25 Nisan 2010 Pazar

HER NEFESTEN SUAL

HER NEFESTEN SUAL
25 Nisan 2010 Pazar

Bir mü'minin Allâhü Teâlâ'dan isteyeceği iki şey var­dır ki biri son nefesde îmân selâmeti, birisi de kıyamet günü peygamberler ve bütün evliya ve halk içinde ayıblarının meydâna çıkmaması ve Allâhü Teâlâ'nın "Settâr" ism-i şerîfi ile örtülmesidir.

İnsânın her nefesi son nefesdir. Yâni bir nefes insâna ömründe bir kere gelir. İkinci defada gelen nefes başka nefesdir. Tesbîh çeker gibi birbiri ardınca dizilmiştir. Bu nefesler üzerine me'mûr melek her bir nefes insandan ne hâl üzre çıkarsa mühürleyip ilâhî hazînede muhafa­za eder. Kıyamet günü meydâna çıkarılıp mührü açılın­ca ne hâl ile mühürlendi ise ol hâl ve ol kıyâfetle zuhûr eyler. Herkes baliğ olduğundan ölünceye kadar ne ka­dar nefes aldı verdi ise her bir nefesden su'âl edilir.

Nitekim âyet-i celîlede buyuruldu: -meâlen- "Defter de konulmuştur, artık o mücrimleri görürsün; bulundukları korkudan titreşiyor ve diyorlardır: 'Eyvah bize! Bu def­ter de ne acâyib; ne küçük bırakmış, ne büyük; hep­sini zaptetmiş' ve bütün yaptıklarını hazır bulmuş­lardır, Rabb'in kimseye zulmetmez." (Kehf, 49)

Kaynak: Fazilet Takvimi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder