22 Nisan 2010 Perşembe

İMAM MÂLİK (RH.)

İMAM MÂLİK (RH.)
22 Nisan 2010 Persembe

Mâlikî mezhebinin kurucusu İmam Mâlik (rh.) Hicretin 93. yılında Medine-i Münevvere'de doğmuş ve 179 târi­hinde Medine'de vefat etmiştir. Çok yüksek bir ilime, üs­tün bir zekâya, büyük bir zühd ve takvaya sâhib idi. Mezhebi önceleri Endülüs'e, bütün Mağrib'e (Fas'a) ya­yılmıştı. Bugün de Fas, Sudan, Trablusgarb, Cezayir ve Yemen taraflarında mensubları bulunmaktadır.

Resulü Ekrem, (s.a.v.) Efendimiz'e pek büyük bir muhabbet ve hürmet beslerdi. Medine-i Münevvere için­de dâima yaya olarak yürür, hiçbir vakit hayvana bin­mezdi. Halbuki büyük bir servete sahipti, kapısında bir­çok kıymetli binek hayvanları bulunurdu. Bir gün İmam Şafiî, bunun sebebini sormuş, o da şöyle cevap vermiş­ti: 'Bir mübarek belde ki onun toprakları içinde Nebiy-yi zîşanın muhterem cismi medfun bulunmaktadır, ben orada nasıl olur da hayvana binebilirim?'

Halife Ebû Cafer Mansur'un amcazadesi ve Medîne emîri Cafer bin Süleyman, Hazret-i İmam'ı bir içtihadın­dan vazgeçmeğe zorlamış, red cevabı alınca o müba­rek imamın lâtif vücuduna, yetmiş kırbaç vurdurmuş, ve kendisini bir hayvana bindirerek teşhir ettirmişti.

Hazret-i İmam, kırbaçlar vuruldukça: 'Ya Rabbi! On­ları affet, çünkü onlar bilmiyorlar.' diyordu. Nihayet bayı­lıp düşmüş, sonra ayılınca da: 'Şahit olunuz, ben hakkı­mı beni döğene helâl ettim.' demiştir.

Hâlife Mansur, hâdiseden haberdar olunca Emir Ca­fer'i azletmiş ve Bağdad'a getirerek, hakkında ceza ve­rilmesi için İmam Mâlik'ten izin istemişti. Hazret-i İmam ise 'Hayır, ben onu affettim. Ben Resûlullâha akra­ba olan bir zatın kıyamette hasmı olmaktan haya ederim.' tarzında cevap vermişti.

Bu hâdiseden sonra halkın İmam Mâlik'e hürmet ve muhabbeti daha çokartmıştır. Halife Mansur, ertesi se­ne hac mevsiminde İmam Mâlik'ten özür dilemiş, daha ertesi sene veliahdı bulunan Mehdi Hicaz'a gelmiş, Hazret-i İmamı ziyaret ederek derslerinde bulunmuştur.

Kaynak: Fazilet Takvimi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder