22 Nisan 2010 Perşembe

SÜT ANNESİ HZ. HALİME PEYGAMBERİMİZİ ANLATIYOR

SÜT ANNESİ HZ. HALİME PEYGAMBERİMİZİ ANLATIYOR
22 NISAN 2010 PERSEMBE

"Muhammed Mustafâ'nın mübarek cismini yeşil bir ipeğe sarmışlar, üstüne de sütten beyaz ve misk kokulu beyaz bir yün örtmüşlerdi. Peygamberimizi (s.a.v.) mü­barek arkası üstüne yatırmışlardı. Uyuyordu. Cemâl-i şerîfine baktım, uyandırmaya kıyamadım. Yavaş yavaş yanına vardım. Elimi göğsünün üstüne koydum. Müba­rek gözlerini açıp yüzüme baktı, güldü ve gözlerinden bir nur çıkıp tâ göklere yetiştiğini gördüm. Onu, iki göz­lerinin arasından öptüm ve ona sağ mememi verdim, aldı. Doyana kadar emdi. Ondan sonra sol mememi verdim, almadı. Daha sonra da hep böyle yaptı. Dâima sağ mememi emerdi, sol taraftan hiç emmezdi.

Bir merkebimiz vardı, yürümezdi. Mekke'den kendi yerimize dönerken merkep öyle hızlı yürümeye başladı ki, diğer kadınların merkepleri arkamızda kaldı.

Bir devemiz vardı, çocuğumuza gıda olacak kadar süt vermezdi. Peygamberimizi alıp evimize getirir getirmez kocam deveyi sağmaya gitti. Gördü ki, memeleri sütle dopdolu olmuş, Kocam dedi ki: Yâ Halîme! Aldığın yeti­min ayakları mübârek imiş. Gelir gelmez bereketi zâhir oldu, gecemiz bir başka oldu.

O yıl öyle bir kıtlık yılı idi ki, davarlar otlayacak bir şey bulamazlardı. Bizim koyunlarımız Allah'ın fazlı ve inâyeti ile sütlenirdi. Bolluk ve nimetler içinde geçinirdik. Diğer kimselerin davarları bir damla süt vermezdi. Çobanlarına tenbih ederler, siz de davarınızı Halîme'nin davarlarının gezip otladığı yere alın götürün, derlerdi. Onlar da öyle yaparlardı, fakat yine fayda vermezdi." Halîme Hatun Peygamber Efendimizi yanından hiç ayırmazdı. Bir gün Resûlullâh Efendimiz, süt kardeşi Şeymâ ile öğle sıcağında kuzularının arasına gittiler. Halîme hanım gidip onları buldu. Bu sıcakta niçin dışarı gidiyorsunuz? dedi. Şeymâ dedi ki: Anneciğim! Karde­şime sıcak dokunmaz. Ben gözlerimle gördüm. Gezdiği yerlerde başının üzerinde bir parça bulut, o nereye gi­derse onunla beraber gidiyor, durduğu zaman da duru­yor. Sallallâhü aleyhi ve alâ âlihî ve sellem.

Kaynak: Fazilet Takvimi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder