu 3 metre yükseklikten şarampole uçtu. Mucur nedeniyle gerçekleştiği sanılan kazada yolun sol şeridinden kayarak şarampole yuvarlanan otomobil birkaç takla attıktan sonra durabildi.

Kazada şoför Paşa Mehmet Sinanoğlu ile birlikte eşi, kayınpederi, kayınvalidesi ve 4 çocuğu hurdaya dönen otomobilden hava yastıkları sayesinde yaralı olarak kurtuldu. Yaralılar Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Şoför Paşa Mehmet Sinanoğlu'nun ağabeyi Güngör Sinanoğlu, kazanın mucur ve yağmur nedeniyle yolun kayganlaşması sonucu gerçekleştiğini ifade etti. Kardeşinin Hollanda'nın Rotterdam kendinden 3 gün öne izne geldiğini belirten Sinanoğlu, kazanın Sultanhanı köyünden Kayseri'ye giderken meydana geldiğini anlattı.

Öte yandan kazada yaralanan şoför Paşa Mehmet Sinanoğlu'nun kırılan ayaklarına ilk yardım ekiplerinin otomobil parçasıyla tampon yapması dikkat çekti. Anahtar Kelimeler: kayseri - sivas - gurbetçi - trafik kazası - gurbetci - kayseri sivas yolu - 40. kilometre - sultanhani - tuzhisar köyü - pasa mehmet sinanoglu - güngör sinanoglu - hollanda - rotterdam - gurbetci aile -
Kaynak: CHA

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Facia kurbani gurbetci aile ugurlandi

Facia kurbanı gurbetçi aile uğurlandı

Fransa'dan Kars'taki yakınlarını ziyarete gelirken Amasya'nın Taşova ilçesi geçirdikleri trafik kazasında ölen aynı aileden 5 kişinin cenazesi, Kars'ın Kağızman ilçesinde toprağa verildi.

Kazada ölen İrfan Aras (36), eşi Bedriye Aras (34), çocukları Serhat Aras (11), Merve Aras (10) ve Enes Aras'ın (4) cenazeleri, yakınları tarafından özel araçlarla Kağızman ilçesine getirildi.

Cenazeler, Çayarası Köyü Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından, köy mezarlığında toprağa verildi. İlçe Kaymakamı Çetin Çelik ile çok sayıda vatandaşın katıldığı cenaze töreninde, Aras ailesinin yakınları sinir krizi geçirdi.

Çayarası köylüleri, kazada ölen İrfan Aras'ın 10 yıl önce çalışmak için Fransa'ya gittiğini ve 5 yıl önce de eşi ve çocuklarını yanına aldığını söyledi. Köylüler, kazada bir ailenin yok olmasının köyde büyük bir üzüntüye neden olduğunu ifade etti.

Fransa'dan gelen ve Kars'ın Kağızman ilçesine giden İrfan Aras yönetimindeki 771 ARZ 93 yabancı plakalı otomobil, Amasya'nın Taşova ilçesinde, Durusu yöresinde karşı yönden gelen Erdal Yılmaz'ın kullandığı 37 DY 462 plakalı kamyonla çarpışmış, otomobilde bulunan Aras ailesinden 5 kişi ölmüştü. Etiketler: gurbetçi aile trafik kazası kamyon kaza amasya kaza ölüm

Kaynak: AA

Fransa'dan Ölüm İznine Geldiler

Fransa'dan Ölüm İznine Geldiler

Fransa’dan yıllık izinlerini geçirmek için memleketleri Kars’a gitmekte olan gurbetçi ailenin otomobili Amasya’da kaza yaptı. Faciada 5 kişilik aile yok oldu.

Amasya’nın Taşova İlçesi’ndeki kaza dün 01.00 sıralarında Ilısu Mevkii’nde meydana geldi. Fransa’dan yıllık izinlerini geçirmek için memleketeleri Kars’a giden ailenin içinde bulunduğu İrfan Aras (36) yönetimindeki 771 ARZ 93 yabancı plakalı otomobil şerit ihlali yapınca, karşı yönden gelen Erdal Yılmaz (44) yönetimindeki 37 DY 462 plakalı kamyonla çarpıştı. Can pazarının yaşandığı kazada, sürücü İrfan Aras, eşi Bedevi (34), çocukları Serhat (11), Merve (10) ve Enes (4) yaşamını yitirdi.

Kamyon şoförü gözaltında

Çağrılan ambulansla Amasya Şerefeddin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan minik Enes, burada yapılan tüm müdahaleye karşın kurtarılamadı. Gözaltına alınan kamyon sürücüsü Erdal Yılmaz, “Her şey bir anda oldu. Kamyonu kaçırmaya çalıştım, ama olmadı. Otomobil kamyonun altına girdi” dedi. Kaza nedeniyle trafiğe kapanan Amasya-Taşova Karayolu, araçların çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından yeniden ulaşıma açıldı. Anahtar Kelimeler: Fransali Aile kaza yapti - Amasya - Tasova - Ilisu Mevkî - Kars - Irfan Aras (40) - Bedevi Aras (37) - Serhat Aras (9) - Merve Aras (7) - Enes Aras (3) - otomobil - araba - plaka - 771 ARZ 93 - 37 DY 462 - kamyon - Erdal Yilmaz (44)

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Cesetleri gömecek yer bulunamıyor

Cesetleri gömecek yer bulunamıyor

Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Tümtürk, Uygurluların sokağa çıkmasına izin verilmediğini ve bir tiyatro salonunda 200'den fazla ceset bulunduğunu anlattı.

Yaşananların bir haftalık katliamlarla izah edilemeyeceğini ve olayların perde arkası olduğunu belirten Seyit Tümtürk, şunları kaydetti:

"1949’da komünist Çin tarafından işgal edilen Doğu Türkistan, maalesef çok yoğun bir soykırım ve asimilasyon politikasına maruz kaldı. Doğu Türkistan’da, aile planlaması adı altında uygulanan nüfus kontrolü, nükleer denemeler, işsizlik, açlık, sefalet, yoksulluk, insan hakları ihlalleri ve zulüm bugünkü faciayı meydana getirdi. Son üç gün içinde ölü sayısı, bizim elimize geçen bilgilere göre en az 600 civarındadır. Tam teyit edemediğim rakamlara göre ise bu sayı 2 bin ile 3 bin arasında değişiyor.

Henüz bugün aldığım bir bilgiyi arz ediyorum: Doğu Türkistan’da iki tane cami imha edildi. Birisi yakılarak, birisi patlatılarak. Ayrıca bir Uygur tiyatrosunda 200 civarında Uygur gencinin cesedinin bulunduğu bilgisi elime ulaşmış durumda. Cesetleri saklayacak yer yok. Tiyatro boş olduğu için içine koymuşlar.

Dün gece artık bu katliama dayanamayan Uygur polisleri, Urumçi’de görev yapan çok az sayıdaki Türk kardeşimiz, Çin asker ve polislerinin de katıldığı katliamı hazmedemedi ve Uygurların yaşadığı mahallelerde koruma amaçlı barikat oluşturdu.

SOKAĞA ÇIKMAK SADECE UYGURLULARA YASAK

Bölgedeki sokağa çıkma yasağı da sadece Uygurlulara uygulanıyor. Bütün Çinliler sokakta. Sokağa dökülen Uygurlular da temizleniyor, toplu halde imha ediliyor. Uygurlular ancak beş-altı mahallede, 1000-2000 kişilik gruplar halinde kendilerini koruyabiliyorlar. Hiç birinin elinde tek bir silah ve tabanca yok.

Kaynak: NTV-MSNBC

Urumci de Tengri Camii yakildi

Urumçi'de Tengri Camii yakıldı


Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de bulunan Han Tengri Camiisi çinliler tarafından yakıldı.

Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de bulunan Han Tengri Camiisi çinliler tarafından yakıldı. Çinliler tarafından göstermelik olarak ibadete açık tutulan tarihi camii ateşe verildi.

Ayrıca Urumçi'de bulunan Nangizu camii'de ateşe verilmiş durumda.

DOĞU TÜRKİSTAN'DA OLAYLAR BÜYÜYOR

Müslüman Uygur Türkleri' nin evlerini basarak insanları kurşuna dizen Çinliler bugünde Doğu Türkistan' da ki camileri yakmaya başladılar. 600 kadar Uygur Konsul Sokak' ta ki camide nöbet tutmaya başladılar. Sincan Tıp Üniversitesi ve Sincan Tarım Üniversitesini basan çinliler polisin müdahelesi ile geri çekildi.
Anahtar Kelimeler: Katil Cin Devleti - Cinliler camii yakiyor - cinliler camileri yakti - Urumci - Urumqi - Nangizu cami yakildi - Han Tengri camii yakildi - cin zulmü camilere sicradi -
Kaynak: Timeturk

Tuketiciler cin mallarina boykot hazirliginda

Tüketiciler, Çin mallarına boykot hazırlığında

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olayların hesabını, Çin mallarına yönelik kapsamlı bir boykotla sormaya hazırlandıklarını söyledi.

Dinç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'de patlak veren olaylarda, Çin güvenlik güçlerinin ''yüzlerce Uygur'u öldürmesinin'' kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Türk ve İslam ülkelerine de yoğun şekilde mal satan Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Türk ve Müslümanlara karşı takındığı olumsuz tavrın kabul edilemeyeceğini bildiren Dinç, ''Çin, giderek artan ekonomik güce güvenerek dünyanın gözü önünde katliamlar yapıyor. Ancak 70 milyonluk Türkiye olarak bizden bu insanlık dışı olaylara sessiz kalmamızı kimse beklemesin'' dedi.

Tüketici bilincinin Türkiye'de hızla arttığını ve son benzin fiyatı örneğinde olduğu gibi, sermaye şirketleri ne kadar büyük olursa olsun Türkiye'deki bilinçli ve tepkili tüketici karşısında geri adım atmak zorunda kaldığını ifade eden Mustafa Dinç, şunları kaydetti:

''Daha önce defalarca karşılaşılan olumsuz durumları protesto etmek için Fransız, İsrail ve Danimarka mallarına karşı boykot kampanyası başlatmıştık. Bu protestolarımızın hepsinde başarılı sonuçlar elde ettik. Ancak listeye aldığımız bazı firmalar bir başka ülkenin şirketi olduklarını belirterek itiraz etmişti. Şimdi Çin'i protesto etmeye hazırlanıyoruz. Çin'den gelen her ürünün üzerinden ''Made in China'' ya da ''Made in P.R.C.'' yazıyor. Zaten Türkiye'deki tüketicilerimiz, ucuz, kalitesiz, kullanışsız ve daha da önemlisi çoğu petrol ürünlerinden yapılan sağlıksız malları nedeniyle Çin ürünlerine karşı tepkili. Çin'in Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşattığı katliamların hesabını, Çin mallarına yönelik kapsamlı bir boykotla soracağız. Çünkü bugün dünyada savaş ekonomik alanda yaşanıyor. Türkiye'de ürün satışları bir azalsın, Çin o zaman ne yapacak göreceğiz.''

-BOYKOTA ÇAĞRI

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Dinç, bu hafta içinde başlatacakları ''Çin Mallarını Boykot'' kampanyası için, tüm Türk cumhuriyetlerini ve Çin mallarının en önemli pazarı durumunda olan Müslüman ülkelerin halklarına da çağrıda bulunacaklarını bildirdi.

Bu protestoya katılan ve ''Çin malına hayır'' diyen tüketicinin aynı zamanda yerli ekonomilerine de büyük katkı sağlamış olacağını belirten Dinç, ''Bu eylemle hem Çin'i dize getireceğiz hem de ülkemizde Çin mallarının istilasına uğramış sektörlere güç kazandıracağız. Ayrıca kaliteli ve güvenli yerli malı kullanma alışkanlığını geliştirmiş olacağız'' dedi.

Dinç, Çin mallarını boykot kampanyasının bugüne kadar Türkiye'de örneği görülmemiş etkiler yapacağını ve kampanyanın bugüne kadarki en geniş katılımcı tüketici tepkisi olacağına yürekten inandıklarını söyledi.

Kaynak: AA

Dogu Turkistan'da sanli direnis

Türkistan'da şanlı direniş

Urumçi’de dün katliamın ikinci günüydü. Ellerinde palalar ve sopalarla binlerce Çinli, Uygur avına çıktı. Bir avuç Uygur kadın ise kentin ortasında dim dik durdu...

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki korkunç katliam 2. gününe girdi. Resmi rakamlara göre şu ana kadar 156 kişi öldü 1080 de yaralı var. Sokaklarda dolaşan yüzlerce sopalı ve silahlı Çinli kentte Uygur avına çıktı. Çinli saldırganlarla polis arasında da yer yer çatışmaların yaşandığı bildiriliyor. Dünkü olaylarda da ölü ve yaralıların olduğu bildirilirken sayıları hakkında ise bilgi verilmedi.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLDİ

1434 kişinin tutuklandığı bildiren Urumçi’de dün gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Resmi Çin haber ajansı Şinhua, kararın bölge hükümeti tarafından alındığını duyurdu. Urumçi’de yaşayan ve BBC’ye ulaşan ‘Linuxleio’ takma ismini kullanan bir Çinli, olayları ‘korkunç’ olarak niteledi. Linuxleio, daha önce de Urumçi’de benzer şiddet olaylarına tanık olduğunu kaydederek, dün yaşananların ‘en korkunç ve en kanlı şiddet olayları’ olduğunu belirtti.

DİĞER KENTLERE DE SIÇRADI

Dünyayla iletişimin tamamıyla kesildiği bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak Çin Resmi Haber Ajansı Şinhua, ‘onyıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmalar’ değerlendirmesinde bulundu. Haberde, bölgenin ikinci büyük kenti Kaşgar’da da 200 kişilik bir grubun protesto gösterisi yaptığı belirtilirken, camide toplandıkları ifade edilen bu grubun dağıtıldığı kaydedildi. Haberde, protestocu grupların Kaşgar’ın farklı yerleri ile yine gergin atmosferin bulunduğu Yili ve Aksu kentlerinde de biraraya gelmeye çalıştıkları ifade edildi. Urumçi’de, ellerinde sopalarla Uygurları saldırmak isteyen Çinliler’e karşı polis göz yaşartıcı bomba kullandı. Resmi Şinhua haber ajansı, bazı apartman sakinlerinin taş ve sopalarla olası bir saldırıya karşı hazırlık yaptıklarını duyurdu.

ÖLENLERLE İLGİLİ AYRINTI YOK

Çin kaynakları, olayların 25 Haziran’da bir fabrikada çıkan kavgada 2 Uygur’un öldürülmesi üzerine çıktığını belirtirken, değişik kaynaklar söz konusu olaylarda ölümlerin çok daha fazla olduğunu bildiriyor. Şinhua’nın haberinde, olaylarda ölen ve tutuklananların etnik kimlikleriyle ilgili ayrıntılara yer verilmedi. Reuters Ajansı’ da, polisin Uygurlar’ın yaşadığı yerlerde ayrım gözetmeden şiddet uyguladığı nı Uygurlar’ın evlerine de girdiğini ve özellikle gençlerin tutuklandığını belirtti.

DIŞ GÜÇLERİ SORUMLU TUTTULAR

Sincan Uygur Özerk Bölgesi Başkanı Nuri Bekri olaylardan dış güçleri ve ABD’de bulunan Rabia Kader’i sorumlu tuttu. Çin Komünist Partisi Urumçi Komitesi ve Belediyesi Sekreteri Li Zhi, olayın sorumlusu olan suçluların yasalara göre cezalandırılacağını ifade etti.

SORUMLULAR BULUNMALI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden yaşanan olayların başlangıcından itibaren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından bilgilendirildiği, diplomatik olarak olayların durdurulması için çözüm yolları arandığı bildirildi. Erdoğan’ın talimatıyla Dışişleri Bakanlığı’nın dün gece de yoğun mesai sarf ettiği öğrenildi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, Urumçi’de meydana gelen olayları derin bir üzüntü ve kaygıyla izlediklerini söyledi. Davutoğlu, ayrıca olaya sebep olan kişilerin bir an önce tespit edilmesi için gerekli girişimlerin yapılması çağrısında bulundu. Davutoğlu, barışın ve huzurun yeniden sağlanmasını konusunda Çin hükümetine çağrıda bulundu. Türkiye olarak olayları yakından takip ettiklerinin altını çizen Davutoğlu, ‘Ümit ederiz ki bu gerilim durur. Bölge için gerçekleşecek huzur için hükümet olarak hazırız’ dedi.

Kaynak: Ajanslar

Katil Çin 500 Uygur Türk'ünü Öldürdü

Katil Çin 500 Uygur Türk'ünü Öldürdü


Dünya Uygur Kongresi Lideri Rabia Kader, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Çatışmalarda 500 Uygur'un Polis Tarafından Öldürüldüğünü Söyledi.

Dünya Uygur Kongresi lideri Rabia Kader, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki çatışmalarda 500 Uygurun polis tarafından öldürüldüğünü söyledi. Wall Street Journal Asia'ya makale yazan Kader, pazar gecesi Urumçi'de polis ateşi ya da dayağı yüzünden 500 Uygurun öldüğünü savundu.

Doğu Türkistan'daki Uygur kaynaklarına dayandırdığı makalesinde Kader, olayların başta Kaşgar olmak üzere Sincan'ın başka bölgelerine doğru yayıldığını kaydetti. Kader, Çinli yetkililerin Uygurları hedef alan güvenlik önlemlerini de kınadı.

Çinli yetkililer, olaylarda 156 kişinin öldüğünü, 1080 kişinin yaralandığını 1400'den fazla kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Kaynak: AA

Dogu Turkistan da Cinliler Turklerin evlerini basiyor

Çinliler, Türklerin evlerini basıyor

Dogu Türkistan'da Çinliler Türklerin Evlerine Baskınlar Yaparak Katliamlara Devam Ediyor.

Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde başlayan ve Çin resmi rakamlarına göre 150 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların ardından bölgede sokağa çıkma yasağı uygulandığı bildirildi. Sadece Uygur Türklerine yönelik uygulanan bu yasağı fırsat bilen Çinlilerin Türklerin evlerine baskınlar yaparak katliamlara devam ettiği belirtildi.

Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdulmecit Avşar, bölgeden gelen son haberlerin çok kötü olduğunu söyledi. Bölgede yaşayan halkın yurt dışındaki insanlara bir şekilde ulaşarak 'Türklere yönelik Çin'in başlattığı katliamlar şiddetini artırdı' bilgilerinin kendilerine ulaştığını belirtti. Abdulmecit Avşar, dün gece sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen Çinlilerin, Uygur Türklerinin evlerini basarak katliam gerçekleştirdiği bilgilerinin bizzat olayları yaşayan insanlar tarafından duyurulmaya çalışılarak yardım talepleri olduğunu ifade etti. Birlik Başkanı Avşar, uydu telefonundan kendilerini arayan Uygurların, olayların tırmandığını, sokağa çıkma yasağının sadece Uygur Türklerine yönelik uygulandığını söylediklerini belirtti. Avşar, "Dün gece Uygur Türklerinin evlerini basan binlerce Çinli, çoluk çocuk, kadın erkek demeden insanları darp etmiş ve onlarca insanın ölümüne sebebiyet vermiştir. Önceki gün akşam saatlerinde Urumçi'de de Tumoris Otel basılarak orada da Uygurlar linç edilmiş" diye konuştu.

Bölgedeki halkla yaptıkları konuşmalarda ilginç bilgilere ulaştıklarını anlatan Avşar, Çinli yetkililerin, televizyonlarda sürekli Uygurların kendilerini savunmak için yaptıkları gösterileri, Uygur Türklerinin adeta Çinlilere saldırıyor şeklinde vermeye çalıştığını ve Çin halkını galeyana getirdiklerini söylediğini aktardı. Avşar, "Yaşanan hadiselerden ve katliamdan, televizyonlarda yanlı yayınlar yapan, halkı kışkırtan Çinli yetkililer sorumludur. Anlaşılan o ki, sokağa çıkma yasağı sadece göstermelik, daha doğrusu Uygurlara yönelik. Amacın Çinli yetkililer tarafından etnik çatışma bahanesiyle, Doğu Türkistan'da soykırım yapmak olduğu o kadar açık ki" şeklinde sözlerini tamamladı.

Kaynak: CHA

4 Temmuz 2009 Cumartesi

Bulgaristan'da kazada ölen gurbetçilerin kimlikleri

Bulgaristan'da kazada ölen gurbetçilerin kimlikleri

Almanya'dan Türkiye'ye gitmek üzere Bulgaristan'dan transit geçiş yaparken Lübimets kasabası yakınında kaza geçiren gurbetçilerin kimlikleri belli oldu.

Bulgaristan'dan transit geçiş yaparken Lübimets kasabası yakınında karşı yönden gelen bir Sırp otobüsüyle çarpışan Alman plakalı minibüs'te ölen Türk vatandaşlarının Nevşehir'in Gülşehir ilçesinden olduğu öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, nüfusları Nevşehir'in Gülşehir ilçesinde kayıtlı olduğu belirlenen Türkler, Almanya'nın Braunschweig kentinden Türkiye'ye gidiyordu.

Türkiye'nin Filipe Başkonsolosluğu, hayatını kaybeden 7 Türkün, Soner Kılıç (39), Memiş Büyükkılıçoğlu (49), Kezban Büyükkılıçoğlu (45), Murat Büyükkılıçoğlu (18), Uğurcan Büyükkılıçoğlu (11), Özlem Büyükkılıçoğlu (22) ve Abdülsamet Büyükkılıçoğlu (19) olduğunu bildirmişti.Anahtar Kelimeler: almanya'dan türkiye'ye gitmek üzere bulgaristan'dan transit geçiş yaparken lübimets kasabası yakınında kaza yapan - gurbetci aile - Nevsehir - Gülsehir - Hannover Soner Kilic - Memis Büyükkilicoglu - Kezban Büyükkilicoglu - Murat Büyükkilicoglu - Ugurcan Büyükkilicoglu - Özlem Büyükkilicoglu - Abdülsamet Büyükkilicoglu - Braunschweig - BS OU 8778 - BS - OU 8778 - Brunswick -
Kaynak: AA
YORUM VE BASSAGLIGINDA BULUNMAK ISTEYENLER ALTTAKI YORUM YAZ'A TIKLAYIN

Bulgaristan'da kaza'da 7 Türk öldü

Bulgaristan'da kazada 7 Türk öldü

Bulgaristan'ın Lübimets ile Svilengrad kasabası arasında meydana gelen trafik kazasında 1'i çocuk, 7 Türk hayatını kaybetti.

İçişleri Bakanlığından edinilen bilgiye göre, Almanya'dan Türkiye'ye gitmek üzere Bulgaristan'dan transit geçiş yapmaya çalışan Braunschweig plakalı bir minibüs Svilengrad kasabasına yakın bir yerde karşı yönden gelen bir Sırp otobüsüyle çarpıştı.

Saat 06.15'te meydana gelen kazada minibüste bulunan 1'i çocuk, 7 kişi hayatını kaybetti. Otobüsün şoförünün de kazada yaralandığı bildirildi.

Yetkililer, kazada hayatını kaybeden Türk vatandaşlarının kimliklerinin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Kaza yüzünden E-80 otoyolu trafiğe kapatılırken, transit geçiş yapan ve çoğunluğunu gurbetçilerin oluşturduğu araçlar Hamzabeyli-Lesovo gümrük kapısına yönlendiriliyor. Anahtar Kelimeler: Sila yolu - bulgaristan - kaza - yedi Türk öldü - 7 Türk yasamini yitirdi - 7 Türk hayatini kaybetti - bulgaria - bulgarien - lübimets - svilengrad kasabası - trafik kazası - münih plakalı minibüs - sırp otobüsü - Almanya - Almanya'dan Türk aile - Türkiye'ye giderken - E-80 otoyolu - Hamzabeyli - Lesovo gümrük kapisi - yönlendirme - Braunschweig - BS OU 8778 - Brunswick
Kaynak: AA
Photobucket
YORUM VE BASSAGLIGINDA BULUNMAK ISTEYENLER ALTTAKI YORUM YAZ'A TIKLAYIN

28 Haziran 2009 Pazar

MSN Web Messenger hizmeti bitiyor

MSN Web Messenger hizmeti bitiyor


Microsoft, resmi ağızdan 30 Haziran'da MSN servisini durduracağını açıkladı. Paniğe gerek yok! Detaylar, bu haberde.

Bir süredir, e-posta zincirleri ile ulaşan "MSN Paralı Oluyor" asparagasından hemen sonra, resmi ağızdan gelen açıklama, yüreklere su serpti.


Evet, MSN sonlandırılıyor. Ama sadece web üzerinden sunulan servis (Web Messenger) bu işlemden nasibini alıyor.

Web Messenger resmi blog'da yapılan açıklamada 30 Haziran 2009'da, http://webmessenger.msn.com adresi üzerinden yayın yapan Web Messenger servisi bu tarihten itibaren hizmetini sona erdirecek.



Bu ekran, bir daha görülmeyecek.

Bu tarihten itibaren, söz konusu servise girmek isteyenler http://people.live.com adresine yönlendirilecekler. Web üzerinden MSN keyfi ise Hotmail e-posta servisi üzerinden, yeni servislerin de desteği ile gerçekleştirilecek.

25 Haziran 2009 Perşembe

Regaib Kandiliniz mübarek olsun

Regaib Kandiliniz mübarek olsun

Photobucket


Tüm okuyucularımızın ve İslâm âleminin,
Allah'ın (c.c) nimet, rahmet ve mağfiretinin müminlere bol bol ihsan edildiği Regaib Kandili'ni tebrik eder, milletimiz, İslâm ve insanlık âlemi icin hayırlara, barış ve huzur dolu günlere vesile olmasını Cenâb-ı Hak'tan niyaz ederim.
Saygılarımla
AYISIGI BLOG Editörü

24 Haziran 2009 Çarşamba

Rahmet mevsimi 3 aylar basladi

Rahmet mevsimi 3 aylar başladı


Müminlerin heyecanla beklediği 'üç aylar' bugün başladı. Perşembeyi cumaya bağlayan gecede de Regaib Kandili olarak idrak edilecek.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Recep ayı ile başlayıp Şaban ile devam eden, rahmeti, feyzi ve bereketi bol olan Ramazan ile noktalanan bu huzur ve maneviyat mevsiminin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bardakoğlu, "Bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek, aramızdaki çekişmeleri ve kırgınlıkları, şahsi menfaat hesaplarını bir tarafa bırakıp yüce dinimizin bizden istediği sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulmasına, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine, insani ve ahlaki meziyetlerin yaygınlaşmasına gayret gösterelim." çağrısında bulundu.

Üç aylar ismiyle tanınan bu rahmet mevsimi, içinde barındırdığı özel geceler, Allah'ın rahmetinin müminlere bol bol ikram edildiği, mağfiretinin, lütuf ve kereminin sağanak gibi yağdığı zaman dilimleri olarak bilinir. Zira bugünlerde kalpler aynı duygu etrafında birleşip çarpar, eller aynı düşüncelerle semaya açılır, gözlerden aynı hissiyatın yaşları süzülürken, dillerden dua ve tesbihler aynı aşkla dökülür. Ayrıca bu aylar insanlara, durup düşünmenin, geçip giden zamanın değerini idrak etmenin ve daha iyi değerlendirmenin çaba ve imkanlarını sunar. Günlük hayatın koşuşturması ve yoğun temposu içinde insan, zaman zaman gönül âlemine nazar kılma ve içe doğru bir yönelişi yaşama ihtiyacı duyar. İşte bu mübarek gün ve geceler böyle bir deruni muhasebeye de vesile olur. Kılınan namazlar, tutulan oruçlar, verilen zekâtlar bu aylarda bir farklılık kazanır. İbadetler bir başka huşu içerisinde yapılır. Hakk'a olan bağlılık yeni bir boyut kazanır.

Üç aylarda kalplerin aynı duygu etrafında birleşip çarptığını, ellerin aynı düşüncelerle semaya açılarak gözlerden aynı hissiyatın yaşları süzüldüğünü dile getiren Bardakoğlu, üç ayların her insana durup düşünmenin, geçip giden zamanın değerini idrak etmenin ve daha iyi değerlendirmenin çaba ve imkanlarını sunduğunu söyledi. Üç ayların dini hayatımıza olumlu anlamda yeni bir heyecan, canlılık ve ivme kazandırdığına dikkat çeken Bardakoğlu, "Bu mübarek ay ve geceler, Yaratıcı'mıza, ailemize, çocuklarımıza, vatanımıza, milletimize ve tüm insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızın olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatmakta, yanlış ve kusurlarımızdan dönmemize vesile olmaktadır." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı, "İlahi rahmete fazlasıyla mazhar olan bu mübarek gün ve gecelerde kendimizi sorgulamaya ve dinin manevi ikliminde gönül huzuru, istikamet ve özgüven kazanmaya, ihtiraslarımızı dizginleyip menfaat ve çekişmelerden uzak kalmaya ihtiyacımız daha fazla artmaktadır." diyerek üç ayların İslam âlemine hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.

23 Haziran 2009 Salı

Bulgaristan da gurbetci Türk aileye saldiri

Bulgaristan'da gurbetci Türk aileye saldiri


Almanya'dan Türkiye'ye Tatil İçin Yola Çıktılar. Ama Yolculukları Bulgaristan'da Kabusa Döndü.

Almanya'dan Türkiye'ye tatil için yola çıktılar. Ama yolculukları Bulgaristan'da kabusa döndü. Komşu ülkede, anne baba ve 2 çocuklarını elektrik direğine kelepçelediler, arabalarını yaktılar, değerli eşyelerini çaldılar...

Bulgaristan'dan transit geçiş yapan yabancıların korkulu rüyası olan otoyol mafyası, uzun bir sessizlik döneminin ardından yine sahneye çıktı.

Essen'den tatil için Türkiye'ye gitmeye çalışan Türk ailesi, Filibe kenti bölgesinde polis giysili soyguncuların hedefi oldu.

Bulgaristan İçişleri Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, Almanya'nin Essen sehrinden Türkiye'ye tatil için dönen gurbetçi aile, Filibe kenti yakınlarında “E-5 Trakya Otoyolu'nda polis giysisi giymiş kişiler tarafından durduruldu.

ANNE BABA VE 2 ÇOCUĞA EZİYET

Anne, baba ve 2 çocuktan oluşan gurbetçi aile, trafik kontrolünden geçeceklerini sanarken, silahlı 2 soyguncuyla karşı karşıya geldiler. Soyguncular, silah tehdidiyle etkisiz duruma getirdikleri Türk aileyi Eski Zağra bölgesinde Granit köyü merasına götürdüler.

PARALARINI ALMAKLA KALMADILAR

Ailenin tüm bireylerini bir elektrik direğine kelepçeleyen soyguncular, arabada bulunan 3 bin 500 Avro, cep telefonları, kimlik belgeleri ve tüm değerli eşyaları çaldılar. Soyguncular, bununla da yetinmeyip aracı da benzin dökerek yaktılar ve kendilerine ait beyaz bir otomobille kaçtılar.

SÖZDE ÖNLEMLER ALINMIŞTI...

Soruşturma sürdürüldüğü için isimleri açıklanmayan gurbetçi ailenin, saatler sonra yoldan geçen bir kişinin durumu polise bildirmesi üzerine kurtulduğu öğrenildi.

Emniyet yetkilileri, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığını ve soyguncuların yakalanması için ülke genelinde operasyonlar düzenlendiğini bildirdiler.

Bulgaristan İçişleri Bakanlığı Basın Merkezi, kısa bir süre tatil için Avrupa'dan Türkiye'ye giden Türk gurbetçilerin güvenliğini sağlamak üzere otoyol güzergahlarında güvenlik önlemlerinin artırıldığını açıklamıştı. Anahtar Kelimeler: Bulgaristan da dehset - Bulgaristan da Türk aileye saldiri - Bulgaristan da Türk aileye saldirildi - Gurbetci aile Bulgaristan da soyuldu - Bulgatistan da Gurbetci ailenin arabasi yakildi - Bulgaristan - Bulgar soyguncular - Bulgar - soyguncu - saldirgan - corbaci - Bulgar dehseti - Filibe - Almanya - Gurbetci - Bulgaristan da tehlike - Anne - Baba - 2 Cocuk - trafik kontrolü - silhali saldiri - Bulgar gaspi - Sila yolunda bulgar zulmü - Izin yolu - Essen - Essen'den - yolculuk - Erdogan ailesi - Baba Arif Erdogan - Kiz Hatice Erdogan - Ogul Erdal Erdogan - Ormanlik alan - Ormanda soygun - Filibe konsolosu - Erim Özen -

16 Haziran 2009 Salı

Turk kizi bicaklanip dereye atildi

Türk Kızı Bıçaklanıp Dereye Atıldı


Almanya'da vahşi bir cinayet işlendi. Türk kızı Nurcan G. Almanya'nın Recklinghausen kentinde bıçaklanıp bir dereye atıldı. Polis zanlı olarak terk ettiği Türk sevgilisini gözaltına aldı.


NURCAN'IN DRAMI

Alman Bild gazetesinin haberine göre, 22 yaşındaki Türk kızı Nurcan G. eski sevgilisi tarafından bıçaklanarak öldürüldükten sonra cesedi Recklinghausen kentinde Rhein-Herne deresine atıldı.


Gazetenin haberine göre, genç kızın öldürülme nedeni, Türk sevgilisinden ayrılarak bir Alman genciyle çıkmaya başlaması. Alman polisi Şerif Ö. adlı kişinin, talihsiz kızı zorla arabasına bindirerek dere kenarına götürdüğü ve orada defalarca bıçakladıktan sonra, cesedi dereye attığına inanıyor. Polis cinayetle ilgili delil toplamaya devam ediyor, zanlının kaçmasını önlemek için gözaltında tutuyor.

Cinayet masasından bir komiser, "Çok uzun zamandan beri bu derece vahşice öldürülmüş bir cesede rastlamadım" dedi. Anahtar Kelimeler: Nurcan - Nurcan G. - Almanya - 22 yasindaki Türk kizi - Recklinghausen - Rhein-Herne - Türk - Alman - Serif Ö. bicaklama - ceset - Polis - dere - cinayet

5 Haziran 2009 Cuma

Tatlı sözlü ve güler yüzlü olmak

Tatlı sözlü ve güler yüzlü olmak
Cuma Hutbesi / 05 Haziran 2009


Aziz ve muhterem Müslümanlar !

Güleryüzlü ve tatlı dilli olmak olgun Müslümanın vasıflanndandır.

Asık suratlı, kırıcı sözlü kişi karşısındakini kendisinden soğutur. Söyleyeceklerini muhataplarına dinletemez. Bu da Müslüman için büyük bir noksanlıktır.

Her Müslüman, dinine hizmet etmekle mükelleftir. İnsanları irşad hizmeti sadece din görevlilerinin işi değildir. Din ve îman hizmeti inhisar altına alınmaz. Her Müslüman bildiği doğrularla irşad ve tebliğde bulunmalıdır.

Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz'in bizzat kendisi gece gündüz demeden tebliğ vazifesini yürütürken, eshâb-ı kiram da îman hakikatlarını yaymak için aynı faaliyet içindeydiler. Yılmadan, usanmadan Allah'ın dinini dilleriyle, mallarıyla neşrediyorlardı. Demek ki her Müslüman yapıcı bir üslûpla müsbet bir şekilde dinine hizmet etmelidir. Ancak kinci ve kaçıncı değil, sevdirici ve müjdeleyici olmalıdır.

Ebedî rehberimiz, "Kolaylaştınnız, zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz!" buyurmaktadır.

Bu prensiplere uygun olarak müsbet îman hizmeti herkesin en birinci vazifesidir. Bu hususta şu âyet-i kerîme mealine kulak verelim:

"Ey Muhammedi Rabbinin yoluna hikmetle, güzel nasihatla çağır! Onlarla en güzel şekilde mücadele et! Doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. Doğru yolda olanları da en iyi bilen O'dur."

Bu âyet-i kerîmede zikredilen hikmet, hakikati açıklayan ve şüpheleri gideren kat'î delillerdir. Asnn insanlarının anlayışına göre îman hakikatlannı izah etmektir. Sağlam bilgiler vermektir. Güzel nasihattan maksat da ikna edici konuşma, güzel ve sevdirici sözlerle yapılan nasihattir.

En güzel şekilde mücadeleyse, nezâket kaidelerine uygun kavl-i leyyinle, yumuşak ve tatlı dille yapılan irşaddır.

Sert ve kaba davrananlara karşı da müsbet harekettten ayrılmadan, edep ve terbiye dairesinde tatlı ve samimî münazaradır. Vazifemiz daima müsbet harekettir, menfî değil!

Müslümanın tarifini yapan Resûl-i Ekrem (sav) bir hadîs-i şerifinde, "Müslüman elinden ve dilinden insanların emin olduğu kimsedir" buyurmuştur. Böyle bir insan herkes tarafından sevilir, güvenilir, hürmet görür. Mürşidlerin sultanı, en büyük rehberimiz, sevgili Peygamberimiz (sav) daima güler yüzlü, tatlı dilli, herkesi ikna edici sözler söylerdi. Tatlı dille güler yüzün sadaka sevabı getireceğini haber vermiştir.

Hz. Câbir (ra) şöyle der: "Ben Resulullah'tan (sav) çok tebessüm eden insan görmedim."

Evet, O'nun mübarek, nurlu ve güler yüzünü gören bir zat, "Bu yüzde yalan yok!" demiş; yalnız yüzünü görmekle Müslüman olmuştur.

Aziz mü'minler!

Allah (cc) Fir'avun'a gönderdiği Hz. Musa ve Hz. Harun'a (asm) şu emri vermiştir: "Fir'avun'a gidin! Doğrusu o azmıştır! Ona yumuşak söz söyleyin! Belki Öğüt dinler veya korkar."

Bu âyetlerde yumuşak ve tatlı sözün en katı insanlan bile ıslâh edebileceğini görmekteyiz. "Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır" sözü de meşhurdur.

Şu âyet-i kerîmeyi de can kulağımızla dinleyelim: "Ey Muhammed! Allah'ın rahmet eseri olarak sen onlara karşı yumuşak davrandın! Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi."

Başka bir âyet-i kerîmede de, "İyilik ve fenalık bir değildir. Ey inanan kişi! Sen fenalığı en güzel şekilde def et! O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kişinin yakın bir dost gibi olduğunu görürsün! Bu ancak sabredenlere Allah vergisidir. Bu ancak o büyük hazzı tadanlara ihsandır."

Muhterem Müslümanlar !

Şunu unutmamak lâzımdır ki, fena bir adama "İyisin, iyisin!" denildiğinde iyileşmesi ve iyi adama "Fenasın, fenasın!" denildiğinde fenalaşması çok vuku bulur. Şuna buna çatmak, kâfir veya münafık damgasını basmak, damarlara dokundurucu konuşmalar yapmak, İslâm'a uygun bir üslûp değildir, zararlıdır. İslâm'a hizmet, Kur'ân ahkâmım tatlı dille anlatmak ve kendi nefsinde yaşamakla olur. Kötü sözlerden, kırıcı davranışlardan kaçınalım. Güleryüzlü, tatlı dilli olmaya çalışalım. Bizden beklenen budur.

Vazifemiz yara açmak değil, açılmış yaralan sarmaktır. Yıkmak değil, yapmaktır.

Meşhurdur Güleryüzlü sirkeci tatlı dili sayesinde müşterileri toplamış, alâka görmüş. Ekşi yüzlü, sert ifadeli balcı da balını satamamış, müşterileri kaçırmıştır. Neden? Çünkü birinin elinde bal, yüzünde sirke; diğerinin elinde sirke, fakat sureti ve dili bal gibi tatlı... 'Kendimize gelelim! İslâm'ın bal gibi hakikatlarından, îmanın nurlarından, kötü davranışlarımızla insanları mahrum bırakmayalım! Anahtar Kelimeler: Tatli söz - tatli sözlü - tatli sözlü olmak- tatli soz - guler yuz - güler yüz - güler yüzlü - güler yüzlü olmak - islam da tatli söz - dinimiz de tatli söz güler yüz - dinimizde tatli sözlü ve güler yüzlü olmak - Allah - Peygamber efendimiz - cuma hutbesi -

3 Haziran 2009 Çarşamba

Kapikule sinir kapilari sezona hazir

Kapıkule sınır kapıları sezona hazır

Dünyanın ikinci, Türkiye'nin en büyük sınır kapısı olarak nitelendirilen Kapıkule Sınır Kapısı'ndaki modernizasyon çalışmalarının tamamlandığı ve 19 Haziran'da resmi açılış töreni düzenleneceği belirtildi.

Kapıkule Sınır Kapısı'nda incelemelerde bulunan Edirne Valisi Mustafa Büyük, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, programda herhangi bir değişiklik olmaması durumunda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Yap-İşlet-Devret Modeliyle modernizasyonu tamamlanan Kapıkule Sınır Kapısı'nda 19 Haziran Cuma günü resmi açılış töreni düzenleneceğini ve açılışa Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılmasının beklendiğini söyledi.

Vali Büyük, Kapıkule Sınır Kapısı'nın modernizasyonun ardından modern ve konforlu bir sınır kapısı olarak hizmet vereceğini ifade ederek, ''Dünyada az bulunur nitelikte bir sınır kapısına kavuştuk. Temennimiz artık Kapıkule'de sıkıntı yaşanmaması yönünde. Yapılan modernizasyonla Kapıkule'de artık giriş ve çıkışlarda sıkışıklık yaşanmayacak'' dedi.

GURBETÇİ SEZONU İÇİN HAZIRLIKLAR TAMAMLANDI

Vali Büyük, gurbetçi sezonunun başlayacağını anımsatarak, personel eğitiminden, personel takviyesine kadar tüm hazırlıkların tamamlandığını belirtti.

Giriş ve çıkışta 12'şer peron'da hizmet verileceğini anlatan Vali Büyük, şunları kaydetti:

''Geçen yıl temmuz ayında 800 bin kişi Kapıkule'den giriş yapmış, temmuz ayı ortalamalarında bazı günlere 50 bin kişi tekamül ediyor. Yani hakikaten kapıdaki hareket ortada ancak, biz sıkıntıları en aza indirmek için emniyet ve gümrük personelimizin eğitiminden tutun da personel takviyesine kadar pek çok konuda tedbirimizi aldık. Bu arada Gurbetçilerin de sınır kapısından en kısa sürede geçmeleri için evrakları tam olmalı. Geçmiş yıllarda yaşanan sıkıntıları öğrenmek ve gerekli tedbirleri almak üzere yaptığımız toplantıda en çok başkasına ait aracı Türkiye'ye getiren kişilerin vekaletlerinin bazen olmadığı, araçların sigorta poliçelerinin geçerlilik süreleri, araçlarla ilgili evrakların eksiklikleri sorunlarının yaşandığını öğrendik. Bu nedenle sıkıntı yaşamak istemeyenler, mutlaka evrakları tam olarak gümrüğe gelsinler.'' Etiketler: edirne kapıkule sınır sinir kapilari modernizasyon kapikule sinir kapisi izin tatil gurbet sila gurbetten silaya yolculuk gurbetci gurbetciler izinciler tatilciler karayolu türkiye türkei turkey

2 Haziran 2009 Salı

Kardeslik Haklari

Kardeslik Haklari

Müslümanin, din kardesi üzerinde, malda, nefsde (sahsinda), dilde, kalbde; kusurlarini affetmek, hayir duâda bulunmak, samîmî ve vefâli olmak, ona zahmet ve mesakkat vermemek gibi birtakim haklari vardir. Mali üzerinde olan hakki 3 kisimdir:
  • En asagi derecesi, malinin fazlasindan onun ihtiyaclarini görmektir.
  • Orta derecesi, malinda tasarrufta onu kendisiyle müsâvî tutmaktir. Zîrâ kardeslik, böyle olmayi îcab ettirir.
  • Üstün derecesi ise kardesini kendine tercih etmekdir ki bu, derecelerin en büyüklerindendir.

Resûlullâh (s.a.v) söyle buyurdular: "Arkadaslik eden iki kisiden Allâh'a daha sevimli olani, arkadasina karsi muâmelesi daha sevkatli olandir."

Nefsi (sahsi) üzerindeki hakki, ihtiyâci oldugunda bizzat onun yardimina kosmak ve o istemeden kardesinin ihtiyaclarini karsilamaktir.

Dildeki hakki, kardesinin hoslanmadigi birseyi yüzüne vurmamak ve -hudûdû asmadan- hoslanacagi seyleri söylemektir. Enes (r.a): "Resûlullâh (s.a.v) hic kimsenin yüzüne hoslanmadigi bir sözü vurmazdi."

Kalpteki hakki ise kendisi icin sevdigini kardesi icin de sevmek, sirlarini saklamak, ayiplarini örtmek, hatâlarini affetmek, ona vefâli olmak ve sevgisinde samîmî olmaktir. Insanlarin kalbi, sirlarin kabridir. Ahmagin kalbi dilindedir, akillinin dili kalbindedir.

Kardeslik vefâli ve ihlâsli olmak, arkadasinin ölümüne kadar, ölümünden sonra da onun evlâdina ve arkadaslarina alâka ve sevginin devâmi ile olur. Resûlullah (s.a.v) yasli bir kadina ikrâmda bulundu ve "O, Hadîce hayatta iken bize gelirdi." buyurdu. Ahde vefa îmandandir. Mü'mine lâyik olan, daimâ fâzîletleri kendisinde degil kardeslerinde görmesidir. Manidâr bir beyt (tercümesi): Anahtar Kelimeler: Allah - Islam - müslüman - Kardeslik Hakki - Kardeslik Haklari - Resulullah - tevazu - fazilet - mütevazi - din kardesi - hak - kardes hakki -

Tevâzuunu, ahmakligina degil, fâzîletine sayanlara karsi mütevâzi ol,

Dostlarina karsi, fâzîleti dâima kendinde görenlerden de uzak ol.

31 Mayıs 2009 Pazar

Bugun Dunya Sigara icmeme gunu

Bugün 'Dünya Sigara İçmeme Günü'


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre tüm dünyada 1.3 milyar kişi sigara içiyor. Sigaraya bağlı ölüm: Yılda 7 milyon kişi! Bugün bu rakamı birazcık düşürmeye var mısınız ?

Sigara kullanımıyla oluşan önlenebilir hastalık ve ölümlere dikkati çekebilmek için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından etkinlik günü olarak belirlenen ‘31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü’, örgüte üye devletler tarafından 1987 yılından beri kutlanıyor. Gün nedeniyle tüm dünyada sigaranın zararlarına dikkat çekilen etkinlikler düzenleniyor.

Sigara kullanımı, halk sağlığı için ciddi sonuçları olan küresel bir sorun. Sigara tüketiminin ve sigara dumanına maruz kalmanın, ölüme, hastalıklara ve sakatlıklara neden olduğu bilimsel bir gerçek. Dünyada 1.3 milyar kişi sigara içiyor. Başlıca tetikleyicisi sigara kullanımı olan kanserden ölen kişi sayısı yılda 7 milyon, yeni vaka sayısı 11 milyon. 25 milyon insansa kanserle yaşıyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Türkiye’de 20 milyon kişi sigara içiyor. Yılda yaklaşık 100 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklardan hayatını kaybediyor. Türkiye’de sigara satın almak için harcanan para günde 70 milyon TL. 1960-2000 yılları arasında gelişmiş ülkelerde sigara kullanımı yüzde 23 azalırken, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yüzde 3.4 oranında artıyor. Türkiye sigara tüketiminde Avrupa ülkeleri arasında üçüncü, dünya ülkeleri arasında da yedinci sırada yer alıyor.

Pasif içicilik sonucu dünyada 1 milyar, Türkiye’de 21 milyon çocuk evde, işyerlerinde, halka açık yerlerde tütün dumanına maruz kalıyor. Küresel Gençlik Tütün Araştırması verileri, 132 ülkede yaşayan 13-15 yaş arası çocukların yüzde 43,9’unun evde, yüzde 55,8’inin de halka açık yerlerde tütün dumanı soluduğunu gösteriyor. Verilere göre, Türkiye’de sigara kullanımı dolayısıyla yılda 110 bin kişinin öldüğü biliniyor. Türkiye’de tütün kontrolü konusunda son yıllarda önemli gelişmeler yaşandı. 3 Ocak 2008 tarihinde kabul edilen 5727 Sayılı Kanun ile, 4207 Sayılı ‘Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’ maddeleri önemli ölçüde değiştirilmiş ve tütün ürünlerinin zararlarından korunma adına önemli bir adım atıldı.

Taksim’de buluşma var

‘Dünya Sigarasız Günü’ kapsamında bugün Taksim meydanında sigarayı bırakan ya da bırakmak isteyen herkes için bir kutlama var. Türkiye’nin sigarasız yaşam sitesi ‘sigarayason.com’un düzenlediği kutlama programında sigarasız yaşama destek verenler buluşacak. Programda bir süredir devam eden ‘Bırak, Çek, Gönder. Sen de Taksim’de Yüzünü Göster’ adlı kampanya kapsamında siteye gönderilen sigarasız yaşam ve sağlık konulu fotoğraf, mesaj ve metinler sergilenecek. Jülide Ateş’in destek verdiği kampanya kapsamında sigarayı bırakmak isteyenlere danışmanlık da yapılacak. Ateş, Taksim’e gelenlere ‘Onlar sigarayı bırakmayı başardılar. Siz de başarabilir, bu 31 Mayıs Sigarasız Dünya Günü’nü kendiniz ve sevdikleriniz için yeni bir hayata başlangıç olarak kabul edebilirsiniz’ diyecek. Etiketler: 31 mayıs dünya sigarasız günü sigara sağlık 31.05.2009 dünya saglik örgütü WHO world health organization 31 mayis dünya sigara icmeme günü
Kaynaklar: anka, afp, Radikal