13 Nisan 2010 Salı

LEBÎD BİN REBÎA EL-ÂMİRİ (R.A.)

LEBÎD BİN REBÎA EL-ÂMİRİ (R.A.)
13 NISAN 2010 SALI

Lebîd bin Rebîa el-Âmirî (r.a.) büyük şâirlerden idi. Cahiliyye devrinde de Müslüman olduktan sonra da cö­mert, azîz ve muhterem bir zât idi. Müslüman olduktan sonra -İslâm devrine yetişip îmân ile şereflendiği için- Resûlullâhın huzurunda okuyup Allâhü Teâlâ'ya hamd ettiği şiirinden başka şiir söylememiştir. Resûlullâh Efen­dimiz onun bu beytlerini beğenmiş ve: "İslâmın fazîletini kavramak irfanını sana veren ve seni Müslüman kılan Allah'a hamdolsun!", buyurmuşlardır. Hz. Ömer (r.a.): Hz. Lebîd'e: "Şiirinizden bazı şeyler okusanız da dinje-şek..." buyurunca, "Cenâb-ı Hak bize Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini ihsan etmiş olduktan sonra bizim şiir söylememiz lâyık olmaz." cevâbını vermiştir.

"Allâh'dan gayrı her şey bâtıldır. Her nimet şüphesiz yok olup son bulacaktır." mânâsındaki beytin birinci mıs­raını Resûlullâh Efendimiz beğenmişler ve "Şâirlerin söy­lediklerinin en doğrusu Lebîd'in söylediğidir." buyurarak sadece birinci mısra'ı okumuşlar, ikinci mısraı okuma­mışlardır. Zîrâ âhiret nimetleri geçici değildir.

Ömrünün son yıllarında Kûfe'ye yerleşmiş, vefat edin­ceye kadar da oradan ayrılmamıştır.

Bir gün havanın sıcaklığından bunalmış ve: "Her ne zaman sabâ rüzgârı eserse bir deve boğazlayıp umumî ziyafet vereceğim." diye adakta bulunmuştu. Binâen­aleyh ne zaman sabâ rüzgârı esse Küfe valisi Muğîre bin Şu'be Hazretleri:

"Ebû Ukayl'in (yani Lebîd'in) mürüvvetine yardımcı olun." derdi. Bir gün sabâ rüzgârı Lebîd'in elinin son de­rece dar olduğu bir zamanda esince, vali halkı toplayıp minbere çıkmış, Lebîd'e vereceği ziyafette yardımcı olun­ması için bir hutbe irad etmiş ve bu şekilde bir hayli şey toplanmıştı. Lebîd böylece âdet hâline gelen adağını yine yerine getirmeye muvaffak olmuştur. (Radıyallâhü anh)

Kaynak: Fazilet Takvimi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder