21 Nisan 2010 Çarşamba

KUR'ÂN-I KERÎM ŞİFÂDIR, RAHMETTİR

KUR'ÂN-I KERÎM ŞİFÂDIR, RAHMETTİR
21 NİSAN 2010 ÇARŞAMBA


"Biz de Kurandan öyle âyetler indiririz ki mü­minler için o bir şifâ ve bir rahmettir, zâlimlerin ise ancak hasarını (ziyânını) artırır." (İsrâ Sûresi, âyet 82)

Bu âyet-i kerîmede dünyâ türlü türlü dert, hastalık, belâ ve sıkıntılarla dolu bir hastahâneye, Peygamber Efendimiz bir doktora, Kur'ân-ı Kerîm de şifalı bir ilme, tam bir gıdaya benzetilmiş oluyor.

Şüphecilik, nifak, küfür, zulüm, düşmanlık, hırs, ümit­sizlik, tembellik, cahillik, taassub gibi ahlâkî, içtimaî ve rûhânî hastalıklara karşı Kur'ân'ın bir şifâ ve rahmet olduğu şüphesizdir.

Bundan başka, doktorların âciz kaldığı nice hastalık­lara karşı şifâ olduğu da ehline malûmdur.

Bununla beraber zâlimlerin ancak hasarını ziyanını arttırır. Hakkı sevmeyenler inanmazlar da o şifâ ve rah­metten istifâde etmezler. Bu suretle zararlarını arttır­maktan başka bir şey yapmazlar, kendilerine zulmeder­ler. İşte zâlimler; nimete şükretmeyen, şer hâlinde ümıd ve duâ hasleti bulunmayan insanlardır. Kur'ân böylelerinin ziyânını arttırır.

Elbette ki, tedaviye muhtaç olan bir şahıs, kendisine verilen en faydalı ilâcı terkeder de midesini zehirli şeyler ile doldurursa kendi hayatına kasdetmiş, kendisini hela­ke götürmüş olur.

Kaynak: Fazilet Takvimi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder