1 Nisan 2009 Çarşamba

Muhsin Başkan'ın sitemli vedası

Muhsin Başkan'ın sitemli vedası


Dünya hayatı için üstad Necip Fazıl Kısakürek:

“Eti zehir,yağı zehir,balı zehir dünyada,

Bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez” diyor.

Bazı insanlara dışarıdan da baksanız, yakından tanımasanız da bu dünya için yaratılmadığını düşünürsünüz.. Onlar eti zehir, yağı zehir, balı zehir bu dünyaya fazla gelecek kadar dürüst, çilekeş, civanmert, yiğit ve bir o kadarda naif ve incedirler. Dünya hayatını ve nimetlerini hep küçümsemişlerdir.

Dünya hayatı adına en ufak bir lekenin onlara bulaştığını müşahade edemezsiniz. Onları içinde bulundukları konum ile izah edilemez bir tevekkül ve doygunluk içinde bulursunuz. Çamurda yürüse de üzerine pislik bulaştırmayan insanlar gibi, onların da yaşadıkları hayatın kötü yönlerine bulaşmamalarını hayretle anarsınız.Menfaatlerinin ve hesaplarının değil, ideallerinin gösterdiği yerdedirler.

Uğrunda fedakarlık yapılacak mukaddesler ve inandıkları doğruları adına her türlü çileye katlanan bu alicenap ruhlar , bu özellikleri ile dost ve düşman, etrafındaki herkesin sevgisini ve takdirini kazanmışlardır.

Böyle fedakar ruhların “ Öyle er oğlu er yiğitler, adam gibi adamlar vardır ki , Allaha verdikleri sözü yerine getirdiler. Onlardan bir kısmı ise sıralarını beklemektedirler “ diye tarif edildiğini bilirsiniz.

Ruhumuza bu düşünceleri ilham eden , basiretle anlayacağınız gibi, Berit dağlarında yitirdiğimiz, ve şimdi rahmetle andığımız , Anadolu ‘ nun yetiştirdiği bir civanmert, Muhsin Yazıcıoğlu ‘ dur.. O , Anadolu ‘nun sevdiği ve takdir ettiği bir siyasetçi ve bundan önce kamil bir “insan”dı. Bir kısım mülahazalarla kendi partisine oy vermeyen milyonların kalbinde dahi yaşadığı hayatla müstesna bir yer edinmiştir.

Siyasi başarılarının ötesinde , insanlığı ve idealleri ile gönüllerdedir. Siyasete menfaati için değil, mefkure ve prensipleri uğruna devam ettiğine olan güven tamdır. Bu sebeple hizmet olarak bildiği bu yolda idealleri uğruna, hasbi niyetlerle, kısıtlı imkanlarla dağları aşmaya çalışan .bu yiğidimiz aynı zamanda alnı valalı, anlı şanlı şehidimizdir.

Birçok siyasetçinin unutulacağı gelecek asırlarda şehadeti ile, fedakarlığı ile asırlar boyu anılacaktır. Kendi ifadesi ile "acı, zulum " kiraladığı o ilkel helikopter onu peygamberine ulaşan şehitler kervanına götürmüştür.

" Ey şehid oğlu şehid isteme benden makber
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber "

Dünya konusunda en son konuşmalarında:

"Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim. Allah’ın izniyle, olsak da milletle olacağız."

diyerek ibretli bir mesaj bırakıyordu.

Mamak’ta geçirdiği 7,5 yılı ve orada Rabbine teveccüh ettiği satırları şimdi okuyabiliyoruz.

Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum

Anadolu' nun çileli şehit anaları gibi onun anasınında kendisinden dua isteyen oğlunu bir daha bağrına basma arzusu uhrevi sabahlara kaldı. .Kızı babalarının kendilerine ne kadar merhametli olduğunu anlatyor. O şimdi merhametlilerin en merhametlisinin huzurunda, ulaşmak istediği sonsuzluğun sahibinin makamında, hep üşüdüğü, balı bile zehir şu dünya hayatının rağmına "Errefikal ala " diyerek nimetlere mazhar oluyor.

Onlara günler sonra ulaşabilen bizler, “oyuncak zaferlerin “ peşinde koşaduralım, gerçek alperenler menzile vardılar bile. Onların sitemli vedalarından ibret ile sahip çıkılması gereken ruhlara vaktinde sarılmalıyız. Uhrevi sabahlara uzanmayan hülyaların değil, insanlığın, faziletin , hasbiliğin peşinde olmalıyız.

Tarihe mal olan ruhlar, insanlığa hizmete adanmış hasbi ruhlardır. Gerisi zihinlerde yok olup gitmeye mahkum bomboş hayatlardan ibarettir.

Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler

Kaynak: Saim ŞENDİL / Haber 7

Muhsin baskanin hucredeyken tek istegi

Muhsin baskanin hücredeyken tek istegi

TRT, BBP lideri merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nu anmak için “Bir Beyaz Ölüm” adlı çok güzel bir programa imza attı. Emeği geçenleri kutluyorum. Programda Sayın Yazıcıoğlu cezaevi yıllarını da anlatıyordu.

12 Eylül darbesi olduğunda Ankara dışında olan Yazıcıoğlu, darbenin hemen ardından bazıları gibi kaçıp saklanmak yerine Ankara’ya gelir ve dava arkadaşlarının durumunu ve ne halde olduklarını araştırır. İhtiyaçları olup olmadığını yoklar. Birkaç gün sonra kendisi de tutuklanır. .

Gözleri bağlı olarak getirildiği Mamak’ta kendisine 26 gün ağır işkence yaparlar. Bedenine bağlanan aparatlarla kendisine her gün saatlerce elektrik verilir, bir kalasa bağlanıp tavana asılır, sürekli darp edilir. Elektrikten parmak uçları yanar, dayaktan ayakaltları pişer, başında derin yaralar açılır. Tavana asılmaktan sırtı ve kolları morarır. Doktor muayenesinde bunlar kayıtlara aynen geçerse de işkenceden olduğu yazılmaz.

26 günün ardından 5.5 yılı tek kişilik hücrede olmak üzere tam 7.5 yıl cezaevinde kalır. Kendisine isnat edilen veya işlemediği halde işlemiş gibi itiraf etmesi istenen suçları işkence altında bile üstlenmez. Neticede 7.5 yıl sonra tahliye edilir.
Buraya kadar olanlar Yazıcıoğlu’nun anlattıkları�
Şimdi biz gelelim tevazusundan çok az kişiye anlattığı bazı ayrıntılara�
Aradan geçen 7.5 yılın ardından “haydi serbestsin” denildiğinde Yazıcıoğlu diğer arkadaşları da çıkmadan cezaevinden ayrılmak istemez. Önüne konan tahliye kâğıdını imzalamaz. Kendisini zoraki serbest bıraktıklarında ise ilk işi, içeride kalan arkadaşlarına ve geride kalan yakınlarına yardım edecek organizasyon yapmak olur. İçeride tek bir kişi kalmayıncaya değin bu çalışmalarını sürdürür.
Yazıya başlık olan konuyu geçtiğimiz Cuma günü yakın dostu sanatçı Bedirhan Gökçe’den dinledim.
Yazıcıoğlu 5.5 yılını geçirdiği daracık tek kişilik hücrede kalırken gözlerini kaybetme riski ile karşı karşıya gelir. Cezaevi yöneticileri mahkûmlara eziyet olsun diye hücrelerin duvarlarını beyaza boyarlar. Yani badana yaparlar. Meğer bu durum kar körlüğü etkisi yapıyormuş.
Kar körlüğü tedbir almamış kişilerin göz bebeği üzerinde yaptığı etkiye verilen ad. Güneşin parlak olduğu zamandan çok havanın kapalı olduğu bulutlu ve sisli havalarda görülüyor. Güneşli havalarda göz kendisini fazla ışıktan korumak için göz bebeğini küçültür buda fazla ışık almayı önler. Bulutlu ve kapalı havalarda ise gözlerimiz daha iyi görmek için göz bebeğini ihtiyaç olan miktarda büyütür. Yani badanalı loş bir hücre kar körlüğü ve görme yetisini kaybetmek için daha uygun bir ortam oluşturuyor.
Kör olmamak için�
Hücrede geçen günler içinde zamanla görmesinde sorun hisseden Muhsin Yazıcıoğlu, bu tuzağı aşmak için bir yöntem geliştirir. Gardiyanla kurduğu iyi iletişim sayesinde kendisinden belli aralıklarla maydanoz veya marul ister. Sürekli beyaza bakmamak için ara ara dakikalarca bu küçük yeşillikleri seyreder. Sararmaya yüz tutarken de onları yer. Bu sayede başka bir renkle de göz teması kurmakla kalmaz, aynı zamanda dışarıdaki yeşillikler ve doğa ile ilgili hayaller kurarak zihnini ve hayal dünyasını diri tutar.
Örneğin gazeteci Reha Muhtar TRT adına yıllarca yurtdışında görev yaptı. Devletin kendisine sunduğu imkânlardan yararlandı. Özel televizyonlara geçip anchorman olarak reyting rekorları kırarken kullandığı en etkili fragmanda hatırlarsanız bir feryadı figan halde “nerde bu devlet” haykırışı duyulurdu. Nerde bu devlet?

Siyaset, spor, sanat, iş ve medya dünyasının önde gelen isimlerinden çoğunu yakından tanırım. Çoğu bu devletin nimetlerinden yararlanmışlardır. Bunlar arasında herhangi bir nedenle de olsa devlete sitem etmeyen çok az kişiye denk geldim.

Fakat cezaevinde ağır işkencelere maruz kalan, 7.5 yıl süren cezaevi hayatının ardından pardon denilerek salıverilen Muhsin Yazıcıoğlu bir kez bile olsun devletine sitem etmedi. Teşkilatını da bu anlayışla konumlandırdı. Dün cenazesine katılan on binlerce seveni, kaza sonrası kendisine geç ulaşıldı diye devlete ve hükümete sitem etmedi, ortalığı velveleye vermedi. Takdire razı oldu.
İnsan gibi insan�
Geçtiğimiz hafta Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne yazdı. Önceki ay, Muhsin Başkan ile birlikte Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda ülkücülerin mezarlarıyla birlikte Deniz Gezmiş'in, Mahir Çayan'ın mezarlarını da saygı içinde ziyaret ederler. Bu gerçekten muhteşem bir tablo� Müthiş bir özgüven�
1991'in hemen başı� Bursa cezaevi savcısı, cezaevinde yatan ülkücü ve solcu tutukluların açık görüş hakkını kaldırınca soluğu orada alır. Yüksek bir yere çıkıp, solcu ve sağcı tutuklulara birlikte hitap eder. İşkencenin insanlık suçu olduğunu, solcu-sağcı fark etmeyeceğini, kime yapılırsa yapılsın, bu suçun karşısında olmak gerektiğini anlatır. Sonra Alevi bir solcu tutuklunun yaşlı annesiyle samimi bir sohbet eder. Moral verir. İçeri girer solcu tutukluları da ziyaret eder.

Yeri gelmişken, Muhsin Başkan ile olan bir hatıramı nakledip yazımı o şekilde bağlayayım.
Muhsin Bey 24 Aralık 1995 seçimlerine Anavatan Partisi listesinden girmişti. Seçimin ardından en çok merak edilen ne zaman ANAP’tan istifa edip yeniden BBP’ye dönecekleri konusuydu. Kendisine bu soruyu yöneltmek üzere seçimin üzerinden birkaç gün geçmeden kendisini o tarihlerde yapım ve sunuculuğunu üstlendiğim Bizim Kürsü programına davet ettim. Programın reklam arasında sohbet ederken, Sivas’ta ikinci milletvekilini çok az oy farkıyla kaçırdık dedi�
Kolayı var Sayın Başkanım dedim� Nasıl dedi� Alevi vatandaşlarımızın da bir insan olarak sizlere sempati ve ilgi duyduğunu tahmin ediyorum. Fakat sandık görevlileri partizan olur. Gerek sayımda, gerekse de tutanak tutup Seçim Kurulu’na sonuçları yansıtmada illa ki siyasi etik dışı bazı suiistimaller olur. Rastgele Alevi vatandaşlarımızın yoğun olduğu yerlerden 3�5 sandığa itiraz edin. Göreceksiniz belli oranda artış olacaktır dedim.
Ertesi günü akşam saatlerinde aradı. Osman Bey sayenizde bir milletvekili daha kazandık dedi. Daha sonra ne zaman karşılaşsak bunu hatırlatırdı.
İsmet İnönü’nün vefatının ardından Anıtkabir’in bir köşesine gömülmesi söz konusu olunca, kamuoyunda uzun süre bunu hak edip etmediği tartışıldı. Fakat Sayın Yazıcıoğlu’nun Türk Milleti açısından büyük değeri olan Tacettin Dergâhı’na defnedilmesine hiç kimse haklı olarak itiraz etmedi. Hayatını bu ülkenin tam bağımsızlığına ve ülküsüne adayan bu abide şahsiyete İstiklal Marşımızın yazıldığı mekânın avlusuna gömülmek çok yakıştı.

Ruhu Şad olsun. Allah şefaatlerine nail eylesin.

Not: Dünkü yazımda İHA muhabiri İsmail Güneş’in, 112 ile yaptığı telefon görüşmesinin son bölümlerinde, ''Bu adam kim yaaa..” dediğinin duyulduğunu, bu durumun kazanın etkisi ile oluşan ağır travma karşısında gerçekleşebilecek bir halüsünasyon mu olduğunu, yoksa gerçekten birini gördü mü? diye sormuştum.

Son olarak yeni birkaç soru sormak istiyorum. İHA muhabiri İsmail Güneş soğuktan korunmak için öldüğünü düşündüğü diğer kişilerin ceketlerini alıp 4 kat giyindiğine göre, acaba şarjı biten kendi cep telefonu yerine neden diğerlerinin cep telefonlarını kullanıp bir yerlere ulaşmayı denemedi? Bu telefonlar daha sonra bulundu mu? Bir diğer konuda, telefon görüşmesinde helikopterin içinde olduğunu söylüyordu. Kurtarma ekipleri oraya ulaştığında her biri sağa sola dağılmış insanlarla mı karşılaştılar, yoksa helikopterin içinde insanlar var mıydı?

Olayın suikast olabileceğini ima etmeye çalışmıyorum. Bana göre en büyük suikast, o hava koşullarında helikopterin kalkmasına ve sis bulutuna sürülmesine izin vermektir. Başkanı bile bile ölüme götürmektir Bir de şu var: BBP’nin demirbaşına kayıtlı helikopter olmadığı halde, haberlerde sürekli ‘BBP helikopteri’ demek ne oluyor acaba? Helikopterin ait olduğu firmanın gerçek sahipleri gizleniyor olmasın?

Kaynak: Prof. Dr. Osman ÖZSOY � Haber7

Basbug Muhsin Yazicioglu

Basbug Muhsin Yazicioglu

Cenazenin kalabalık olacağı sabahtan belliydi. Sadece memleketi Sivas'tan değil, Türkiye'nin dört bir yanından başkente doğru araçlar akarken, şehir merkezinde trafik güçlükle ilerliyordu. Anadolu insanı, akın akın otobüslerin camlarına astığı posterlerle Muhsin Yazıcıoğlu'nu son yolculuğuna uğurlamaya geliyordu.

İlk tören Meclis'teydi. Siyasetin eski yeni bütün simaları oradaydı. En zor zamanlarda bile 'millî iradeye' yaptığı vurgularla tanınan Yazıcıoğlu, Meclis'e omuzlarda veda etti. Hüzünlü bir görüntüydü.

Asıl tören Kocatepe Camii'ndeydi. Camiye çıkan bütün yollar insan seli. Mahşeri bir kalabalık... Araçla ulaşmak imkânsız. Caminin avlusu, ağzına kadar dolu. Kalabalık avlunun dışına taşmış durumda. Kabına sığmayan gençler çoğunlukta. Yaşlı ve kadınlar da azımsanmayacak oranda.

Kitleye sağduyu hakim. İzdihama yol açmamak için herkes son derece dikkatli. Taşkınlık yok. Gözler yaşlı. Yüzlerde hüzün. Sürekli tekbir ve dua...

Kalabalıkları buraya toplayan ne parti organizasyonu ne de siyasî yakınlık. Muhsin Yazıcıoğlu'na duyulan sevgi. Son görevi yapma düşüncesi... "Ben İzmir'den sırf cenaze namazı için geldim." diyen gençlere de rastladım, ta Erzurum'dan geldiğini söyleyenlere de. Bırakın BBP'yi, siyasetle ilişkisi olmayanlar çoğunlukta sanki.

Bir vatandaş, "Benim siyasetle işim olmaz. Yazıcıoğlu'nu seviyordum, o yüzden geldim." dedi.

Belli ki insan mahşeri kendiliğinden oluşmuş. Küçük gruplar halinde kimi otobüsle kimi de özel araçlarıyla uzak yakın demeden koşup gelmişler. Ben, son yıllarda ne cenaze ne de bir başka organizasyonda bu kadar kalabalığı bir arada görmedim.

Yazıcıoğlu, birkaç hafta önce seçimi konuştuğu bir televizyon programında "Sandığın sultanı olamadım ama gönüllerin sultanı oldum." demişti. Kocatepe Camii'nden taşan kalabalık, bu sözün doğruluğunu tasdik ediyor. Adını verdiği 'büyük birliği' kendi cenazesinde sağladı.

Bir genç, caminin merdivenlerinden aşağıya doğru büyütülmüş eski bir fotoğrafı tutuyor. Renkli değil. Siyah beyaz günlerden kalma. Karlı bir kış günü omuzlarda taşınan bir cenazeden enstantane. Dikkatlice baktığımı gören bir arkadaş, "Bu unutulmaz bir fotoğraf, İstanbul'da ülkücü Mustafa Erol'un cenazesinden." dedi.

Caminin avlusunda dikkat çeken pankartlar da var. Birinde 'Sevdan da, kavgan da bizimdir yiğit adam' diye yazıyor. 'Seni hiç unutmayacağız' yazan atkılar göze çarpıyor. Tekbir ve dualar hiç susmuyor. Küçük grupların zaman zaman cılız da olsa dile getirdikleri 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' sloganı tepki çekiyor ve anında tekbirlerle bastırılıyor.

Siyaset erkânı tam kadro camide. Siyasetçilerin cenaze törenlerinde görmeye pek alışık olmadığımız Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, en ön safta. Bir jest olduğu kesin. Yazıcıoğlu, sadece milletvekilliği yaptı. Hükümetlerde görev almadı. Bir devlet yöneticiliği yok.

Başbuğ'un cenazeye katılmasının bir başka anlamı olabilir mi? Malum, Muhsin Yazıcıoğlu'nun en zor yılları Mamak'ta geçti. 12 Eylül askerî darbesinin sonucu. Hücrede kaldı, işkencelere uğradı. Başbuğ'un cenazede bulunması acaba bir özür anlamı taşır mı? Veya iade-i itibar. Niye olmasın?

Yazıcıoğlu, askerî darbelere en sert tepki veren siyasetçilerdendi. 28 Şubat'ta sivil siyasete müdahaleyi kabullenemedi. İtirazını yüksek sesle dile getirmekten çekinmedi. O süreçte, "Millete çevrilen namluya selam durmam." dedi.

Cenaze töreninde ilginç simalar vardı. Rahşan Ecevit, onlardan biriydi. İlerlemiş yaşına rağmen uzun süre ayakta bekledi. Cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu kıldırdı. Yazıcıoğlu'ndan söz ederken söylediği bir cümle dikkat çekiciydi: 'O istikamet sahibiydi'. Caminin içini dışını dolduran yüz binler bu sözü tasdik etti. Ebedi istirahatgâhı olarak seçilen Taceddin Dergâhı, Muhsin Yazıcıoğlu'nun misyonuyla örtüştü. Oraya yakıştı.

Biz de şehadet ediyoruz ki; Yazıcıoğlu istikamet sahibiydi, mekânı cennet olsun...

Kaynak: MUSTAFA ÜNAL - ZAMAN

31 Mart 2009 Salı

Muhsin baskandan Annesine siir

Muhsin Yazıcıoğlu'ndan annesine şiir

26 yıl önce, Anneler Günü'nde, cezaevinden yazdı... "Anama mektup" başlıklı şiir okuyanları da duygulandırıyor.

Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde helikopterinin düşmesi sonuc vefat eden Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun Mamak Cezaevi'nde iken annesine yazdığı şiir, okuyanları duygulandırıyor.

Muhsin Yazıcıoğlu, "Gülün Şavkı" isimli şiir kitabında annesi Fidan Yazıcıoğlu'na ayrı bir bölüm ayırıyor. Mamak Cezaevi'nde iken 1983 yılında yazılan şiir, okuyanları duygulandırıyor. Şiire vurulan "A Blok Görüldü" mührü ise dikkatlerden kaçmıyor.

Yazıcıoğlu'nun "Anama Mektup" başlıklı şiiri şöyle;

Bugün sekiz mayıs 'Anneler Günü'
Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi
Kalplerde şefkatle tam koca bir gün
Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi.
Ben seni bugün hatırlamadım anne
Sana karşı sevgim aynıydı yine
Benim sevgim sığmaz ki öyle bir gün'e
Bir ömür de olsa doyamam sevgine.
Her an ruhumu ısıtır sıcaklığın
Seni düşünmek bile doyumsuz zevk
Acısı derin senden uzaklığın
Sensin benim dünyama ışık ve renk...
Özledim ışıl ışıl sevgi dolu gözlerini
Ne güzeldi göğsüne yaslanıp öyle ağlamak
Ellerimle yırtardım o gül yüzlerini
Zevk verirdi nasırlı ellerinde hırpalanmak.
Yine arıyorum dostluk dolu o yüzün
Hep ben muhtaçtım sana yine muhtacım
Aşkımı, sevgimi gösteremedim bir gün
Saçlarım ağarsa da hep sana muhtacım.
Yollarım açılsa bağrıma bassam
Sımsıcak göğsünde öyle ağlasam
Doyumsuz sevgini tekrar yaşasam
Hıçkırıp, naz yapın "Ana" diyerek
Anamsın, bu bir gerçek
Sen olmasan ben olmazdım
Sensin gönlümdeki en güzel çiçek
İncinip, koparılsan yaşamazdım.
Hasretin unutturdu beni bana
Sevgine karşılık veremiyorum.
Adet olsun diye olsa da sana
Layık bir hediye bulamıyorum.
Maddi değerleri tek tek arasam
Hazırlasam güzel bir buket sana
Zümrütten, yakuttan saraylar alsam
Değeri ölçülmez yanında Anam...
Çiçek aradım dün beklersin diye
Bulamadım taş ve demirden başka
Sevgimin ifadesi bir tek hediye
Yollayamadım ki inan dua'dan başka
Cennetle müjdelenmiş analar
Sen de gezin cennet bahçelerinde
Ayakların altından aksın ırmaklar
Makamın melekler gibi yükseklerde
Şefaatına mazhar ol Muhammed Mustafa (s.a.v)'nın
Rahmetiyle kuşatsın seni Allah'ım
Yoldaşı ol hurilerle anamız Fatma'nın
Babamla firdevs bahçelerinde gezin cananım.
Saadetle ol dünya ve ahirette
Sana sağlık ve sıhhatler diliyorum
Selam ve sevgiler yollayıp nihayette
Ta yürekten ANA, ANA diyorum


Muhsin Yazicioglu

Muhsin baskana son görevimiz

Muhsin Yazıcıoğlu'nu ebediyete uğurluyoruz

Helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenaze törenine ilişkin program belli oldu. BBP Genel Merkezi'nden bir konuda çağrı geldi.

BBP Genel Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Yazıcıoğlu'nun cenazesi bugün sabah saat 10.30'da parti yöneticileri, il başkanları ve Alperen Ocakları üyelerince Gazi Hastanesi'nden alınarak TBMM'ye getirilecek.

Saat 11.30'da TBMM'de gerçekleştirilecek törenin ardından konvoy eşliğinde Kocatepe Camisi'ne ulaştırılacak olan cenaze, burada öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazı sonrasında BBP Genel Merkezi'ne getirilecek.

Yazıcıoğlu'nun cenazesi, BBP Genel Merkezi'ndeki törenden sonra Mehmet Akif Ersoy'un evi ile Tacettin Dergahı arasındaki bahçede defnedilecek.


TÖREN NEDENİYLE ANKARA'DA BAZI CADDE VE SOKAKLAR TRAFİĞE KAPATILACAK

Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, saat 06.00'dan defin işlemi sonuna kadar trafiğe kapatılacak cadde ve sokaklar şöyle:

''Celal Bayar Bulvarı Konya yolu girişinden Kurtuluş kavşağına kadar, Konya Yolu Gazi kavşağından İncitaş Caddesi - Beşevler kavşağı - Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi - İnönü Bulvarı ­ Degol Caddesi - GMK Bulvarı - Ziya Gökalp Caddesi - Mithatpaşa Caddesi - Tuna Caddesi - Libya Caddesi - Adnan Saygun Caddesi - Talatpaşa Bulvarı'na kadar olan güzergahlar ve bu güzergahlara çıkan bağlantı yolları.''

Kocatepe Camii'ndeki cenaze töreni nedeniyle ise camiyi çevreleyen Dr. Mediha Eldem, Olgunlar, Bankacı, Binektaşı ve Kızılırmak sokakları, tören bitimine kadar trafiğe olacak.

ÇELENK YERINE HAYIR KURUMLARINA YARDIM

BBP, Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenaze törenine çelenk gönderilmemesini bunun yerine hayır kurumlarına bağışta bulunulmasını istedi.

BBP Genel Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, helikopter kazasında hayatını kaybeden Yazıcıoğlu için bugün Kocatepe Camisi'nde yapılacak cenaze törenine çelenk gönderilmemesi, bunun yerine başta Şehit Aileleri Derneği, Kızılay ve Selçuklu Sosyal Güvenlik, Eğitim ve Kültür Vakfı (SOGEV) olmak üzere uygun görülen herhangi bir hayır kurumuna bağışta bulunulmasının istendiği ifade edildi. Anahtar Kelimeler: Muhsin baskan - Muhsin baskana son görev - Muhsin baskana son gorev - Muhsin Yazicioglu - Baskana karsi son görev - Reis - Muhsin baskana cenaze töreni - Muhsin baskanimiza tören - Tacettin - Dergah - Tacettin Dergahi - Taceddin - BBP - BBP genel merkezi - BBP Genel Baskani -

30 Mart 2009 Pazartesi

Muhsin baskanim seni unutmayacagiz

Muhsin baskanimizin sevenleri icin "Taziye Defteri"
Anahtar Kelimeler: Taziye - Taziye sayfasi - Taziye Defteri - Taziye mesaji - Muhsin baskana taziye mesaji - Muhsin Baskan icin taziye sayfasi - Bassagligi dileme - Muhsin Yazicioglu - Alperen - Reis - Muhsin baskani unutmayacagiz - seni unutmayacagiz Reis -

Muhsin Yazicioglu'nun son röportaji

Muhsin Yazicioglu ile son röportaj
Muhsin Yazıcıoğlu son röportajını Anadolu Gençlik Dergisi'ne vermiş. Röportajın konusu ise Kutlu Doğum... İşte Yazıcıoğlu'nun dilinden Peygamber sevgisi...

İşte Muhsin Yazıcıoğlu'nun Anadolu Gençlik Dergisi'nde yayınlanacak o son röportajı...Nisan ayı kutlu doğum ayı… Efendimiz'in (s.a.v) yeryüzüne teşriflerinin gerçekleştiği mübarek ay…
Anadolu Gençlik Dergisi olarak Nisan sayımızda Peygamber Efendimizi bu ülkenin tanınan isimlerine sormak istedik. Amacımız O'nun her renge hitap eden yönünü ve benzersiz özelliklerini farklı anlayışların dilinden dinlemekti. Bu çalışmamızda siyasetçi, sanatçı, akademisyen, müzisyen gibi birçok kesimden röportaj talebinde bulunduk. Bunlardan bazıları bize döndüler, bazıları ise işlerinin yoğunluğundan dolayı herhangi bir karşılık vermediler. Siyasiler arasında sorularımız cevaplayan öyle bir isim vardı ki; sorularımıza verdiği cevapları okuduğumuzda gözyaşlarımıza hakim olamadık. Çünkü; bu O'nun belki de ömrünün son anlarında dudaklarından dökülen en güzel sözlerdi. Mail kutumuza tarafından gelen cevaplar 25 Mart Çarşamba Saat:13:24' te düşmüştü. Yani o aci kazadan tam iki buçuk saat önce! Kim bilir bu O'nun belki de son mülakatıydı…

Peygamber Efendimiz' in (s.a.v) ismini duyduğunuzda hissettikleriniz nelerdir?
Hüzünleniyorum… Görevini yerine getiremeyen bir kölenin hicabı. Onun arkasında bıraktığı mirasa, onun istediği gibi sahip çıkamadık. Onu anlatamadık, çünkü onu anlayamadık. Onun adını duyduğumda bu nedenlerle hüzünleniyorum. Tüm peygamberlerin şahitlik yapacağı yargı gününde O'nun ümmetinden olma şerefini ve liyakatini inşallah taşırım. Allah onun şefaatinden bizleri mahrum etmesin.

Peygamber Efendimiz`in (s.a.v) sizi en çok etkileyen yönü nedir?

Allah Resulü mükemmeldi. Bu cümleden hareketle, O'nun bütün güzellikleri karakterine dercettiğini düşünüyorum; O harika bir liderdi. Mütevaziydi, hoşgörülüydü, müşfikti, aydındı, çile adamıydı, kısacası muhteşemdi. Bütün bunlara rağmen O bir insandı. O'nun, İlahi kelamda çokça zikredilen beşeri vasfını arka plana iterek O'nu dünyamızdan uzaklaştırdık ve aslında kendimize kötülük yaptık. Peygamber efendimiz bir insandı, onun en etkileyici tarafı her yönüyle “güzel insan” sıfatına sahip olmasıydı…

Günümüzde toplum olarak O'nun hangi özelliğine ihtiyaç duyuyoruz? O`nu hangi beşeri vasfı ile özlüyorsunuz?

O İlahi mesajı en iyi anlayan ve özümseyen kişiydi. Bütün beşeri vasıflarını özlüyoruz, hepsine ihtiyacımız var. Hepsini kaybettik, hepsinden uzaklaştık. Adalet, muhabbet, şefkat, özgüven, tefekkür, vefa, güven, dürüstlük, samimiyet… Allah Resulü, “Bir elime ayı, diğer elime de güneşi verseniz yine davamdan vazgeçmem!” cümlesini sadece diliyle ikrar etmedi. O böyle düşündü, böyle inandı, böyle konuştu ve böyle yaşadı… “Gerçekten İnanıyorsanız Üstünsünüz” ilahi düsturunu hayatının her anında ve her türlü şartta duruşuyla mücadelesiyle ispatladı.

Kaynak: TIME TURK

Muhsin Yazicioglu'nun hayati

Muhsin Yazicioglu'nun hayati



Muhsin Yazıcıoğlu 1954 yılında, Sivas'ın Şarkışla ilçesi Elmalı Köyü'nde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da, üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde yaptı.

1968'de cemiyetçilik çalışmalarına başlayan Yazıcıoğlu, Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katıldı. Muhsin Yazıcıoğlu, üniversite eğitimi için 1972'de Ankara'ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı; sırasıyla Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'nda bulundu (1977-78).

Yazıcıoğlu, 1978'de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu Genel Başkanı oldu. 1980 yılına kadar MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980'den sonra MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılandı. 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kalan Yazıcıoğlu, bu davadan herhangi bir ceza almaan berat etti.

Yazıcıoğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı.

Yazıcıoğlu, 1987'de Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu. 20 Ekim 1991 Milletvekili Genel Seçimlerinde, Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi'nin (IDP) oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas'tan milletvekili seçildi.

Yazıcıoğlu, 7 Temmuz 1992'de, "içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı" gerekçesiyle 5 milletvekili arkadaşı ile beraber MÇP'den ayrıldı.

Muhsin Yazıcıoğlu, 29 Ocak 1993'de, MÇP'den ayrılan bir grup arkadaşı ile beraber Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kurdu ve partinin Genel Başkanı oldu.

24 Aralık 1995'te yapılan erken genel seçimlerinde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak yeniden parlamentoya giren Yazıcıoğlu, 28 Şubat 1996'da ANAP'tan istifa ederek, BBP'ye döndü.

Muhsin Yazıcıoğlu, 26 Nisan 1998'de yapılan 3. Büyük Kurultay ve 8 Ekim 2000 tarihindeki 4. Büyük Kurultay'da tekrar BBP Genel Başkanlığına seçildi.

Temmuz 2007'de yapılan genel seçimlerde Sivas'tan milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi.

Bu süre icinde BBP Genel Başkanlığı görevini de sürdürmüs olan Muhsin Yazıcıoğlu, evli ve iki çocuk babasıydı.


Elim Helikopter Kazası

Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009 günü seçim çalışmalarını yürütmek üzere kiralanan özel bir helikopter ile Kahramanmaraş'tan Yozgat'a giderken kaza geçirdi. Muhsin Yazıcıoğlu ve Kaptan Pilot Kaya İstektepe'den başka helikopterde 4 kişi daha bulunuyordu. Kaza'nin ardindan yapilan tüm aramalara ragmen hic birisi bulunamadi.


Tam 3 gün sonra köylülerin cabalari ile enkaza ulasildi ama ne yazik ki artik is isten gecmisti ve yigitler soguk havaya, kara, kisa daha fazla dayanamamislardi. Yürekleri burkan bu aci kaza ile Türkiye 6 degerli Vatan evladini birden ve hic beklenmedik bir anda kaybetti.

Muhsin Yazicioglu'nun 'Üşüyorum' şiiri

Muhsin Yazıcıoğlu'nun 'Üşüyorum' şiiri
Türk milliyetçiliğinin efsane lideri Muhsin Yazıcıoğlu içinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ebediyete göç etti. Şimdi akıllarda 25 yıl önce yazdığı şiir var...


Muhsin Yazıcıoğlu'nun Mamak Cezaevi'ndeyken yazdığı ve okuduğu 'Üşüyorum' şiiri

Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim

Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum

Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey

Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi,
sana ulaşmak istiyorum

Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın

Beton çok soğuk, üşüyorum..

(Muhsin YAZICIOĞLU)

29 Mart 2009 Pazar

2009 Yerel Secim anket sonuclari

2009 Yerel Secim anket sonuclarimiz:

AKP 53 (41%)
CHP 19 (14%)
MHP 33 (25%)
DP 0 (0%)
DSP 0 (0%)
ANAP 0 (0%)
SP 8 (6%)
DTP 4 (3%)
digerlerine 3 (2%)
hic birine 8 (6%)

Toplam oy: 128
Ankete katilan arkadaslarimiza tesekkür ederiz.

28 Mart 2009 Cumartesi

Muhsin Yazicioglu hayatini kaybetti

Muhsin Yazıcıoğlu hayatını kaybetti


BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İsmail Güneş ve Kaya İstektepe'nin hayatını kaybettiklerini açıkladı.

BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve son nefesini birlikte verdiği kader arkadaşlarını kurtarabilmek için 3 gündür canını dişine takan herkese teşekkür ettiklerini söyledi.

Topçu, parti genel merkezi önünde, parti adına yaptığı açıklamaya, ''Müslümanlar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, milliyetçiler, ülkücüler, Alperenler, liderimiz, kardeşimiz, arkadaşımız, başbakanımız, genel başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu ve son yolculuğuna birlikte çıktığı yol arkadaşları Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İsmail Güneş ve Kaya İstektepe Rahmeti Rahman'a kavuşmuştur'' diyerek başladı.

Topçu, şunları kaydetti:

''Genel başkanımızı, liderimizi ve son nefesini birlikte verdiği kader arkadaşlarını kurtarabilmek için 3 gündür canını dişine takarak, vahşi tabiat şartlarıyla hayatı pahasına mücadele eden asker, polis, korucu, sivil savunma elemanı, ülküdaşlarımız, Kahramanmaraşlı kahraman kardeşlerimizin hepsine, devlet ve hükümet adamlarımıza, tanıdığımız tanımadığımız herkese, yüreği bizimle çarpan günlerdir dua eden bütün insanlara teşekkür ediyoruz.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun, genel başkanımızın aziz hatırası, ömrünü verdiği vatan topraklarında ve ay yıldızın dalgalandığı, Ezanı Muhammed'in okunduğu her yerde ebediyen yaşayacaktır. Genel başkanımızın yolu yolumuz, davası davamız, ahlakı ahlakımız, yüreği yüreğimiz olsun inşallah. Yüce Allah'tan niyazımız, onu Cenneti Ala'da Muhammed Mustafa'ya komşu etsin. Ebubekir'e, Osman'a, Ömer'e, Ali'ye, Hasan'a, Hüseyin'e komşu etsin inşallah. Selahaddin Eyyubi'ye, Alparslan'a, Fatih'e, Şeyh Şamil'e komşu etsin inşallah.

Muhsin Başkanımız, genel başkanımız canımız, Türk milletinin canı, İslam dünyasının canı, Erhan Üstündağımız, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İsmail Güneş ve Kaya İstektepe aziz şehitlerimiz, hepinizin ruhu şad olsun. Allah hepinize rahmet etsin. Milletimizin başı sağolsun. Türk-İslam dünyasının başı sağolsun. İnsanlık aleminin başı sağolsun.''
Anahtar Kelimeler: Muhsin Yazicioglu, Muhsin Yazicioglu hakkin rahmetine kavustu, Musin yazicioglu rahmet-i rahmana kavustu, Muhsin Yazicioglu vefat etti,
Kaynak: AA

27 Mart 2009 Cuma

Kazazedelerin ozgecmisleri

Düşen helikopterde kimler vardı ?

Düşen helikopterin enkazına ulaşıldı. Enkaza ulaşan 18 kişilik korucu ekibi, 5 ceset bulduklarını, 1 kişinin ise kayıp olduğunu söyledi. Helikopterdekilerin özgeçmişleri:

* Kaptan Pilot Kaya İstektepe

Helikopteri, 1975 Harp Okulu mezunu pilot Kaya İstektepe kullanıyordu. İstektepe, Kara Kuvvetleri`nden Öğretmen Helikopter Pilotu olarak binbaşı rütbesiyle emekli oldu. İstektepe-Esas Havacılık'a bağlı Medair bünyesinde pilot olarak çalışıyordu.

* Muhsin Yazıcıoğlu (Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı)

Yazıcıoğlu kimdir?

Muhsin Yazıcıoğlu 1954 yılında, Sivas'ın Şarkışla ilçesi Elmalı Köyü'nde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da, üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde yaptı.

1968'de cemiyetçilik çalışmalarına başlayan Yazıcıoğlu, Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katıldı. Muhsin Yazıcıoğlu, üniversite eğitimi için 1972'de Ankara'ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı; sırasıyla Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'nda bulundu (1977-78).

Yazıcıoğlu, 1978'de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu Genel Başkanı oldu. 1980 yılına kadar MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980'den sonra MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılandı. 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kalan Yazıcıoğlu, bu davadan herhangi bir ceza almaan berat etti.

Yazıcıoğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı.

Yazıcıoğlu, 1987'de Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu. 20 Ekim 1991 Milletvekili Genel Seçimlerinde, Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi'nin (IDP) oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas'tan milletvekili seçildi.

Yazıcıoğlu, 7 Temmuz 1992'de, "içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı" gerekçesiyle 5 milletvekili arkadaşı ile beraber MÇP'den ayrıldı.

Muhsin Yazıcıoğlu, 29 Ocak 1993'de, MÇP'den ayrılan bir grup arkadaşı ile beraber Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kurdu ve partinin Genel Başkanı oldu.

24 Aralık 1995'te yapılan erken genel seçimlerinde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak yeniden parlamentoya giren Yazıcıoğlu, 28 Şubat 1996'da ANAP'tan istifa ederek, BBP'ye döndü.

Muhsin Yazıcıoğlu, 26 Nisan 1998'de yapılan 3. Büyük Kurultay ve 8 Ekim 2000 tarihindeki 4. Büyük Kurultay'da tekrar BBP Genel Başkanlığına seçildi.

Temmuz 2007'de yapılan genel seçimlerde Sivas'tan milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi.

BBP Genel Başkanlığı görevini sürdürmekte olan Muhsin Yazıcıoğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.

Helikopter Kazası

Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009 günü seçim çalışmalarını yürütmek üzere özel helikopteriyle Kahramanmaraş'tan Yozgat'a giderken kaza geçirdi.

Muhsin Yazıcıoğlu ve Kaptan Pilot Kaya İstektepe'den başka helikopterde 4 kişi daha bulunuyordu:

* Erhan ÜSTÜNDAĞ (BBP Sivas İl Başkanı):

9 Ekim 1972 tarihinde Sivas'ta dünyaya gelen Erhan Üstündağ, ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra Cumhuriyet Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. 1994- 2002 yılları arasında yerel televizyon kanalarının reklam ve idari bölümlerinde görev aldı. Bir medikal şirketinin ortağı olan Üstündağ 28 Aralık 2008 tarihinde yapılan kongrede tek liste olarak girdiği seçimde BBP İl Başkanı seçildi. Meryem Üstündağ ile 7 yıldır evli olan Erhan Üstündağ'ın, Senanur Azra adında 4 yaşında bir kızı var.

* Yüksel YANCI (BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı):

12 Nisan 1959'da Sivas'ın Hüklüyurt Köyü'nde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra kentteki Türkiye Demiryolu Makineleri Sanayi A.Ş.'de (TÜDEMSAŞ) 25 yıl işçi olarak çalıştıktan sonra emekli oldu. Pakize Yancı 24 yıldır evli olan Yüksel Yancı'nın 23 yaşında Selcan, 22 yaşında Mehmet Alper ve 14 yaşında Samet Furkan adında 3 çocuğu var. Yancı, 28 Aralık 2008 tarihinde yapılan kongre yönetime geldi.

* Murat ÇETİNKAYA (BBP Belediye Meclis Üyesi Adayı):

21 Temmuz 1968 tarihinde Sivas'ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta tamamlayan Çetinkaya, TCDD'de çalıştı, asansör teknisyenliği yaptı. Kübra Çetinkaya ile 15 yıldır evli olan Murat Çetinkaya'nın 14 yaşında Abdullah Alperen, 9 yaşında Hilal ve 2 yaşında Şevval adında 3 çocuğu var. Murat Çetinkaya, bu pazar yapılacak seçimde BBP'den Sivas Belediye Meclis üyeliğine aday gösterildi.

* İsmail GÜNEŞ (İHA Sivas Muhabiri):

15 Şubat 1975 tarihinde Sivas'ta dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini tamamladıktan sonra, askerliğini Güneydoğu'da yaptı. 1994 yılında Sivas'ta yerel yayın yapan Bizim Sivas Gazetesi'nde muhabir olarak görev yaptı. 1998 yılından itibaren İhlas Haber Ajansı'nın Sivas muhabiri olarak görev yapıyor. Yasemin Güneş ile 7 yıldır evli olan İsmail Güneş'in 5 yaşında Tuluğhan ve 3 yaşında Çağan adlı 2 oğlu var.

Kaynak: Haber7

Muhsin Yazicioglu da hayatini kaybetti

Muhsin Yazıcıoğlu donmuş halde bulundu


Köylülerden oluşturulan 17 kişilik ekip helikopter enkazına ulaştı. 5 kazazedenin donmuş olduğunu söyleyen köylülerden Remzi Gök, cesetlerin kimlikliklerinin tanınamayacak durumda olduğunu açıkladı. Cesetlerin yüzünün tamen buz olduğunu bu nedenle kimliklerin belli olmasının imkanı olmadığını belirten Remzi Gök, ancak kesin olarak İHA muhabirinin öldüğünü doğruladı.

Helikopterin tamamen parçalandığını söyleyen Gök, Muhsin Yazıcıoğlunun cesedini tespit edemedi. 6 kişinin bulunduğu helikopterde 5 kişinin bulunduğunu 2 kişinin helikopterin ön tarafında 3 kişinin de helikopterin arka tarafında olduğunu belirtti. Ancak Remzi Gök, helikopter enkazının bulunduğu yerde 2 metreyi aşkın kar olduğunu 1 kişinin kar altında olabileceğini söyledi.

Kaza bölgesinde bulunan Remzi Gök, 5 ceset arasında BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun bulunmadığını söylüyor. Zor koşullarda hayatta kalma eğitimi aldığı söylenen Yazıcıoğlu'nun kazanın ardından civarda bulunan mağaralara saklanmış olabileceği düşünülerek yakınlardaki mağaralar aranmaya başlandı. 17 kişilik köylü grubu da tipi ve kötü hava koşulları nedeniyle donma tehlikesi yaşıyor.

Olay yerine ulaşan köylüler arasında bulunan Cuma Gök ise helikopterin ön tarafının tamamen dağıldığını arka tarafının sağlam olduğunu söyledi. Kayramanmaraş'ın merkeze bağlı Döngel köyünden olduklarını söyleyen Cuma Gök, helikopter enkazının bulunduğu bölgede çığ tehlişkesinin de bulunduğunu söyledi. Bu nedenle enkazdan uzaklaşarak ısınmak için ateş yaktıklarını anlatan Gök, kurtarma ekiplerinin kendilerine ulaşmasını bekliyor.

Köylüler arasında bulunan Osman Yılmaz isminde bir korucu ise Muhsin Yazıcıoğlu'nun cesedini son anda gördüğünü açıkladı.

Öte yandan gelen ilk bilgilere göre enkaz bu zamana kadar yapılan aramaların tam aksi istikamette çıktı!..

BAKAN ATALAY AÇIKLADI

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan ve önceki gün düşen helikopterin enkazına ulaşıldığını açıkladı.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, helikopter enkazının bulunduğu bölgeye hereket etti.

Bakan Atalay, hareketinden önce Göksun Kaymakamlığında gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sizlere arama-kurtarma çalışmalarıyla ilgili detaylı bilgi verecektim. Ancak ani bir gelişme oldu. Bu nedenle bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Helikopterin enkazına, şu an bana gelen bilgilere göre ulaşıldı. Döngel köyü Şahinkayası mevkisinde Sisne-Elmalı arasında bulunan Kanlıçukur bölgesinde helikopterin enkazının bulunduğu bilgisi bana geldi.

Bakan Atalay, enkazdakilerin sağlık durumuyla ilgili sorular üzerine, “Enkazın bulunma bilgisi çok yeni. Bu konuda şu anda birşey söyleyemiyorum” yanıtını verdi.

Atalay ve beraberindekiler, daha sonra enkazın bulunduğu bölgeye doğru gitmek üzere Göksun Kaymakamlığından ayrıldı.

Telsiz ve Radyo Amatörleri Derneği, enkazın bulunduğu bilgisini arama çalışmalarına katılan üyelerinden birinin gönderdiği metin mesajıyla öğrendiklerini duyurdu.
Anahtar Kelimeler: Muhsin Yazicioglu, Helikopter bulundu, enkaza ulasildi, döngel köyü, sisne köyü, kurucuova, berit dagi, 5 kisi öldü 1 kisi kayip, Muhsin Yazicioglu hayatini kaybetti, son dakika,

Olay yerinde 3 kisi sag iddiasi

'Olay yerinde 3 kişi sağ' iddiası

NASA yetkililerine göre 3 kişiden hala vucut ısısı sinyalleri alınıyor. Yeni ekipler adrese doğru yola çıktı.

MUHAMMET KUTLU / ÖZEL HABER

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin içinde bulunduğu helikopterin yeri partililerin eş dost ilişkileri sayesinde tespit edildi.

KOORDİNATLAR NASA'DAN

Helikopterin enkazı NASA'daki bir tanıdık mühendis tarafından özel çaba ile Maraş Ilıca Beldesi Hacı Budak Köyü yakınlarında tespit edildi.

Amerika'da yaşayan bir Türk'ün NASA'da çalışan arkadaşına rica etmesiyle uydu vasıtasıyla enkazın yeri tespit edilebildi.

ABD Başkanı Barack Obama'nın ziyareti nedeniyle Türkiye semalarında konuşlandırılan üç casus uydu bu kez Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının yer tespiti için kullanıldı.

ÜÇ KİŞİDEN VUCUT ISISI SİNYALİ

NASA'da çalışan tanıdık mühendis ayrıca enkazdan üç kişinin vucut ısısı sınyali alındığını da bildirdi.

Bu bilgilerden sonra BBP Kriz masasının girişimi ile Bursa'dan 20 kişilik arama kurtarma ekibinin acil olarak bölgeye yönlendirildi. Uçakla yola çıkan timin ise bölgeye ulaşmak üzere olduğu öğrenildi.

Tüm bu gelişmelerden sonra BBP Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir Tunç cafesiyasete bir açıklama yaparak "Helikopterin enkazına kriz masasının kurulmasına rağmen yaşanan bürokratik hantallık yüzünden ulaşamadık. Kriz masası kurduysanız başına da başbakanlık müsteşarını getirdiyseniz bunun anlamı bürokratik işlemlerin azaltılmasıdır. Ancak ne yazıkki bürokratik engelleri aşmakta büyük güçlük çekiyoruz. Başbakanlıktaki kriz masası ile bir türlü hızlı bilgi alışverişi yapamıyoruz." dedi.

Tunç bu gelişmelerden sonra nihayet "Askeri birlikler, AKUT ve partililerden oluşan arama birimlerinin Hacı Budak mevkisine yönlendirildildi." dedi.

Yeni bilgilerle helikopterin enkazına ulaşmanın an meselesi olduğu belirtildi..

NASA BBP'E BİLGİYİ VERMEDİ RESMİ KANAL İSTEDİ

BÜYÜK BİRLİK OLAYI DOĞRULADI

BBP Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir Tunç, ''Enkazda 3 canlı olduğunun tespitinin yapıldığını söyleyenler var. Ne derece doğru bunu şu an bizde bilmiyoruz'' dedi.

Tunç, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada bazı internet sitelerinde helikopterin bir uçurumun dibinde bulunduğu, fotoğraflarının çekildiği ve fotoğraflarda canlı bulunmadığı yönünde izlenimler elde edildiği şeklinde haberlerin yayınlandığını kaydetti.

Partideki kriz masasının, Başbakanlıktaki kriz masasıyla, Genelkurmay Başkanlığı ve Sivil Savunma Teşkilatı'yla irtibatlı halde çalıştığını anlatan Tunç, ''Biz zaten her türlü bilgiyi paylaşıyoruz. Bunu bilgi kirliliğine engel olmak için yapıyoruz'' diye konuştu.

Tunç, kendi tespit ettikleri noktaya 20 kişilik AKUT ekibini ulaştırmaya çalıştıklarını söyledi.

Bir gazetecinin, ''bir duyum almışsınız, enkazda 3 canlı olabileceği yönünde, bunun aslı nedir?'' sorusu üzerine Tunç, şu yanıtı verdi:

''Biraz önce söyledim. Daha önce bizim 4 mühendis arkadaşımızın tespit etmiş olduğu nokta ile AKUT'un tespit ettiği noktanın aynı olduğunu, köylülerin de aynı noktayı işaret ettiğini... Dördüncü bir tespit olarak da yurt dışındaki arkadaşlarımızın elde ettiği bilgiye göre onlarda aynı noktayı işaret ediyorlar. Bu arada belki gönüllerinden geçeni söylemiş olabilirler. Net bir bilgi değil. Ama 3 canlı olduğunun tespitinin yapıldığını söyleyenler var. Ne derece doğru bunu şu an bizde bilmiyoruz.''
Anahtar Kelimeler: BBP, Muhsin Yazicioglu, Muhsin Baskan, Reis, Büyük Birlik Partisi, Helikopter Kazasi, son gelismeler, Flas haber, NASA'dan bilgi, AKUT,

Sevgili Peygamberimizin hayati - Veda Hutbesi

Sevgili Peygamberimizin hayati - Idam mahkumu'nun 2 rekat Namazi

Sevgili Peygamberimizin hayati - Asa

Sevgili Peygamberimizin hayati - Katan seferi

Sevgili Peygamberimizin hayati - Müsriklerin takibi ve Hamra'ül Esed Seferi

Sevgili Peygamberimizin hayati - Kazancli cikan Mü'minler oldu